Kelimeler arşivi içinde; sonunda "fir" olan, toplam 35 adet kelime bulunmaktadır. Sonu fir ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında fir olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde fir olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BAŞMİSAFİR, MÜTENEFFİR
LAMPROFİR
GINCİFİR
BİMAFİR, MISAFİR, GALEFİR, MUSAFİR, MÜSAFİR, MİSAFİR, SİPAFİR
DİLFİR, TEKFİR, TİLFİR, PORFİR, KAFFİR
LİFİR, NİFİR, LEFİR, ZAFİR, SİFİR, TEFİR, VAFİR, KOFİR, KİFİR, KAFİR, GAFİR, ZİFİR, ZEFİR, SEFİR, SAFİR, NEFİR, KEFİR
FİR
Dargın, küs: Bu bana firdir.
MÜSAFİR
Misafir, konuk.
TİLFİR
1.Yaban yoncası. 2.Kavun, karpuz teveği gibi yerde kollar atarak yetişen bir çeşit sarmaşık.
SİPAFİR
Misafir.
BİMAFİR
Bir süre, uzun müddet.
GALEFİR
Arapça kökenli karanful: Karanfil.
LAMPROFİR
Koyu renkli damar kayaçları grubu. (Çoğunlukla ortoklas ve amfibolden bileşik: Fogesit Çoğunlukla plajioklas ve amfibolden bileşik : Spessartit Çoğunlukla plajioklas ve biotitten bileşik : Kersantit Çoğunlukla ortoklas ve biotitten bileşik : Minet.).
DİLFİR
Yonca.
MISAFİR
Misafir, konuk.
PORFİR
Kayaç.
MİSAFİR
Konuk. Gözün saydam tabakasında herhangi bir sebeple oluşan beyaz leke.
BAŞMİSAFİR
En değerli konuk.
GINCİFİR
Hile yapan kimse: Ne gıncifir adamdır o bilsen.
MUSAFİR
Misafir (Domur köyü). Misafir// musafir etmek: misafir olarak kabul etmek. Misafir.
TEKFİR
Kâfir sayma.
MÜTENEFFİR
İğrenmiş, tiksinmiş. İğrenmiş, tiksinmiş bir biçimde.
Bu bölümde tanımı içerisinde FİR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FİRKETELEMEK
Firkete ile tutturmak.
FASON
Kesim. Malzemesi marka sahibi tarafından karşılanarak başka bir firmaya yaptırılan mal, fason mal.
KAYAÇ
Yer kabuğunun yapı gereci olan bir veya birkaç mineralden oluşan kütle, külte, porfir.
FİRAVUNLAŞMA
Firavunlaşmak işi.
KAÇMA
Kaçmak işi, firar.
AYRILIK
Ayrı olma durumu. Evlilik birliğinin yargıç kararı ile geçici bir süre için kaldırılması. Düşünce, görüş veya duygu arasındaki uymazlık, mübayenet. Birinden uzak düşme, firak, firkat.
KONUKEVİ
Resmî veya özel kuruluşların kendi görevlilerinin yararlanması için yaptırdığı konut, misafirhane.
ALACAKLANDIRMAK
Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını alacaklandırıcı adı verilen finansal kuruluşlara devretmek.
FİRAVUNLUK
Firavun olma durumu. Kibirli, suratsız ve kötü yürekli kimse olma durumu. Firavunun görevi.
BAĞIŞLAMA
Bağışlamak işi, mağfiret, gufran. Hibe etme.
KONUK
Bir yere veya birinin evine kısa bir süre kalmak için gelen kimse, misafir, mihman. Konakçının üzerindeki asalak.
DOĞRULAMA
Doğrulamak işi, teyit, tasdik, konfirmasyon. Bir varsayımın doğruluğunu denetlemek için deney ve mantıksal tanıtlama yoluyla yapılmış olan işlemlerin bütünü.
GEÇERLEMEK
Geçerliğini sağlamak, onaylamak, konfirme etmek.
GEÇERLEME
Geçerlemek işi, konfirmasyon.
KONSOLİDASYON
Süreletme. Firmaların tüzel kişiliklerinin ortadan kaldırılarak yeni bir tüzel kişilikte birleştirilmesi. Yapıları benzer durumda olan nesnelerin birleştirilmesi.
KEFERE
Müslüman olmayanlar, kâfirler.
ELÇİLİK
Elçi olma durumu. Elçinin görevini yaptığı yapı, sefaret, sefarethane. Elçinin yaptığı iş, sefirlik, sefaret.
FİRKETELEME
Firketelemek işi.
ALACAKLANDIRICI
Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını devralan finansal kuruluş.
KAÇMAK
Hızla koşup bir yere saklanmak. Yok olmak. Hızlı koşmak. Kendini göstermemek, rastlaşmamaya çalışmak. Rengi ağarmak, uçmak. Kız veya kadın yasalara ve aile isteklerine karşı gelerek evlenmek için evinden ayrılmak. Girmek. Futbol ve basketbolda engelleyen adamdan kurtulmak veya pas alabilmek için boş alana koşmak. Kaçınmak. İpi kopmak. Gaz, sıvı vb. şeyler sızmak. Görünmeden gitmek, savuşmak, sıvışmak. Kimseye bildirmeden bulunduğu yerden ayrılmak, firar etmek. Kaçgöçe uymak. Yarışçı diğerlerinden hızla ayrılıp arayı açmak. Bir yana doğru kaymak. Benzemek, andırmak.