İçinde HES geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "hes" olan, toplam 83 tane kelime bulunuyor. İçerisinde hes bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu hes ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında hes olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

HESAPLAYABİLMEK, HESAPLAŞABİLMEK, HESAPLİYABİLMEK

14 harfli kelimeler

PLATHELMİNTHES, HESAPLAYABİLME, HESAPLATTIRMAK, HESAPLAŞABİLME, HESBETENLİLLAH

13 harfli kelimeler

MUVACEHESİNDE, HESAPLATTIRMA

11 harfli kelimeler

ŞÜPHESİZLİK, HESAPLAYICI, HESEYHLEMEK, HESAPSIZLIK, SYNTHESİZER, HESAPLATMAK, HESAPLAŞMAK, HESPERİDYUM, HESAPLANMAK

10 harfli kelimeler

HESAPLANMA, HESAPLAYIŞ, MENYANTHES, HESAPÇILIK, HESAPLATMA, HESAPLAŞMA, HESAPLILIK, HESAPLANIŞ, HESAPLAMAK, HESDELEMEK, HESAPSIZCA

9 harfli kelimeler

HESLENMEK, MEHESİMEK, HESİREMEK, AHESTELİK, HESİLEMEK, ALELHESAP, HESAPLICA, HESAPLAMA

8 harfli kelimeler

HESNALIH, HESKİLİK, HESİODİK, HESTELIH, HESAPSIZ, HESTELİG, HESETTEN, HESELMEK, GOŞHESAR, HESBİHEL, ŞÜPHESİZ

7 harfli kelimeler

HESENET, HESAPLI, HESİYET, ÖNHESAP, HESSİAN, HESAPÇA, MEHESİZ, ŞAHESER, HESAPÇI, HESERET

6 harfli kelimeler

HESTER, HESTİR, HESABİ, HESUDE, AHESTE, HESİNİ, HESİDE, HESENİ

5 harfli kelimeler

HESİR, HESAR, HESAT, HESBİ, HESAP, HESDE, HESEK, HESUD, HESES, HESİM, HESTE, HESNE

4 harfli kelimeler

HESE, HESİ, HEST

3 harfli kelimeler

HES

Bazı kelimelerin anlamları

HES

İki kişiyle kullanılan büyük bıçkı.

HESAPLATTIRMA

Hesaplattırmak işi.

HESBETENLİLLAH

‘Allah rızası için' anlamında bir söz.

HESAPLAYABİLMEK

Hesaplama imkânı veya olasılığı bulunmak.

HESAPLİYABİLMEK

Hesaplayabilmek.

HESAPLAŞABİLMEK

Hesaplaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

HESAPLAYICI

Sık sık bir işletmen'in kişisel olarak işe karışmasını gerektirir nitelikte, özellikle aritmetiksel işlemleri yapmaya elverişli bir veri işleyici.

HESAPSIZLIK

Hesapsız olma durumu. Hesapsızca davranış.

ŞÜPHESİZLİK

Kuşkusuzluk.

MUVACEHESİNDE

Bir durum karşısında.

HESAPLAŞABİLME

Hesaplaşabilmek işi.

SYNTHESİZER

Birden fazla ses sinyalini beraberce oluşturmak ve işlemek yoluyla harmanlayan cihaz.

HESEYHLEMEK

Abuk sabuk konuşmak: Eye sözünü tüşün söyle, heseyhleyif durma.

HESAPLAYABİLME

Hesaplayabilmek işi.

PLATHELMİNTHES

Yassı kurtlar.

HESAPLATTIRMAK

Hesaplamasını sağlamak.

  -   -   -  

Anlamında HES bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HES geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAŞESER

Şaheser.

AHİRET

Dinî inanışa göre, insanın öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacağı ve Tanrı'ya hesap vereceği yer, öbür dünya, öteki dünya.

AÇIKAĞIZ

Turpgillerden bir bitki (Hesperis acris).

ADİSYON

Hesap.

ÇETELE

Çizilerek ya da oyularak açılan kertik. Ekmekçi, sütçü vb. esnafın, uzunlamasına ikiye bölüp üzerine kertikler çenterek hesap tuttukları ağaç dalı.

BORDRO

Bir hesabın ayrıntılarını gösteren çizelge.

ARİTMETİK

Matematiğin, konusu sayılar, bunların özellikleri ve işlemler olan kolu, hesap. Matematikle ilgili.

DAĞILIM

Dağılarak birbirinden ayrılma. Birleşiminde kütle içinde tamamen eşit olarak dağılmış gerçek veya koloidal eriyik biçiminde başka bir madde bulunan katı, sıvı veya gaz durumundaki bütün cisimler. Bir toplumda, bir kümede incelenen bir veya birçok özelliğin zamana, yere, seçilen herhangi bir değişkene göre hesaplanan sayısal ve oransal dağılışı. Bir ses biriminin, anlam biriminin değişik kullanım veya bağlamlardaki çevrelerinin tümü. Mal üretiminde, katkıda bulunanlara, üretilen mallardan herhangi bir ölçüde verilmesi, dağıtılması. Paylaşım.

AHESTELİK

Aheste olma durumu.

AKTÜER

İstatistiklere dayanarak sigorta primlerini, risklerini hesaplayan kimse.

ÇEK

Bir kimsenin, satın aldığı hizmet veya ürün karşılığında para yerine verdiği ve karşılığı banka hesabından ödenen yazılı belge. Slavların batı kolundan olan bir ulus veya bu ulusun soyundan gelen kimse.

AYAK

Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.

DEKONT

Hesap belgesi.

BAŞYAPIT

Şaheser.

ALACAK

Bir hesap gereğince daha alınmamış olan para, mal vb. şey, matlup, verecek karşıtı. Alınması gerekli şey.

AKONT

Bir borca karşılık, hesabı daha sonra görülmek üzere yapılmış olan kısmi ödeme.

BABA

Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.

DOLMAK

Dolu duruma gelmek. Bitkiler olgunlaşmak, erginleşmek. Sabrı tükenip öfkesi taşacak duruma gelmek. Bir yerde pek çok eşya veya kimse toplanmak, kalabalık duruma gelmek. Bir yere iyice yayılmak, kaplamak. Süre, hesap tamamlanmak.

ACINMAK

Acıma işine konu olmak. Başkasının hesabına üzülmek, yazıklanmak, yerinmek.

ALELHESAP

Hesaba sayarak.