Kelimeler arşivinde; içinde "gem" olan, toplam 154 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gem bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu gem ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gem olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ESİRGEMEZLİK, YÜKSELTGEMEK, TAMİNDİRGEME, TOKAÇGEMRİĞİ
YÜKSELTGEME, TİRGEMETASI, YELDİRGEMEK
İNDİRGEMEK, PEMBEGEMRE, DAMAKLIGEM, GECİRGEMEK, GEMİCİKIRI, MAGGEMELİK, ÖRGEMCELİK, SESİRGEMEK, TEDİRGEMEK, TRİGEMİNUS, TÜNÜNGEMEK, YEDİRGEMEK, YELDİRGEME, YÖRÜNGEMSİ
EGEMENLİK, ESİRGEMEK, GEMİCİLİK, GEMLENMEK, HEGEMONYA, İNDİRGEME, BİGEMİNUS, DEDİRGEME, DÜŞERGEME, GEDİKGEME, GELEGEMRİ, GEMESIÇAN, GEMİCİLER, GEMREŞMEK, GEMRİŞMEK, KÖRGEMELE, ÖLÜŞGEMEK, ÜNHENGEME, ÜNNENGEME
ESİRGEME, GEMLEMEK, GEMLENME, BİNGEMEK, BÜNGEMEK, ÇİRGEMEK, DERGEMEK, DİRGEMEK, ENGEMENE, GEMALMAZ, GEMELLUS, GEMEŞMEK, GEMİBÜKÜ, GEMİRMEK, GEMİRTİK, GEMLEYİK, GEMÜRMEK, GEMÜRÜYH, GÖRGEMLİ, HENGEMEN, MEGEMİSE, MUAGGEME, SEYGEMEK, SİNGEMEÇ, TERGEMEK, TİRGEMEK, TÖNGEMEK, TÖNGEMEN, TÜLGEMEK, TÜNGEMEK
GEMEREK, GEMİLİK, GEMLEME, ALGEMRE, BUGEMEK, BÜGEMEK, CENGEME, ÇENGEME, FUNGEMİ, GEGEMEK, GEMECİK, GEMEHME, GEMİLTİ, GEMİNDİ, GEMİNTİ, GEMİNUS, GEMİRİK, GEMİRTİ, GEMLİYH, GEMTEPE, GERGEME, HENGEME, İLGEMEK, İSGEMBE, İSGEMBİ, İSGEMEK, MEHGEME, OLİGEMİ, ÖRGEMEK, ÖSGEMEK, Devamını Oku »»
EGEMEN, GEMİCİ, GEMLİK, AGEMEK, DİLGEM, ENGEME, GEGEME, GEMBEŞ, GEMERE, GEMEVE, GEMİNİ, GEMİRE, GEMİYE, GEMMEŞ, GEMRİK, GEMRÜK, GEMŞİN, GEMULA, GÖRGEM, HANGEM, HENGEM, İNGEME, KEŞGEM, MÖHGEM, MÖKGEM, SÜKGEM
EGEMİ, ERGEM, GEMBE, GEMBİ, GEMÇİ, GEMEÇ, GEMEK, GEMEŞ, GEMET, GEMEZ, GEMİÇ, GEMİG, GEMİH, GEMİK, GEMİŞ, GEMMA, GEMRE, GEMRİ, GEMUK, GEMÜK, GEMZE
GEMİ, GEME, GEMO, GEMÜ
GEM
GEM
Atı yönlendirmek için ağzına takılan demir araç.
TOKAÇGEMRİĞİ
Kilis kenti, Musabeyli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
MAGGEMELİK
Mahkemelik.
GEMİCİKIRI
Çanakkale ilinde, Biga belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
YÜKSELTGEME
Oksitleme.
İNDİRGEMEK
Daha kolay ve yalın duruma getirmek. Bir işlemi daha kısa veya daha yalın bir biçime sokmak, irca etmek. Bir maddenin oksijenini alarak oksit özelliğini yok etmek, irca etmek.
ESİRGEMEZLİK
Özveride bulunma.
YÜKSELTGEMEK
Oksitlemek.
PEMBEGEMRE
Genellikle Akdeniz ve Ege bölgelerinde yetişen, taneleri iri, kalın kabuklu, salkımı konik biçimde olan bir tür üzüm.
TİRGEMETASI
Sefertası.
YELDİRGEMEK
Deli gibi, saçmasapan konuşarak oraya buraya gidip gelmek. Sayıklamak.
GECİRGEMEK
Geç kalmak.
SESİRGEMEK
1.Bir ses duyar gibi olmak. 2.Uyanmak. Ses duyar gibi olmak.
DAMAKLIGEM
Azgın atları terbiye etmek için kullanılan gem. (Kemalpaşa İzmir).
TAMİNDİRGEME
Bir önermeyi eşdeğeri olan tamindirgenmiş bir önermeye dönüştürme işlemi.
ÖRGEMCELİK
Bir şeyi öğrenmek, alışmak için yapılan iş.
Bu bölümde tanımı içerisinde GEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
APAZLAMA
Apazlamak işi, avuçlama. Pupa ile orsa arasında geminin omurgasına 45 derece açı ile esen (rüzgâr). (a'pazlama) Böyle esen bir rüzgârla.
ARMADURA
Gemide direklere takılı halatları bağlamak için küpeştenin iç tarafında bulunan delikli ve çubuklu levha.
ANAERKİLLİK
Kadının üstünlüğüne dayalı toplumsal örgütlenme düzeni, maderşahilik. Ananın egemen olduğu aile hayatı.
ABAŞO
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.
AMBAR
Genellikle tahıl saklanan yer. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge. Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık.
ARMA
Bir devletin, bir hanedanın veya bir şehrin simgesi olarak kabul edilmiş resim, harf veya şekil, ongun (II). Geminin yürümesine hizmet eden direk, seren, ip, halat ve yelken takımı.
ALGARİNA
Ağır bir şeyi denizden çıkarma veya denize indirme işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi. Bazı gemilerin baş veya kıç tarafından eğik olarak uzatılmış bulunan makaralı, kısa ve kalın dikme.
ARMUZ
Gemilerde güverte ve borda kaplama tahtalarının yan yana gelmeleri sonucu aralarında oluşturdukları çizgi.
ARMATÖRLÜK
Armatör olma durumu. Gemi işletme işi, gemi işletmeciliği.
ANGARYA
Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.
ABRAMAK
Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.
APIŞTIRMAK
Hayvanı çok yorarak yürüyecek güç bırakmamak. Çifte demir atarak döndükçe geminin bir alan içinde kalmasını sağlamak.
ALDEHİT
Alkolleri oksitlendirme veya asitleri indirgeme yolu ile elde edilen uçucu bir sıvı.
APİKO
Geminin, zinciri toplayıp demirini kaldırmaya hazır olması. Derli toplu, süslü, şık. Hazır, tetik.
APAZLAMAK
Avuçlamak. Gemi apazlama rüzgârla gitmek. Yelken rüzgârla dolup şişmek.
ANELE
Gemilerde türlü işlerde kullanılan bir tür demir halka.
ALABORA
Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.
ARMADOR
Geminin direk, seren, yelken, ip vb. donanımını düzenleyen usta.
ARMATÖR
Ticaret gemisi sahibi.
AMBARGO
Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.