Kelimeler arşivi içinde; başında "iyy" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. iyy ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu iyy ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde iyy olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
İYY
Değirmen taşının bağlı olduğu ağaç.
İYYATLI
Gerektiği kadar iyi olmayan, özürlü, üstünkörü: Bu hayvana güvenme iyyatlıdır.
İYYE
Kadın.
Bu bölümde tanımı içerisinde İYY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HEYSİYET
Haysiyet. Arapça kökenli haysiyyet: haysiyet.
EMLİYET
Emniyet. Arapça kökenli emniyyet: emniyet.
DAYİLİYECİ
Arapça kökenli dâhiliyye: içhastalıkları doktoru; dahiliyeci.
TEŞEHHÜT
Namazda oturarak "ettehiyyatü" duasını okuma.
CÜMÜRİYET
Arapça kökenli cumhûriyyet: cumhuriyet.
DİLEM
davâ (bk. aranç) -konusu: müddeâ bih. -yöneltilme yetkisi: pasif husûmet ehliyyeti (salâhiyyeti). -yöneltme yetkisi: aktif husûmet ehliyyeti (salâhiyyeti). ~e katılma: da'vâya müdâhale. ~in bildirilmesi: da'vânın ihbârı. Gönül ilacı.
BOZULABİLME
Bozulabilmek işi. fesih kaabiliyyeti, nisbi butlân (bk. bozdurulabilme).
KOFİ
Lahana kökü. Tanesi alınmış mısır koçanı. Evli köy kadınlarının başlarına giydikleri üstü sargılı ve altınlı fes, bir çeşit başlık. Sağır. Karalahananın yapraksız bölümü. Arapça kökenli ketfiyye: dinge; fes üzerine vala sarılarak yapılan bir baş tuvaleti.
EMELİYET
Arapça kökenli ameliyyât: ameliyat.
İĞRETİ
âriyyet. -alan: âriyyet alan, müsteir. -söyleşmesi: âriyyet akdi. -veren: âriyyet veren, muir. -verme: iâre (bk. âriyyet). (Söz sanatı terimi) İğretilemede iğreti olarak alınan kelime.
HEDAYE
Arapça kökenli hediyye: hediye; Hediye. Hediye, karşılığı hedeye.
MAFİYET
Arapça kökenli muâfiyyet: fayda; muafiyet.
HEREZE
Tek parça taştan yapılmış kuyu ağızlığı, bilezik. Değirmende hacariyyeyle dolap arasındaki taş boru.
GEÇİTLİK
Müruriyye resmi, geçit parası.
BOZDURULABİLME
Bozdurulabilmek işi. fesih kaabiliyyeti, nisbi butlan (bk. bozulabilme).
KÖRÜYHMEK
Körleşmek; pısırıklaşmak; kabiliyyetini geliştirememek.
KENTİŞLERİ
belediyye.
HESİYET
Arapça kökenli hâssiyyet: hasiyet; hususiyet; fayda.
ARDILLIK
Ardıl olma durumu. halefiyyet, istihlâf.
DINSUZIN
Sessizce, yavaş sesle, hafiyyen.