Kelimeler arşivinde; içinde "ilas" olan, toplam 37 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ilas bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ilas ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ilas olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
FOTOFOSFORİLASYON
HİPERVENTİLASYON, ELEKTROEPİLASYON, DEKARBOKSİLASYON
HİPOVENTİLASYON, DEFOSFORİLASYON
GLİKOZİLASYON, FOSFORİLASYON, OTOMOTİLASYON
DİSİMİLASYON, STROBİLASYON
ASİMİLASYON, FİBRİLASYON, DİSTİLASYON, ASETİLASYON, KOMPİLASYON, SİNTİLASYON, VENTİLASYON
NÖRİLASYON, CİLASIZLIK, OPPİLASYON, METİLASYON
MUMCİLASI, BİLASEBEP, EPİLASYON
DİLASYON
İLASANA, İLASDİK, CİLASIZ, CİLASIN, İHTİLAS, CİLASUN, ZİMİLAS
İLAS
Et kesmeye yarayan bir çeşit bıçak. İlyas.
GLİKOZİLASYON
Glikozil gruplarıyla bağlantıların oluşumu.
DİSİMİLASYON
Benzeşmezlik.
ELEKTROEPİLASYON
Tirişiazis, diştiazis ve ektopik silya gibi göz kapağında görülen fazla ve zararlı kirpiklerin kıl folükülleri içine girilip elektirik akımıyla yakılarak uzaklaştırılması.
DEKARBOKSİLASYON
Bir amino asitten karbondioksidin uzaklaştırılması. Bir molekülden karboksil grubunun ayrılması. Yapısında karboksil grubu bulunan bileşiklerin bu grubu kaybetmesi olayı.
FOTOFOSFORİLASYON
Fotosentez sırasında ışık enerjisi kullanılarak ATP teşekkülü. Fotosentez sırasında ışık enerjisi kullanılarak ATP'nin oluşumu, fotosentetik fosforilasyon. Fotosentez esnasında kloroplastlarda ışık enerjisi kullanılarak ADP'nin ATP'ye dönüştürülmesi.
DEFOSFORİLASYON
Proteine bağlanarak aktifleşmesini sağlayan fosfat molekülünün, fosfataz enzimi ile koparılması olayı.
HİPERVENTİLASYON
Kan normal gaz seviyesini korumak için gerekli olan hava giriş çıkışının normal düzeyin üzerinde gerçekleşmesi. Alveollerdeki hav giriş çıkışını metabolik gereksinimin üzerinde olması sonucunda alveol karbondioksit basıncının azalması ve oksijen basıncının artması.
ASİMİLASYON
Özümleme. Benzeşme. Farklı kökenden gelen azınlıkları veya etnik grupları, bunların kültür birikimlerini, kimliklerini baskın doku ve yapı içinde eriterek yok etme.
DİSTİLASYON
Damıtma. Ham protein analiz yönteminin ikinci basamağı. Bir sıvıyı önce buhar durumuna getirme ve daha sonra soğutarak yeniden sıvı hâline getirerek temizleme.
STROBİLASYON
Sestodlardaki strobila gibi tomurcuklanmayla zoit zincirinin oluşumu.
ASETİLASYON
Asetil koenzim-A'daki asetil grubunun ilaçların amin grubuna aktarılmasıyla oluşan karaciğerdeki biyotransformasyon mekanizmalarından biri.
FİBRİLASYON
Kalpte kulakçık ve karıncık kaslarının düzensiz olarak çırpınma tarzında dakikada 300-600 arasında değişen titreşimlerinden ileri gelen bir ritim bozukluğu.
FOSFORİLASYON
Bir moleküle fosfat grubu eklenmesi. Bir gruba fosfat grubu eklenmesi.
OTOMOTİLASYON
Çok şiddetli kaşıntılarda görülen, hasta hayvanın kaşınan kısımlarını ısırıp koparması.
HİPOVENTİLASYON
Kan normal gaz seviyesini korumak için gerekli olan hava giriş çıkışının normalin altında gerçekleşmesi. Alveollerdeki hava giriş çıkışının metabolik gereksinimin altında olması sonucu alveol karbondioksit basıncının artması ve oksijen basıncının azalması.
Bu bölümde tanımı içerisinde İLAS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ETANOLAMİN
Serin aminoasidinin dekarboksilasyonuyla oluşan ve fosfolipit üretiminde kullanılan biyolojik amin, 2-aminoetanol, monoetanolamin. Hücre zarlarındaki fosfatidil etanolaminin yapısında bulunan küçük hidrofil bir molekül.
KAŞKORSE
Ten üzerine giyilen ince kadın fanilası.
FİNİSH
Gitar boya veya cilasının dışarıdan görünen katı.
BROMETALİN
Hayvanlarda oksidatif-fosforilasyon kenetini kırarak etkiyen, beyin ve omurilikte ödeme neden olan ve fare zehri olarak kullanılan dinitroanilin yapıda bir bileşik.
CİLALI
Cilası olan, cila sürülmüş, cila ile parlatılmış, mücella.
BULİMUS
Bulimidae ailasinde bulunan tatlı su salyangozu cinsi, Bithynia.
OJE
Türlü renklerde tırnak cilası.
ÖZÜMLEME
Özümlemek işi, yapım, temessül, temsil, asimilasyon, anabolizma, yadımlama karşıtı. Edinilmiş bilgileri kendi öz malı durumuna getirme, özümseme.
MUMLAMAK
Bal mumu sürmek, bal mumuna batırmak. Mühürlemek, mühür mumu sürmek. Mum cilası yapmak.
CİLASIZ
Cila sürülmemiş veya cilası kalmamış olan.
AGMATİN
Bağırsaklarda mikroorganizmaların etkisiyle oluşan, arjininin dekarboksilasyon ürünü.
GOMALAK
Mobilya cilası ve zamk yapımında kullanılan, alkolde eriyen bir tür hayvansal reçine.
BENZEŞME
Benzeşmek işi, analoji. Kelime içinde, yan yana düşen iki sesten birinci sesin ikincisinin etkisiyle değişmesi, dönüşme, asimilasyon: yurt-daş yurttaş, çarşanba çarşamba, o + bir öbür gibi.
BENZEŞMEZLİK
Bir kelimede bulunan aynı veya benzeri seslerden birinin değişikliğe uğraması, disimilasyon: Kınnap kırnap, attar aktar gibi.
BALMUMU
Bal peteğinde arıların yaptığı, çok miktarda mirisil palmitat, serotik asit ve esterleri ve bazı yüksek karbon parafinleri içeren, mobilya cilası, ayakkabı cilası, sentetik meyve, kozmetikte krem yapımında kullanılan bir mum.
CİLASIZLIK
Cilasız olma durumu.
DİLATASYON
Genişleme. İçi boş organların genişlemesi, dilasyon.
DOPAMİN
Yokluğu ya da eksikliği Parkinson hastalığına sebep olan, L-dopanın karboksilasyonu ile oluşan, tirozin metabolizmasının ara ürünü olan, merkezi sink sisteminin bir nörotransmitteri; 3,4-dihidroksifenilamin ya da hidroksitiramin. Kimi otonom sinirlerinin ganliyonlarında, beynin bazı bölgelerinde sinir hücrelerinin uçlarından ve az miktarda böbrek üstü bezi medullasından salınan nörotransmiter madde, hidroksitiramin, 3,4-dihidroksifeniletilamin. Kalp kasının kasılma gücünü artırmasından dolayı özellikle dolaşım şokunun tedavisinde kullanıla ilaç.
AŞIRMA
Aşırmak işi. Özellikle para aşırma, aşırtı, ihtilas. Küçük kazan, kova, bakraç. Aşırılmış. Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını benimseyip değişik bir biçimde anlatma, intihal. Yapı çatılarında uzun mertek, aşık.
EMİLİM
Sindirilmiş besinlerin vücudun çeşitli bölgelerine taşınmak üzere, sindirim kanalının epitelyum hücreleri tarafından emilmesi. Bir maddenin diğer bir maddenin içine alınması, absorbsiyon. Vücuda alınan bir maddenin değişik mekanizmalarla doku veya hücre içerisine alınması, asimilasyon, soğurma, absorbsiyon, Halk dilinde imtisas. Işınların madde tarafından tutulması.