Kelimeler arşivi içinde; sonunda "iyy" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu iyy ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında iyy olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde iyy olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
İYY
Değirmen taşının bağlı olduğu ağaç.
TİYY
1.Taa anlamında uzun bir zaman ya da uzaklık belirtir ünlem : Tiyy ne zamandan beri. 2.Şimdiye değin, daha : Ali tiyy gelmedi.
Bu bölümde tanımı içerisinde İYY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EMLİYET
Emniyet. Arapça kökenli emniyyet: emniyet.
BOZULABİLME
Bozulabilmek işi. fesih kaabiliyyeti, nisbi butlân (bk. bozdurulabilme).
İYYATLI
Gerektiği kadar iyi olmayan, özürlü, üstünkörü: Bu hayvana güvenme iyyatlıdır.
ARDILLIK
Ardıl olma durumu. halefiyyet, istihlâf.
KOFİ
Lahana kökü. Tanesi alınmış mısır koçanı. Evli köy kadınlarının başlarına giydikleri üstü sargılı ve altınlı fes, bir çeşit başlık. Sağır. Karalahananın yapraksız bölümü. Arapça kökenli ketfiyye: dinge; fes üzerine vala sarılarak yapılan bir baş tuvaleti.
TEŞEHHÜT
Namazda oturarak "ettehiyyatü" duasını okuma.
HEDAYE
Arapça kökenli hediyye: hediye; Hediye. Hediye, karşılığı hedeye.
DINSUZIN
Sessizce, yavaş sesle, hafiyyen.
KENTİŞLERİ
belediyye.
İĞRETİ
âriyyet. -alan: âriyyet alan, müsteir. -söyleşmesi: âriyyet akdi. -veren: âriyyet veren, muir. -verme: iâre (bk. âriyyet). (Söz sanatı terimi) İğretilemede iğreti olarak alınan kelime.
GEÇİTLİK
Müruriyye resmi, geçit parası.
CÜMÜRİYET
Arapça kökenli cumhûriyyet: cumhuriyet.
DAYİLİYECİ
Arapça kökenli dâhiliyye: içhastalıkları doktoru; dahiliyeci.
HESİYET
Arapça kökenli hâssiyyet: hasiyet; hususiyet; fayda.
HEYSİYET
Haysiyet. Arapça kökenli haysiyyet: haysiyet.
DİLEM
davâ (bk. aranç) -konusu: müddeâ bih. -yöneltilme yetkisi: pasif husûmet ehliyyeti (salâhiyyeti). -yöneltme yetkisi: aktif husûmet ehliyyeti (salâhiyyeti). ~e katılma: da'vâya müdâhale. ~in bildirilmesi: da'vânın ihbârı. Gönül ilacı.
EMELİYET
Arapça kökenli ameliyyât: ameliyat.
HEREZE
Tek parça taştan yapılmış kuyu ağızlığı, bilezik. Değirmende hacariyyeyle dolap arasındaki taş boru.
BOZDURULABİLME
Bozdurulabilmek işi. fesih kaabiliyyeti, nisbi butlan (bk. bozulabilme).
KÖRÜYHMEK
Körleşmek; pısırıklaşmak; kabiliyyetini geliştirememek.