İLAL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ilal" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. ilal ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ilal ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ilal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

İLAL

"Ülke al, fethet" anlamında kullanılan bir isim".

İLALAN

Ülke alan, ülke fetheden.

  -   -   -  

Anlamında İLAL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İLAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AYÇA

Hilal. Bayrak ve sancak direklerinin tepesindeki pirinçten yapılmış ay yıldızlı süs, alem.

DEVRİMCİ

Belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik yapan kimse. Devrim yapan veya devrime bağlı olan kimse, ihtilalci. İnkılapçı kimse.

AYNA

Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat. Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün. Atların diz kapağı. İyi bir durumda, yolunda. Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha. Küreğin yassı uç bölümü. Karagöz oyununda perde. Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey. Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı.

APRELİ

Apresi yapılmış, perdahlanmış veya cilalanmış.

MERMERCİLİK

Cilalı yüzeyler elde etmek için sert taşları işleme sanayisi. Mermer işleme sanatı.

MÜHRELEMEK

Kâğıdı mühre ile cilalamak, parlatmak, düzeltmek.

CELİ

Açık, aşikâr. Parlak, cilalı.

BOŞALMAK

Boş duruma gelmek, içinde bir şey kalmamak, inhilal etmek. Doyuma ulaşmak. Derdini, sıkıntısını birine anlatarak ferahlamak, deşarj olmak. Gevşemek, açılmak. Hayvan, bağından kurtulmak. Dışarıya akmak, dökülmek.

APRELEMEK

Kumaş veya deriyi cilalamak, perdahlamak.

İHTİLALCİ

İhtilal yanlısı ve ihtilal yapan kimse, devrimci.

DEVRİMCİLİK

Belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik yapma. İnkılapçılık. İhtilalcilik.

AYRIŞMA

Ayrışmak işi. Moleküllerin, türlü etkenlerle geçici olarak daha yalın atom ve moleküllere bölünmesi, inhilal.

MERMER

Bileşiminde % 75'ten çok kalsiyum karbonat bulunan, genellikle beyaz, renkli ve damarlısı da olan, cilalanabilen, billurlaşmış kireç taşı. Beyaz ve ince bir tür bez. Bu taştan yapılmış.

MAUN

Tespih ağacıgillerden, Hindistan ve Honduras'ta yetişen büyük bir orman ağacı, akaju (Swietenia mahagoni). Bu ağacın parlak kırmızımtırak renkte, sert ve iyi cilalanan kerestesi. Bu keresteden yapılan.

DEVRİM

Belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik. Çevrilme, katlanma, bükülme. İhtilal. İnkılap.

AHAR

Hattatların kâğıt cilalamak için kullandıkları nişasta ve yumurta akından yapılmış olan özel bir karışım.

APRE

Kumaş ya da derinin cilalanması, perdahlanması. Dokumacılıkta, boyacılıkta cila olarak kullanılan madde.

APRESİZ

Apresi yapılmamış, perdahlanmamış veya cilalanmamış.

LAKE

Lak ile cilalanmış.

KAYIŞ

Bağlamak, tutmak veya sıkmak amacıyla kullanılan, dar ve uzun kösele dilimi. Kol saatinin bileğe bağlanmasını sağlayan, deriden yapılmış gereç. Ustura bilenen cilalı kösele. Kayma işi.