Kelimeler arşivinde; içinde "ela" olan, toplam 421 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ela bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ela ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ela olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ŞELATLAŞTIRICILAR
CELALİYEKAMİLOBA
SELLEMEHÜSSELAM, CELALLENEBİLMEK, CELALLENİVERMEK, DELAİNEMERİNOSU, HELALLEŞEBİLMEK, JELATİNLEŞTİRME, METİLMELAMİNLER, SELAMLAŞABİLMEK, SELAMLAYABİLMEK, TRİKLOROMELAMİN, VAZORELAKSASYON
SELAMÜNALEYKÜM, VELHASILIKELAM, CELALLENEBİLME, CELALLENİVERME, HELALLEŞEBİLME, HOLOEPİPELAJİK, KELAYNAKGİLLER, MELANEFİDROZİS, MİYELAPOPLEKSİ, PSÖDOMELANOZİS, SELAMINELEYKÜM, SELAMLAŞABİLME, SELAMLAYABİLME, SELAMUNALEYKUM, TELAŞLANDIRMAK
CEMAZİYELAHİR, ELAOFORİYAZİS, GÜZELAVRATOTU, KERATOELASTİN, SELAHATTİNKÖY, TELANGİEKTAZİ, TELAŞLANDIRMA, UTERORELAKSAN
SELAMETLEMEK, HÜSNÜTELAKKİ, ALEYKÜMSELAM, TALAKISELASE, AKROMELANİZM, ELASTOFİBROM, JELATİNLEMEK, MELANİNLEŞME, TELADORSAGİA, TELANGİYOZİS, THELAZİOİDEA, ZEYNELABİDİN
CELALLENMEK, ELASTİKİYET, FELAKETZEDE, JELATİNLEME, KELAMIKİBAR, PARSELASYON, SELAMLANMAK, SELAMLAŞMAK, TELAŞSIZLIK, VELAYETNAME, VENEZUELALI, HASILIKELAM, SALATÜSELAM, BATİPELAJİK, CELALLANMAK, DELAMİNASYO, ELAOFOROZİS, ELAZIĞLILIK, HADOPELAJİK, HELALLEŞMEK, HEMİPELAJİK, HEMOMELASMA, HOLOPELAJİK, KONJELASYON, KRUSTASELAR, MELANOBLAST, MELANOGENEZ, MELARSEPROL, MEROPELAJİK, MEZOPELAJİK, Devamını Oku »»
ALELACAYİP, ALELADELİK, BERDELACUZ, CELALLENME, EDEBİKELAM, JELATİNSİZ, KORELASYON, MELANKOLİK, SELAMLAMAK, SELAMLAŞMA, TELAŞLILIK, ABDÜSSELAM, ALEYİSELAM, BELAGATSİZ, BELASIZLIK, CELALETTİN, CELALLİLİK, ÇENDELAMAK, DARÜSSELAM, DEVELANGIR, ELAEOPHORA, ELASTİKLİK, EPİPELAJİK, ERİSİPELAS, HELALİNDEN, HELALLEŞME, HEYELANMAK, KEFELALESİ, MANİVELALI, MELANİNSİZ, Devamını Oku »»
ALELACELE, BELAGATLİ, FELAKETLİ, İSKARPELA, JELATİNLİ, MELANKOLİ, MELANURYA, SELAMLAMA, HELALÜHOŞ, HELALZADE, AYNELAÇIK, BELAĞEYRU, CELALDAMI, CELALİLİK, CELALLİCE, DARELAMET, ELAMENCİK, ELARABASI, ELASTİKUS, ELASTİNAZ, ELASTOMER, ELASTOZİS, EVELALLAH, GÜZELAĞAÇ, GÜZELAĞRI, İNKEVVELA, KADICELAL, MELAKONİT, MELAMİLİK, MELANOFAJ, Devamını Oku »»
EKSELANS, ELASTİKİ, HELALLİK, KARAMELA, KARAVELA, KELAYNAK, MANİVELA, MARMELAT, MUAMELAT, PROSTELA, PÜRMELAL, PÜRTELAŞ, TABELACI, TELAFFUZ, KELALAKA, DEFİBELA, BELABUKİ, BELANARI, CELALİYE, CELALKÖY, CELALLER, CELAVRUK, CİYAKELA, DELASYON, ELAĞIZDA, ELALİBEY, ELAVAYCI, ELAZIĞLI, FELAHİYE, FELANKES, Devamını Oku »»
ALELADE, BELAGAT, BELASIZ, CELADET, CEVELAN, DELALET, ELASTİK, FELAKET, HELALLİ, HEYELAN, JELATİN, KANDELA, KARTELA, MELAİKE, MELANET, MELANİT, MODELAJ, MÜPTELA, RONDELA, SELAMET, SELASET, SELATİN, SEYELAN, TELAKKİ, TELAŞLI, TELATİN, VARDELA, VELADET, VELAYET, BELADAN, Devamını Oku »»
BELALI, CÜHELA, ÇAVELA, ELAMAN, EVVELA, KAPELA, KAVELA, MESELA, ŞELALE, TABELA, TELAFİ, TELAKİ, TELAŞE, VÜKELA, BADELA, BEPELA, CELALİ, ELAGÖZ, ELAĞIZ, ELALAN, ELALDI, ELAMAK, ELAMET, ELANUR, ELAVAY, ELAZIĞ, GÜVELA, HABELA, HELALİ, HELANE, Devamını Oku »»
CELAL, FELAH, HELAK, HELAL, KELAM, MELAL, MELAS, SELAM, TELAŞ, ABELA, BELAK, BELAN, BELAŞ, DELAL, DELAY, ELAĞE, ELAKA, ELAVI, EVELA, FELAN, FELAT, GELAH, HELAN, HELAS, HELAT, HELAY, KELAT, MELAN, SELAF, SELAN, Devamını Oku »»
BELA, ELAN, HELA, TELA, DELA, ELAÇ, ELAF, ELAT, KELA, SELA, ŞELA, VELA
ELA
ELA
Gözde sarıya çalan kestane rengi. Bu renkte olan.
VAZORELAKSASYON
Damar basıncının azalması.
ŞELATLAŞTIRICILAR
Metal iyonları ile koordinasyon bağı yapabilecek çok sayıda merkeze sahip ve bağlanma sonucu genellikle beşli veya altılı halkalar oluşturan maddeler.
VELHASILIKELAM
Sözün kısası.
HELALLEŞEBİLMEK
Helalleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.
METİLMELAMİNLER
Alkilleyici ilaç gruplarından birisi.
JELATİNLEŞTİRME
Tane yemlerin yapısında bulunan nişasta granüllerinin sulu ortamda ısı veya kimyasallar etkisi altında dönüşümsüz olarak şişmesi.
CELALİYEKAMİLOBA
İstanbul şehrinde, Silivri belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
TRİKLOROMELAMİN
Formülü NC(NHCl)NC(NHCl)NC(NHCl), doygun sulu çözeltisindeki pH değeri 4, kendiliğinden tutuşma sıcaklığı 160 °C olan, yangın tehlikesi bulunan, organik reaktif malzemelerle temasında ani olarak tutuşan, suda ve buzlu asetik asitde az çözünen, karbontetraklorür ve benzende çözünmeyen, sağlığa az zararlı, beyaz ince bir toz madde.
SELAMÜNALEYKÜM
"Allah'ın selamı sizin üzerinize olsun" anlamında kullanılan bir selamlama sözü.
SELLEMEHÜSSELAM
Ulu orta, çekinmeden, destursuz.
SELAMLAŞABİLMEK
Selamlaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
DELAİNEMERİNOSU
C tipi Merinos sınıfına giren, Teksas, New Meksiko ve Kaliforniya'da bulunan, orta büyüklükte düzgün bir vücuda ve kısa bir boyna sahip, verim yaşı diğer Merinos ırkları içinde en uzun olan diğer Merinos ırklarıyla yapağı rengi, bir örnekliliği, dayanıklılığı ve yoğunluğu bakımından karşılaştırıldığında fark gözlenmeyen koyun ırkı.
CELALLENEBİLMEK
Celallenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SELAMLAYABİLMEK
Selamlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
CELALLENİVERMEK
Çabucak celallenmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ELA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAYAĞI
Aşağılık, pespaye. Gerçekten. Herhangi bir özelliği olmayan, sıradan, alelade. (ba'yağı) Hemen hemen, âdeta. Basit, adi, amiyane, banal. Oldukça, epey.
AKI
Herhangi bir kuvvet alanında, belli bir düzlemin belli bir bölümünden geçtiği varsayılan güç çizgileri, seyelan.
BAĞINTI
Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. İki veya daha fazla değişken arasındaki bağıntı. Görelik. İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon.
ALA
Karışık renkli, çok renkli, alaca. Alabalık. Kekliğin boynundaki siyah halka. Açık kestane renginde olan, ela (göz).
AMA
Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.
ALABORA
Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.
ANLAYIŞ
Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.
ALIKLIK
Alık olma durumu, belahet.
BELAGATLİ
Belagati olan.
AGARAGAR
Deniz yosunlarından çıkarılan, beslenme endüstrisinde, hekimlikte ve bakteriyolojide kullanılan bir jelatin türü, jeloz.
AYAKTA
Ayağa kalkmış durumda. Telaşlı, heyecanlı bir biçimde.
AVARIZ
Kazalar, belalar. Engebe. Osmanlılarda önceleri yalnız olağanüstü durumlarda, sonraları ise sürekli olarak halktan toplanan vergi.
ACELECİ
Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.
ATEŞ
Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Öfke, hırs, hınç. Tehlike, felaket. Coşkunluk. Büyük üzüntü, acı. Patlayıcı silahların atılması.
ALELADELİK
Alelade olma durumu. Bayağılık.
AĞIT
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.
AKICILIK
Akıcı olma durumu. Söz, yazı ve anlatımın akıcı olma özelliği, selaset.
BAĞIMLI
Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.
BAYAĞILIK
Bayağı olma durumu, sıradanlık, aleladelik.
ATROPİN
Güzelavrat otundan çıkarılıp hekimlikte kullanılan zehirli bir madde.