Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ize" olan, toplam 83 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ize ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ize olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ize olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
OVAREKTOMİZE, KARİKATÜRİZE
YERLERİNİZE, KARAKTERİZE
DEPOLARİZE, DEMORALİZE, SENKRONİZE, KATEGORİZE, ANESTETİZE, GENERALİZE, DELOKALİZE, HOMOJENİZE
STERİLİZE, STABİLİZE, EMPROVİZE, PASTÖRİZE, VİNTERİZE, HİPNOTİZE, MODERNİZE, MERSERİZE, VULGARİZE, MANYETİZE, GALVANİZE, DRAMATİZE, YARIMDİZE
ÜSTALİZE, SANİTİZE, POLİTİZE, HEREMİZE, PASİVİZE, İMMÜNİZE, KANALİZE, LOKALİZE, OPSONİZE, SITABİZE, İDEALİZE, ARMONİZE, MEKANİZE, MOBİLİZE, MOTORİZE, ORGANİZE, BEDELİZE, SİVİLİZE
KERPİZE, TELMİZE, YELPİZE, PEĞLİZE, KARPİZE
PELİZE, TEYİZE, NAFİZE, MÖCİZE, MENİZE, MEDİZE, VECİZE, PAKİZE, MEVİZE, DUŞİZE, MUCİZE, HELİZE, HATİZE, HAFİZE, REVİZE, FİLİZE, PERİZE
ÖNİZE, ENİZE, İNİZE, İMİZE, İĞİZE, FAİZE, AHİZE, EDİZE, ARİZE, CAİZE, AZİZE, AVİZE, ALİZE
ÇİZE, VİZE, RİZE, DİZE
İZE
İZE
Ağabey.
KARAKTERİZE
Ayırıcı niteliği ortaya konulmuş, ayırt edilmiş.
SENKRONİZE
Aynı zamanda vaki olma, birlikte hareket etme ve işleme, aynı tarihe ve saate tesadüf ettirme.
YERLERİNİZE
800 metreye varan yarışlarda, çıkışçının, yarışa katılacak atletlere çıkış bölmesinde yerlerini almaları için kendi ana dilinde verdiği ilk komut.
KARİKATÜRİZE
Karikatür durumuna getirilmiş olan.
DEPOLARİZE
Depolarizasyon eylemi.
KATEGORİZE
"Sınıflamak, ayıklamak" anlamlarındaki kategorize etmek birleşik fiilinde kullanılır.
ANESTETİZE
Anestezik etkisi altında bırakma ve bir canlıda anestezi oluşturma.
DEMORALİZE
Morali bozulmuş.
STABİLİZE
Silindirle sıkıştırılarak düz duruma getirilmiş (yol). İstikrarlı.
HOMOJENİZE
Birbirinden ayrı iki maddenin tekdüze getirilmiş biçimi.
GENERALİZE
Genellenmiş, yaygın, yaygınlaşmış.
OVAREKTOMİZE
Yumurtalıklarından biri veya ikisi cerrahi olarak uzaklaştırılmış.
STERİLİZE
Bozulmasına yol açabilecek mikroorganizmalardan ve mayalardan sterilizasyon yöntemiyle arınmış olan (ürün vb.). Arınık. Kısırlaştırılmış.
EMPROVİZE
Doğaçlama.
DELOKALİZE
Bir bölgeye yayılmış. Ör. delokalize elektronlar, bir molekülde bir çok atom üzerine yayılmış durumda olan elektronlar.
Bu bölümde tanımı içerisinde İZE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AŞK
Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.
ALGARİNA
Ağır bir şeyi denizden çıkarma veya denize indirme işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi. Bazı gemilerin baş veya kıç tarafından eğik olarak uzatılmış bulunan makaralı, kısa ve kalın dikme.
AŞIRMA
Aşırmak işi. Özellikle para aşırma, aşırtı, ihtilas. Küçük kazan, kova, bakraç. Aşırılmış. Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını benimseyip değişik bir biçimde anlatma, intihal. Yapı çatılarında uzun mertek, aşık.
BEYANNAME
Bir kimsenin resmî bir kuruluşa herhangi bir durumu bildirmek için verdiği çizelge, bildirge. Vergi yükümlülerinin belli zamanlarda, bağlı oldukları vergi dairelerine verdikleri gelir bildirme belgesi.
AKLAMAK
Suçsuz veya borçsuz olduğu yargısına vararak birini temize çıkarmak, tebriye etmek, ibra etmek.
BAREM
Devlet memurlarının maaşlarının derece ve tutarlarını düzenleyen sistem ve çizelge.
BEYİT
Anlam bakımından birbirine bağlı iki dizeden oluşmuş şiir parçası. Ev.
BAŞKAFİYE
Dize başlarında aynı kelime olmamak kaydıyla aynı sesleri veren kelimelerden oluşan uyak.
AKSAK
Aksayan, hafifçe topallayan. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen. Türk müziğinde kıvrak bir usul. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.
BERCESTE
Güzel, latif. Sanat değeri yüksek olan dize. Seçilmiş, seçme.
ARDEŞEN
Rize iline bağlı ilçelerden biri.
AKROSTİŞ
Her dizenin ilk harfi yukarıdan aşağıya doğru okunduğunda ortaya bir söz çıkacak bir biçimde düzenlenmiş manzume, muvaşşah, tevşih.
BİLANÇO
Bir kuruluşun, bir ticarethanenin belirli bir dönem sonundaki veya belirli bir gündeki taşınır ve taşınmaz varlıkları ile bunları sağlamak için kullanılan öz ve yabancı kaynakları dengeli olarak gösteren çizelge, dengelem. Girişilen herhangi bir işte, belirli bir süre sonunda elde edilen iyi ve kötü sonuçların karşılıklı durumu.
BEŞLİ
Beş parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden beş tane bulunan. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde beş işareti bulunan kâğıt veya taş. Beş müzisyenin çaldığı caz orkestrası. Divan edebiyatında beş dizeli bölümlerden oluşmuş manzume, muhammes. Beş ses veya beş müzik aracı için yazılan müzik eseri, kentet, kuintet. Halk edebiyatında üçlemeli bir bende, konu ile ilgili aynı ölçüde bir çift dizenin bağlanmasıyla oluşan manzume.
ASONANS
Aynı aksanı veren ünlüyü ondan sonra veya önce gelen ünsüzü dikkate almadan her dizenin sonunda tekrarlama biçiminde yapılmış olan uyak.
ALTILI
Altı parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden altı tane bulunan. Altılı ganyan. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde altı işareti bulunan kâğıt veya pul. Divan edebiyatında her bendi altı dizeden oluşan nazım biçimi.
AKLAN
Sularını bir denize veya göle gönderen bölge, maile. Bir dağ sırasının yamaçlarından her biri.
AKLANMAK
Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
AYAK
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.