İçinde İLAN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ilan" olan, toplam 44 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ilan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ilan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ilan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

YİLANBOYUNGİLLER, ARABİNOKSİLANLAR

15 harfli kelimeler

METİLKLOROSİLAN

13 harfli kelimeler

YAVUNCİLANMAK

10 harfli kelimeler

ŞİLANLAMAK, İLANKAVIĞI, KİLANGİYOM

9 harfli kelimeler

FİLANTROP, İLANCILIK, İLANİHAYE, ACİLANMAK, BİLANOFOS

8 harfli kelimeler

CAHİLANE, İLANDİLİ, FİLANKES, KSİLANAZ, CİLANKAZ, İLANIAŞK, SEFİLANE, GAFİLANE

7 harfli kelimeler

PİLANYA, AKİLANE, İLANPAS, SUHİLAN, İLANKAÇ, İLANGEÇ, VİLANEL, İLANCIK, İLANCIH, İLANCOH, ADİLANE, BİLANÇO

6 harfli kelimeler

ZİLANI, İLANEN, BİLANİ, KSİLAN, HİLANİ

5 harfli kelimeler

DİLAN, BİLAN, FİLAN, YİLAN, İLANŞ, İLANA

4 harfli kelimeler

İLAN

Bazı kelimelerin anlamları

İLAN

Duyuru. Açıkça bildirme, açıkça duyurma.

İLANDİLİ

Damarlı ve ince yaprakları olan pis kokulu bir ot. Bir çeşit cılız arpa. Zayıf, ipince: Hastalıktan ilandili gibi kaldım.

CAHİLANE

Cahilce.

FİLANKES

Falan kimse. Falan kişi.

KİLANGİYOM

Bağırsak lenf damarlarından köken alan tümör.

YİLANBOYUNGİLLER

Kuşlar (Aves) sınıfının, kürek ayaklılar (Pelecaniformes) takımından, Afrika, Suriye ve Madagaskar'da yaşayan, suya dalıp uzun, sivri gagalarını zıpkın gibi kullanarak balık avlayan, ucu yuvarlak ve uzun kuyruklu türleri olan bir familya. Yılanboyun kuşu (Anhinga rufa) iyi bilinen türüdür.

ŞİLANLAMAK

Teyellemek.

FİLANTROP

İnsansever, insanların iyiliği için çalışan (kimse).

ARABİNOKSİLANLAR

Buğday, çavdar ve tritikalede bulunan, sindirimi zorlaştırarak tane yemin metabolik enerjisi kullanımını düşüren nişasta tabiatında olmayan polisakkaritler.

İLANCILIK

Ticari bir amaçla geniş topluluklara tanıtılmak istenen bir şeyi basın ve yayım yoluyla duyurma işi.

BİLANOFOS

Beyaz toz hâlinde renksiz, kristalize, suda çözünen, böcek öldürücü zehirli bir madde.

İLANKAVIĞI

Dönemeçli yol.

METİLKLOROSİLAN

Silikon eldesinde kullanılan bir madde.

ACİLANMAK

Acılaşmak.

YAVUNCİLANMAK

Yalvarmak.

İLANİHAYE

Sonsuza kadar. Sonsuz.

  -   -   -  

Anlamında İLAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İLAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HAKÇA

Adalete uygun bir biçimde, doğrulukla, adilane.

ANDAL

Bahçe, bağ ve bostanda sulamayı kolaylaştırmak için, toprağın eğimine göre ayrılmış parçalar, maşala, evlek. Evlek sınırı. Bahçe ve bostanlarda evlekler arasındaki su yolu, ark. Sulanan tarla veya bostanda evleklerin suyla dolması, göllenmesi hali: Bahçe andallanıncaya kadar suyu kesme. Pirinç ekmeye elverişli akıntısız, sulak yer, bataklık. Fındığın dövülme zamanı yapılan 40-50 cm. yüksekliğinde ve 80-100 cm. enindeki kabuklu fındık yığını. Tırpan veya makine ile biçilen ekin sapı yığını: Tarlada üç andal ziyan olmuş. Orman içindeki ince uzun mera. Sersem, budala: Ahmet bu sıralarda andallaştı. Filan, falan: Sofraya ekmek, kaşık, andal geldi mi?. Seyrek, aralıklı yapılan iş veya dikiş: Ahmet tarlasını andal sürmüş. Bağ, bahçe sulamak için yapılan hendek, ark. Üzüm bağlarında evlek sırası. Derin su kanalı (Çayağzı). Tütün fidelerinin yetiştirildiği evlek. (Çakallı, Konak, Samsun).

DUYURMAK

Duymasını sağlamak. İlan etmek. Sezdirmek.

DUYURULMAK

Duyulmasını sağlamak. İlan edilmek.

CAHİLCE

Cahile yakışır bir biçimde, cahilcesine, cahilane.

DEKLARASYON

Bildirme, duyurma, ilan etme. Bildiri. Mal bildirimi.

SEFERBERLİK

Bir ülkenin silahlı kuvvetlerini savaşa hazır duruma getiren, ülkenin ekonomisini, yönetimini savaş gereklerine uyacak duruma sokan hazırlık ve önlemlerin tümü. Bu durumun ilan edildiği veya savaşın sürdüğü dönem.

AFİŞ

Bir şeyi duyurmak veya tanıtmak için hazırlanan, kalabalığın görebileceği yere asılmış, genellikle resimli duvar ilanı, ası. Oyunların tanıtılmasında kullanılan çeşitli biçimde ve kimi kez resimli duvar ilânı.

CAR

Çağrı, tellal ile duyurma. Tehlike durumu. İlan. Kadınların örtündükleri çarşaf, zar (III).

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

YAYIMLAMAK

Kitap, gazete, dergi vb. şeyleri basmak ve dağıtmak, neşretmek. Resmen bildirmek, açıklamak, ilan etmek. Bir yazıya, habere, resme gazetede yer vermek. Dinlenilecek, görülecek şeyleri radyo ve televizyonla sunmak, bildirmek, duyurmak.

ALAFAT

Çok büyük: Dün alafat bir yılan gördüm. Çok iri ve korkunç: Alafat bi ilan gördüm.

FALAN

Söylenmesi istenmeyen veya gerekli görülmeyen bir özel adın yerini tutan kelime, filan. Tarih, yer, kişi vb.nin önüne gelerek tekrarlanmak istenmeyen sözlerin yerine kullanılan kelime. Cümlede belirtilen nesne veya nesnelerden sonra gelerek "ve benzerleri" anlamında kullanılan bir söz.

İFLAS

Borçlarını ödeyemediği mahkeme kararı ile tespit ve ilan olunan iş adamının durumu, batkı, batkınlık, müflislik. İşlevini ya da görevini yapamama. Yenilgiye uğrama, değerini yitirme.

DUYURU

Herhangi bir olguyu, bir işi, bir durumu duyurmak için yayımlanan yazılı veya sözlü haber, ilan.

CARLAMAK

Bağırarak konuşmak. Çok söylemek. Nara atmak, haykırmak. İlan etmek, duyurmak.

YAFTALAMAK

Yafta asmak. Etiketlemek. Duyurmak, ilan etmek.

TANZİMAT

İdari işlerin düzeltilmesi için alınan önlemlerin ve uygulamaların tamamı. Sultan Abdülmecit zamanında, 1839'da Gülhane Hattıhümayunu adıyla anılan bir fermanla ilan edilen, yönetimi iyileştirme tasarısı ve bu iyileştirmenin yapıldığı dönem.

FALANINCI

Söylenmesi gerekli görülmeyen sıra sayısı yerine kullanılan bir söz, filanıncı.

AKILLICA

Akla yakın, doğru, makul. (akıllı'ca) Akla yakın, doğru bir biçimde, akıllıcasına, akilane.