Kelimeler arşivinde; içinde "ese" olan, toplam 568 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ese bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ese ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ese olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KOLANJİYOHÜCRESEL, KÜRESELLEŞEBİLMEK, MÜESSESELEŞTİRMEK
GECESEFASIGİLLER, MÜESSESELEŞTİRME, BİTKİKESENGİLLER, KÜRESELLEŞEBİLME, KÜRESELLEŞTİRMEK, PROPRİYORESEPTÖR, YÖRESELLEŞTİRMEK
DESENSİTİZASYON, ESKİKIZILCAKESE, FİBRİNOHÜCRESEL, KIZILHAMURKESEN, KUMRUHAMURKESEN, KÜRESELLEŞTİRME, TONKİNESEKEDİSİ, YENİKIZILCAKESE, YÖRESELLEŞTİRME
MÜESSESELEŞMEK, BÖLGESELLEŞMEK, ESKİBOĞAZKESEN, GÜNEYKALINKESE, HEPATOHÜCRESEL, HORZUMKESERLER, MALİNESEKÖPEĞİ, MEKANORESEPTÖR, YENİBOĞAZKESEN
BELGESELCİLİK, HAKKIMÜKTESEP, MÜESSESELEŞME, YÖRESELLEŞMEK, BÖLGESELLEŞME, BÜYÜKAKÇAKESE, EYLEMESEYDİNE, FELFESELENMEK, KÜÇÜKAKÇAKESE, KÜRESELLEŞMEK, PESERİKLENMEK, RADYORESEPTÖR
KÜRESELLEŞME, MÜŞKÜLPESENT, TELESEKRETER, YÖRESELLEŞME, ESENLEŞTİRME, FOTORESEPTÖR, GÜVESEKLEMEK, KEMORESEPTÖR, KESERZIMBASI, KUZKALINKESE, MESELESİZLİK, MÜTESELSİLEN, OZMORESEPTÖR, PELESENTİLİK, PRESENTASYON, RESEPTAKULUM, VENESEKSİYON, YUKARIESENCE, YUKARIESENLİ
BÖLGESELLİK, KESEKLENMEK, ARİNESEFALİ, AŞAĞIESENCE, AŞAĞIESENLİ, BÜYÜKESENCE, ÇEVRİMKESER, HESEYHLEMEK, İMAMMESELEK, JEORESEPTÖR, KELTENKESEK, KESKİNKESER, KIZILCAKESE, KÜÇÜKESENCE, MİNNESENGER
BOĞAZKESEN, DARBIMESEL, DESENLEMEK, ESEFLENMEK, ESENLEŞMEK, ESERİCEDİT, GECESEFASI, MUKAYESELİ, MÜKTESEBAT, MÜTESELSİL, RESEPSİYON, TESELLİSİZ, TESETTÜRLÜ, ÜLKESELLİK, YÖRESELLİK, İRADIMESEL, SAĞTÖRESEL, AKAULESENT, BELGESELCİ, ÇAPAKESERİ, ÇAPUTKESEN, DERESEMAİL, DESENCİLİK, ESENGAZİLİ, ESENNEŞMEK, EŞKESENLİK, HAMURKESEN, HEYRESENET, KESEBİLMEK, KESEĞENLİK, Devamını Oku »»
AĞAÇKESEN, DESENLEME, ESEFLENME, ESENLEMEK, ESENLEŞME, ESENLİKLİ, HODPESENT, IŞIKKESEN, KESELEMEK, KESELENİŞ, KESELENME, KESELETME, KESELİLER, KESENEKÇİ, MEDRESELİ, MÜHRESENK, MÜRDESENK, MÜTESELLİ, PRESESYON, TEKESEMEK, VESVESELİ, AKTÖRESEL, ALTIKESEK, AŞAĞIESEN, AŞAĞIKESE, BÖĞESEMEK, DAĞESEMEN, ELESEFİYE, ELETGESET, ESEBİLMEK, Devamını Oku »»
ABECESEL, BAĞKESEN, BELGESEL, BÖLGESEL, ÇEVRESEL, DAİRESEL, DESENSİZ, DİZGESEL, ESENLEME, GÖVDESEL, KESELEME, KÜTLESEL, LESEPASE, MAALESEF, MADDESEL, MESERRET, MUKAYESE, MÜESSESE, MÜKTESEP, MÜMARESE, MÜRTESEM, NESNESEL, PELESENK, RESEPTÖR, RESESYON, SİMGESEL, TESELLÜM, TESELSÜL, TESETTÜR, TESEYYÜP, Devamını Oku »»
BAŞESER, BESEREK, DESENCİ, DESENLİ, ESENLER, ESENLİK, ESERMEK, HENDESE, İLKESEL, İMGESEL, KESECİK, KESEDAR, KESEKLİ, KESENEK, KÜRESEL, MEDRESE, NEVESER, RESESİF, ŞAHESER, TESELLİ, TÖRESEL, ÜLKESEL, VESVESE, YÖRESEL, ALAKESE, BELKESE, BÖĞESEK, CESEMET, CESERET, ÇALESER, Devamını Oku »»
ESEFLİ, ESERME, KESELİ, KESENE, MESELA, MESELE, PERESE, PESETA, VERESE, AKKESE, AYESER, BESEVÜ, DEESEN, DELESE, DÜĞESE, EDRESE, EFESEK, EGESEL, EMESEN, EPESEK, ESEBEE, ESEFLE, ESEĞEN, ESELEK, ESELER, ESELET, ESELLİ, ESEMEN, ESENCE, ESENEL, Devamını Oku »»
ADESE, CESET, DESEN, ESEME, KESEK, KESEL, KESEN, KESER, MESEL, MESEN, NESEP, PESEK, PRESE, RESEN, DESEM, EDESE, ELESE, EMESE, ESEBİ, ESELİ, ESERİ, ESEVİ, FESEK, GESES, HESEK, HESES, KESEĞ, KESEH, KESES, KESEY, Devamını Oku »»
ESEF, ESEN, ESER, KESE, ESEK, ESEM, ESES, HESE, LESE, MESE, NESE
ESE
ESE
Yarı yanmış odun. Fırın temizliğinde kullanılan ucu bez sarılı sırık. Rüzgâr.
PROPRİYORESEPTÖR
Kas, tendon ve benzeri iç bölgelerde iç uyartılara duyarlı alıcılar.
KÜRESELLEŞEBİLME
Küreselleşebilmek işi.
KÜRESELLEŞEBİLMEK
Küreselleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.
KOLANJİYOHÜCRESEL
Safra kanallarına ait, onlarla ilişkili veya ilişkin.
GECESEFASIGİLLER
Örnek bitkisi gecesefası olan bir bitki familyası.
DESENSİTİZASYON
Duyarsızlaşma.
BİTKİKESENGİLLER
Kuşlar (Aves) sınıfının, ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, ses kasları gelişigüzel dizililer (Anisomyodi) üst familyasından, gagaları kuvvetli ve dişli, Güney Amerika'da yaşayan bir familya. Şili bitkikesen kuşu (Phytotoma rara) türü iyi bilinir.
YÖRESELLEŞTİRMEK
Yöresel duruma getirmek.
MÜESSESELEŞTİRMEK
Müessese durumuna getirmek.
KIZILHAMURKESEN
Gaziantep şehri, ŞehitKâmil belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ESKİKIZILCAKESE
Ordu şehri, Ünye ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KUMRUHAMURKESEN
Gaziantep şehrinde, Şahinbey belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
FİBRİNOHÜCRESEL
Fibrin ve hücrelerden yapılmış.
MÜESSESELEŞTİRME
Müesseseleştirmek durum.
KÜRESELLEŞTİRMEK
Küreselleşme işini yaptırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ESE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALEGORİ
Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma. Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu.
ANLATIMCI
Yalnızca hikâye etmeye ağırlık veren eser. Dışa vurumcu.
ALVEOL
Torba biçiminde küçük boşluk veya genişlemiş kısım. Akciğerde bronşçukların bittiği bölümde oksijen karbondioksit taşınmasını sağlayan minik kese biçimindeki boşlukların son ucu.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ALFABETİK
Alfabe sırasına göre dizilmiş, abecesel.
AMNİYON
Döl kesesi.
AHLAKİ
Ahlaka uygun, ahlakla ilgili, aktöresel, sağtöresel.
ANIT
Önemli bir olayın veya büyük bir kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, sembol niteliğinde yapı, abide. Önemi ve değeri çok olan eser veya kişi.
ANLAM
Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.
ALİZE
Tropikal bölgelerdeki denizlerde bütün yıl süresince düzenli esen rüzgâr.
AKŞAMSEFASI
İki çeneklilerden, gece açan küçük kokulu çiçekleri olan, otsu bir bitki, gecesefası (Mirabilis jalapa).
ANTİKACI
Antika eşya, eser satan veya toplayan kimse.
ANTİKA
Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.
AFİYET
Hasta olmama durumu, sağlık, esenlik.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
ALİ
Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.
AĞAÇLAŞMA
Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.
AİDAT
Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
ALMAÇ
Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren cihaz, alıcı, reseptör.