ELK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "elk" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. elk ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu elk ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde elk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

ELKALEMİ, ELKANASI, ELKANEME, ELKAYASI

7 harfli kelimeler

ELKALEM, ELKUNDA, ELKOYUN, ELKOYMA, ELKONDU, ELKOĞAN, ELKETEK, ELKANIM, ELKANEM

6 harfli kelimeler

ELKIZI, ELKOCA, ELKAMA

5 harfli kelimeler

ELKİN, ELKİT, ELKAP, ELKÖY, ELKÜT

4 harfli kelimeler

ELKE

3 harfli kelimeler

ELK

Bazı kelimelerin anlamları

ELK

Kuzey Avrupa'da yaşayan, geniş dallı boynuzları olan, iri bir tür geyik.

ELKUNDA

Tüfeğin tahta kısmı. (Kavalca Bozüyük Bilecik).

ELKANEME

Beceriksiz, tembel.

ELKONDU

Sivas ilinde, Çetinkaya nahiyesine bağlı bir yer.

ELKOYUN

Çobanların gece yatarken bağladıkları erkek koyun. Önden giden erkek koyun.

ELKANIM

Beceriksiz, tembel. Uslu, kimseye kötülüğü dokunmayan.

ELKOCA

Çulluk.

ELKOYMA

Borcunu ödemekten kaçınan ya da ödeyemeyen kişiye ilişkin mallara alacaklının isteği üzerine yönetim ve yasal yürütme kurumlarınca el konulması.

ELKALEMİ

Beceriksiz, tembel.

ELKANASI

Lohusa kadınlara zarar verdiğine inanılan hayali yaratık.

ELKALEM

Beceriksiz, tembel.

ELKANEM

Beceriksiz, tembel.

ELKAYASI

Bulgur ile tuz çekilen küçük taş değirmen. (Esnemez, İnönü Eskişehir).

ELKIZI

Gelin. Kadın, eş.

ELKOĞAN

Leylak.

ELKETEK

Beş taş oyunu.

  -   -   -  

Anlamında ELK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ELK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BASTİKA

Bir yelken serenine veya herhangi bir ağaca açılan delik.

BARÇA

Orta Çağda kullanılan kürekli ve yelkenli taşıma gemisi. Kalyon türünden küçük savaş gemisi.

AŞILAMAK

Vücutta bağışıklık yaratmak veya yerleşmiş bir hastalığa karşı koyabilmek için hazırlanmış bir aşıyı vücuda vermek, aşı yapmak. Birtakım düşünce veya duyguları başkasına benimsetmek, telkin etmek, etkilemek. Soğuğa sıcak, sıcağa soğuk su katmak. Elde edilmesi istenilen herhangi bir ağacın bir parçasını anaç üzerine kaynaştırarak üretmek. Başkasına hastalık geçirmek.

BOMBA

Canlı ya da cansız hedeflere atılan, içi yakıcı ve yıkıcı maddelerle doldurulmuş, türlü büyüklükte patlayıcı, ateşli silah. Yan yelkenlerin alt yakasını gerip açmak için kullanılan yatay seren. Büyük fıçı veya varil. Çekiciliği olan çok güzel kadın veya kız. Uyuşturucu hap.

ÇEKTİRİ

Yelkenleri olmakla birlikte kürekle de yol alan eski zaman gemisi, çektirme.

BABAFİNGO

Yelkenli gemilerde direklerin ve gabyanın üstünde bulunan en yüksek bölüm.

BRİK

İki direkli, seren yelkenli, birkaç top taşıyan gemi. Önde çok yüksek bir oturma yeri, arkada da boylamasına yerleştirilmiş oturacak yerleri bulunan dört tekerlekli, yaylı at arabası.

CÖNK

Saz şairlerinin, kendilerinin veya başkalarının şiirlerini derledikleri, uzunlamasına açılan, deri kaplı defter, sığırdili. Büyük yelkenli gemi.

ARMA

Bir devletin, bir hanedanın veya bir şehrin simgesi olarak kabul edilmiş resim, harf veya şekil, ongun (II). Geminin yürümesine hizmet eden direk, seren, ip, halat ve yelken takımı.

AYIBACAĞI

Çift yan yelkenlerden birini sağdan, birini soldan kullanma biçimi.

BORİNA

Dört köşe yelkenlerin yan yakalarına, alt tarafa doğru bağlanan halat.

AŞILAMA

Aşılamak işi, telkih. Yeni aşılanmış ağaç. Aşılanmış (ağaç). Bu yolla elde edilmiş. Soğuğa sıcak, sıcağa soğuk su katma. Bitkilerin aşı yoluyla üretilmesi, ilkah.

BALON

Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.

ARMADOR

Geminin direk, seren, yelken, ip vb. donanımını düzenleyen usta.

ARİYA

Sancağı, yelkeni veya sereni direkten aşağı alma.

AFYONLAMAK

Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.

CAMADAN

Çapraz düğmeli, ipek veya sırma işlemeli bir tür kısa yelek. Dört köşe yelkenleri boğarak yüzeylerini küçültme işi.

AKAĞAÇ

Gürgengillerin, kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir türü (Zelkova carpinifolia).

APAZLAMAK

Avuçlamak. Gemi apazlama rüzgârla gitmek. Yelken rüzgârla dolup şişmek.

ÇEKTİRME

Çektirmek işi. Arabaların göbek bilyelerini çıkarmak için kullanılan araç. Yaklaşık 30-50 grostonluk yelkenli veya yük taşıyan motorlu büyük kayık. Arabaların değişik bölümlerinde hareketi ve dönüşü sağlamaya yarayan rulmanların yuvalarından çıkarılması işinde kullanılan alet. Çektiri. Sökülebilir elbise, yemek ve salon dolaplarının tablalarını birbirine tutturmak için metal veya plastikten yapılmış bağlantı parçası.