ELE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ele" olan, toplam 228 adet kelime bulunmaktadır. ele ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ele ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ele olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

ELEKTRİKLENDİRMEK, ELEKTROEJAKÜLATÖR, ELEKTROMANYETİZMA, ELEKTRONEGATİFLİK, ELEKTROPOZİTİFLİK

16 harfli kelimeler

ELEKTRİKLENDİRME, ELEKTROBİYOLOJİK, ELEKTROEPİLASYON, ELEKTROFOTOMETRE, ELEKTROMETALÜRJİ, ELEKTROMİYOGRAFİ, ELEKTRORADYOLOJİ, ELEŞTİRİLEBİLMEK

15 harfli kelimeler

ELEKTRİFİKASYON, ELEKTROBİYOLOJİ, ELEKTROMANYETİK, ELEKTROMIKNATIS, ELEKTRONİKÇİLİK, ELEKTROPORASYON, ELEŞTİRİLEBİLME

14 harfli kelimeler

ELEKTRİKLENMEK, ELEKTRİKSİZLİK, ELEKTRODİNAMİK, ELEKTRODİYALİZ, ELEKTROKAPLAMA, ELEKTROMEKANİK, ELEKTRONEGATİF, ELEKTROPOZİTİF, ELEKTROŞİRURJİ, ELEKTROTROPİZM, ELEŞTİRİMCİLİK, ELEŞTİRMECİLİK

13 harfli kelimeler

ELEFANTİYAZİK, ELEFANTİYAZİS, ELEKTRİKÇİLİK, ELEKTRİKLEMEK, ELEKTRİKLENME, ELEKTRİKÖLÇER, ELEKTROANALİZ, ELEKTROSTATİK, ELEKTROTEKNİK, ELEŞTİRİCİLİK, ELEŞTİRMENLİK

12 harfli kelimeler

ELEKTRİKLEME, ELEKTROFOREZ, ELEKTROGİTAR, ELEKTROKİMYA, ELEKTROKOTER, ELEKTROMETRE, ELEKTROMOBİL, ELEKTROMOTOR, ELEKTRONİKÇİ, ELEKTRONVOLT, ELEKTROOZMOZ, ELEKTROTAKSİ, ELEMDÜLİLLAH, ELEŞTİRELLİK, ELEŞTİRİLMEK

11 harfli kelimeler

ELEFİRLEMEK, ELEĞİMSAĞMA, ELEKTRİKSİZ, ELEKTRİKUCU, ELEKTRONLAR, ELEKTROPLAK, ELEKTROSKOP, ELEMİTLEMEK, ELEŞTİRİLME, ELEŞTİRİMCİ, ELEŞTİRİSEL, ELEŞTİRMECİ, ELEŞTİRMELİ, ELETİVERMEK, ELEYEBİLMEK

10 harfli kelimeler

ELEBAHINÇH, ELEBAŞILIK, ELEFANTİDE, ELEFANTOİD, ELEĞİMSEMA, ELEKTRİKÇİ, ELEKTRİKLİ, ELEKTROFİL, ELEKTROFON, ELEKTROJEN, ELEKTROLİT, ELEKTROLİZ, ELEKTRONİK, ELEKTROSAZ, ELEKTROSİT, ELEKTROŞOK, ELEMSİZLİK, ELEMZAHMAN, ELEŞTİRİCİ, ELEŞTİRMEK, ELEŞTİRMEN, ELEYEBİLME

9 harfli kelimeler

ELECESİNE, ELEDDEVAM, ELEGTİRİK, ELEĞİDAĞI, ELEKÇİLİK, ELEKLEMEK, ELEKTİRİK, ELEMATMAK, ELEMEHERE, ELENTELEN, ELERLEMEK, ELESEFİYE, ELEŞTİREL, ELEŞTİRİM, ELEŞTİRME, ELETGASET, ELETGESET, ELETTİRİK, ELEVETSİZ, ELEZERLİK

8 harfli kelimeler

ELEKÇALI, ELEKECİK, ELEKENTİ, ELEKGÖLÜ, ELEKKEÇİ, ELEKLEME, ELEKMEĞİ, ELEKTRİK, ELEKTRON, ELEKTROT, ELEKTRUM, ELELLEZİ, ELELUMUM, ELELUSUL, ELEMSAME, ELENLİĞE, ELEŞKİRT, ELEŞTİRİ, ELEVATÖR, ELEZİMEK

7 harfli kelimeler

ELEBAŞI, ELECENE, ELEGÖRE, ELEĞORE, ELEHMEG, ELEİDİN, ELEKLİK, ELEKMEK, ELEKTRO, ELELELE, ELELEYH, ELEMENT, ELEMİTE, ELEMİYE, ELEMSİZ, ELENMEK, ELEOSİT, ELEPCEK, ELESERİ, ELEŞMEK, ELETMEK, ELEVAYI, ELEVCİK, ELEVÇİK, ELEYCEK, ELEYİSE, ELEYMAN

6 harfli kelimeler

ELEBEK, ELECEK, ELECİK, ELECTR, ELEÇİK, ELEGCİ, ELEGET, ELEKÇİ, ELEKET, ELELEM, ELEMAN, ELEMBE, ELEMEK, ELEMEN, ELEMET, ELEMGE, ELEMİN, ELEMİT, ELEMLE, ELEMLİ, ELEMNE, ELEMÜK, ELEMÜT, ELEMYA, ELEMYE, ELENCE, ELENCİ, ELENEN, ELENGE, ELENİK, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

ELECE, ELEDO, ELEEE, ELEEY, ELEFE, ELEĞİ, ELEJİ, ELELE, ELEME, ELEMİ, ELESE, ELEVA

4 harfli kelimeler

ELEÇ, ELEĞ, ELEH, ELEK, ELEL, ELEM, ELET, ELEY

3 harfli kelimeler

ELE

Bazı kelimelerin anlamları

ELE

Şaşma bildirir ünlem. Böyle mi, doğru mu ?. Şaşma bildirir ünlem: Ele ne bu?. Öyle. Öyle, bk. öle. Öyle, bk. eyle, öle, ôyle.

ELEKTRORADYOLOJİ

Hastalıkların tanı ve tedavi edilmesinde elektrik ışınlarının uygulanmasını öngören tıp dalı.

ELEKTROBİYOLOJİ

Canlılarda görülen elektrik olaylarını inceleyen bilim.

ELEŞTİRİLEBİLMEK

Eleştirilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ELEKTRİKLENDİRMEK

Bir yere elektrik sağlamak. Sinirli ve gergin bir duruma yol açmak.

ELEKTROBİYOLOJİK

Elektrobiyoloji ile ilgili.

ELEKTROEJAKÜLATÖR

Spermanın elektrik akımı kullanarak ejakülasyonunu sağlayan alet.

ELEKTROMİYOGRAFİ

Hareket hâlindeki bir adale tarafından meydana getirilen elektrik akımlarının yazılı olarak kaydedilmesi esasına dayanan tanı yöntemi.

ELEKTROMETALÜRJİ

Metalürji ürünlerinin elde edilmesinde ve arıtılmasında termik elektriğin ısı ve elektroliz özelliklerinin kullanılması. Elektrikle ısıtma olaylarından yararlanılarak yapılmış olan ve madenlere uygulanan termik işlemlerin hepsi.

ELEKTRİKLENDİRME

Elektriklendirmek işi.

ELEKTROPOZİTİFLİK

Bir elementin elektron verip katyon oluşturma eğilimi. Alkali ve toprak alkali metaller elektropozitiftir.

ELEKTRONEGATİFLİK

Elementlerin, katıldıkları kimyasal bağdaki elektronlara sahip olma eğilimlerinin bağıl ölçüsü. Genel olarak, periyodik sistemin sağ üst kısmında yer alan elementlerin elektronegatiflikleri yüksektir En elektronegatif element olan Florun elektronegatifliği itibari olarak 4,00 kabul edilmiş ve diğer elementlerin elektronegatiflikleri buna göre sıraya dizilmişlerdir.

ELEKTROMANYETİZMA

Elektriklenme ile mıknatıslanmanın karşılıklı olarak etkilenmelerinden ortaya çıkan olayların bütünü. Elektrik akımıyla mıknatıs elde etme.

ELEKTROFOTOMETRE

Kolorimetrik analizler için fotoelektrik bir sensörle donatılmış alet.

ELEKTROEPİLASYON

Tirişiazis, diştiazis ve ektopik silya gibi göz kapağında görülen fazla ve zararlı kirpiklerin kıl folükülleri içine girilip elektirik akımıyla yakılarak uzaklaştırılması.

ELEKTRİFİKASYON

Elektrik enerjisini endüstri, ulaşım ve gündelik hayata uygulama, elektriklendirme.

  -   -   -  

Anlamında ELE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ELE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABORDA

Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.

ACUL

Aceleci. Hızlı, çabuk.

AÇINSAMAK

Bir yerin özelliklerini ortaya çıkarmak için araştırma ve inceleme yapmak, istikşaf etmek.

AÇIKLAYICI

Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.

ABANDONE

Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.

ABANA

Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.

ABANOZ

Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

ABLA

Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

AÇIMLAMAK

Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.

ACELECİLİK

Aceleci olma durumu, ivecenlik.

ABANOZLAŞMAK

Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak. Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

ACIGÖL

Nevşehir iline bağlı ilçelerden biri.

ABANOZGİLLER

İki çeneklilerden, sıcak ülkelerde yetişen bir bitki familyası.

AÇACAK

Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.

ACYOCU

Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.

ACIPAYAM

Denizli iline bağlı ilçelerden biri.