Kelimeler arşivinde; içinde "fil" olan, toplam 424 tane kelime bulunuyor. İçerisinde fil bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu fil ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında fil olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BAKTERİYOKLOROFİL
MİKROFİLAMANLAR, MİKROFİLAMENTUM, STAFİLOKOKKOZİS, STEPHANOFİLARİA, ULTRAFİLTRASYON
ÇETREFİLLEŞMEK, ZENCEFİLGİLLER, ANJİYOHEMOFİLİ, ANTİANAFİLAKSİ, ANTİFİLOJİSTİK, DİFİLOBOTRİYAZ, FİLEBOVİRÜSLER, FİLİZLENDİRMEK, GASTEROFİLOZİS, KARANFİLGİLLER, KEMOPROFİLAKSİ, LİYOFİLİZASYON, MİYOFİLAMANLAR, NÖROFİLAMANLAR, PARAFİLARYOZİS, PSÖDOEOZİNOFİL, PSÖDOPARAFİLYA, SEROPROFİLAKSİ, TONOFİLAMANLAR
ÇETREFİLLİLİK, FİLMLEŞTİRMEK, FİLOZOFLAŞMAK, FİLİZLENDİRME, FİLMEGİDERLİK, KARANFİLCİLİK, MAKROSPOROFİL, MİKROFİLAMENT, MİKROFİLAREMİ, MİKROSPOROFİL, PSÖDOHEMOFİLİ, STAFİLOKOKKOZ, STAFİLOPLASTİ
FİLOZOFLAŞMA, SAİRFİLMENAM, TİRFİLLENMEK, AGAMOFİLARİA, BAZOFİLOPENİ, DERMATOFİLOZ, EOZİNOFİLÜRİ, FİLARİZLEMEK, FİLAROİDİDAE, FİLİZKURUTAN, FİLİZKÜFLÜCE, FİLLOERİTRİN, FİLMLEŞTİRME, FİLOVİRÜSLER, İNFİLTRASYON, MAKROFİLARYA, MEGASPOROFİL, MİKROAEROFİL, MİKROFİLARYA, MONOFİLAMENT, NÖROFİLAMENT, SAKKAROFİLİK, STAFİLODERMA, TONOFİLAMENT
ÇETREFİLLİK, ÇETREFİLSİZ, FİLİZLENMEK, TİRFİLLENME, EKSTREMOFİL, EOZİNOFİLİK, FERFİLLEMEK, FİLARİOİDEA, FİLARİSİDAL, FİLARİZLEME, FİLÇİKLEMEK, FİLDİRDEMEK, FİLİKACILIK, FİLİZKÜFLER, FİLOERİTRİN, FİLOGENETİK, FİLOVİRİDAE, HEFİLLENMEK, HEMOFİLİYAK, KARANFİLKÖY, KARANFİLLER, KERAFİLOSEL, KLOROFİLLER, METAFİLAKSİ, MONOFİLETİK, OZMİYOFİLİK, POLİFİLETİK, PROFİLAKTİK, PROFİLCİLİK, PSİKROFİLİK, Devamını Oku »»
ANAFİLAKSİ, BİBLİYOFİL, BONFİLELİK, ÇETREFİLCE, ELEKTROFİL, FİLARMONİK, FİLATELİST, FİLİSTİNLİ, FİLİZKIRAN, FİLİZLEMEK, FİLİZLENME, FİLOZOFLUK, GERMANOFİL, STAFİLOKOK, FENAFİLLAH, AMİNOFİLİN, ASİDOFİLİK, EFİLLENMEK, EOZİNOFİLİ, FERFİLEMEK, FERFİLİŞLİ, FİLARİFORM, FİLAROİDES, FİLARYOZİS, FİLİFORMİS, FİLİGRANLI, FİLMEGİDER, FİLOBIÇAĞI, FİLOMETROZ, FİLOMORFOZ, Devamını Oku »»
FİLANTROP, FİLARMONİ, FİLGİLLER, FİLHAKİKA, FİLİPİNLİ, FİLİZLEME, FİLKULAĞI, FİLMCİLİK, FİLOKSERA, FİLOLOJİK, FİLOTİLLA, FİLOZOFÇA, FİLOZOFİK, FİLTRESİZ, HANEFİLİK, HURUFİLİK, İFİLDEMEK, KONTRFİLE, MİKROFİLM, AEROFİLİK, AMFOFİLİK, AMFOFİLÖZ, ANEMOFİLİ, ARGİROFİL, BAZOFİLİK, BAZOFİLUS, ÇAFİLAMAK, DEDEFİLLİ, DİFİLETİK, DROZOFİLA, Devamını Oku »»
ANGLOFİL, ÇETREFİL, FİLATELİ, FİLDEKOZ, FİLİGRAN, FİLİKACI, FİLİSKİN, FİLİZCİK, FİLOLOJİ, FİLTRELİ, GAFİLANE, GAFİLLİK, HEMOFİLİ, HİDROFİL, HİGROFİL, İFİLDEME, İZAFİLİK, KARANFİL, KEFİLLİK, KLOROFİL, MENFİLİK, SEFİLANE, SEFİLLİK, SERSEFİL, ZENCEFİL, ASİDOFİL, AZUROFİL, BAZOFİLİ, BİYOFİLM, EFİLDEME, Devamını Oku »»
BAZOFİL, BONFİLE, FİLAMAN, FİLARİZ, FİLİNTA, FİLİZLİ, FİLOLOG, FİLOZOF, FİLVAKİ, HEMOFİL, İNFİLAK, İSRAFİL, SİFİLİS, SÜRFİLE, AFİLCAN, AMFOFİL, AYSFİLT, EFİLEME, FİLAGOZ, FİLARİA, FİLARLI, FİLARYA, FİLBAĞI, FİLDİŞİ, FİLENCE, FİLETİK, FİLİBİT, FİLİTRE, FİLİZER, FİLLEKE, Devamını Oku »»
DEFİLE, FİLENK, FİLETO, FİLİKA, FİLMCİ, FİLTRE, KAFİLE, MAHFİL, NAFİLE, PROFİL, TİRFİL, DİLFİL, DİRFİL, DORFİL, EFİLTİ, FİLARİ, FİLASE, FİLATO, FİLCAN, FİLÇİK, FİLEKE, FİLELİ, FİLFİL, FİLİKE, FİLİKİ, FİLİYH, FİLİZE, FİLİZİ, FİLLİK, FİLTER, Devamını Oku »»
AFİLİ, FİLAN, FİLAR, FİLET, FİLİZ, FİLOZ, FİLUM, GAFİL, KEFİL, SEFİL, FİLAL, FİLER, FİLİÇ, FİLİK, FİLİM, FİLİT, FİLKE, FİLKİ, FİLLE, FİLSİ, FİLTE, FİLYE, GEFİL, KAFİL, MAFİL, SİFİL, TAFİL, TİFİL, ZEFİL
FİLE, FİLM, FİLO, EFİL, FİLA, FİLİ
FİL
FİL
Filgillerin hortumlular takımından, Afrika ve Asya'nın sıcak bölgelerinde yaşayan, çok iri, kalın derili hayvan (Elephas). Satrançta çapraz hareket ettirilen taş.
STEPHANOFİLARİA
Filarioidea üst ailesinde bulunan bir nematod cinsi. S. stilesi Amerika Birleşik Devletleri'nde sığırlarda stefanofilariozise neden olmaktadır.
STAFİLOKOKKOZİS
Kene piyemisi. Kanatlılarda stafilokokkozis.
MİKROFİLAMENTUM
Ökaryotik hücrelerin plazma zarının altında yer alan, endositoz, eksositoz ve hücre göç hareketlerinin etkinliklerine katılan, miyofibriller, nörofibriller ve tonofibrillerin oluşturduğu hücre iskeletinin ipliksel organelleri, mikrofilamanlar, stres iplikleri.
ANTİFİLOJİSTİK
Yangıyı ve ateşi azaltan.
ANTİANAFİLAKSİ
Anafilaksiyi gideren, anafilaksiye karşı.
ANJİYOHEMOFİLİ
von Willebrand hastalığı.
ÇETREFİLLEŞMEK
Çetrefil duruma gelmek.
GASTEROFİLOZİS
Atlarda Gasterophilus intestinalis, Gasterophilus haemorrhoidalis, Gasterophilus inermis, Gasterophilus nasalis, Gasterophilus nigricornis, Gasterophilus pecorum gibi Gasterophilus türlerinin larvalarının neden olduğu hastalık.
ULTRAFİLTRASYON
Makromolekül içeren çözeltiden, çözücü ve küçük moleküllerin yarı geçirgen bir zar aracılığıyla basınç uygulanarak zar dışına itildiği ve bu biçimde makromolekülün konsantre edilmesinde kullanılan bir yöntem.
ZENCEFİLGİLLER
Bir çeneklilerden, zencefil, kakule, zerdeçal gibi güzel kokulu bitkileri içine alan bir familya.
BAKTERİYOKLOROFİL
Bazı bakterilerde bulunan ve ışığı absorblayan pigment. Pembe veya yeşil fotosentetik bakterilerde başlıca ışık tutucu olarak görev yapan bir çeşit klorofil.
FİLİZLENDİRMEK
Filizlenme işini yaptırmak.
MİKROFİLAMANLAR
Mikrofilamentum.
DİFİLOBOTRİYAZ
Balık şeridi hastalığı.
FİLEBOVİRÜSLER
Bunyaviridae ailesinde bulunan bir virüs cinsi, Phlebovirus.
Bu bölümde tanımı içerisinde FİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYRIM
Ayırma işi, tefrik. Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, fark. Bir veya daha çok sahne içinde geliştirilip olayın tamamlanmış bir parçasını veren film bölüğü. Cinsleri ve türleri birbirinden ayıran ana karakter, fark. Alt bölüm. Ayrılma noktası.
ALABORA
Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.
BAHARATLI
İçinde karabiber, karanfil, tarçın vb. maddeler bulunan, baharlı.
ARİSTOTELESÇİLİK
Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.
ARSENİK
Atom numarası 33, atom ağırlığı 74,91, yoğunluğu 5,7 olan, atmosfer basıncı altında 450 °C'de süblimleşen, maden filizlerinde çok yaygın bulunan, metal görünümünde basit element, sıçanotu, zırnık (simgesi As).
AHLAKÇI
Ahlak konularını inceleyen filozof veya bu konularla uğraşan kimse. Her şeyi ahlak açısından değerlendiren, törelci, aktöreci, moralist.
AĞAÇLAŞMA
Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.
ATOM
Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.
BAĞLAYICI
Bağlama niteliği olan. Kuruduğu zaman yüzeyde film oluşturan, pigment ve dolgu maddelerini bir arada tutan, boyanın uçucu olmayan bölümü. Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan: "Ve" bağlayıcı bir edattır. Uyulması zorunlu.
ANİME
Japon çizgi romanı mangaların televizyon, sinema vb. için filmleştirilmiş biçimi.
ARA
İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre. İç. Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
BAHARAT
Yiyecek ve içeceklere hoş koku ve tat vermek için kullanılan tarçın, karanfil, zencefil, karabiber vb. maddeler, bahar (II).
ALMANSEVER
Alman yanlısı, Alman dostu, Germanofil.
AYMAZ
Çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan, sezmeyen (kimse), gözü bağlı, gafil, bilgisiz.
BAKIMLIK
Filmin kartpostal büyüklüğünde cam bir perde üzerinde görünmesini sağlayan cihaz.
AYMAZLIK
Çevresinde olup bitenlerin farkına varamama durumu, aymaza yakışacak durum, gafillik, gaflet, dalgı.