HAMU ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "hamu" olan, toplam 34 adet kelime bulunmaktadır. hamu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu hamu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hamu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

HAMURLUBEŞLER

12 harfli kelimeler

HAMURLUÜÇLER

11 harfli kelimeler

HAMURLANMAK, HAMURLAŞMAK

10 harfli kelimeler

HAMURLAMAK, HAMURKESEN, HAMURLANMA, HAMURCULUK, HAMURLAŞMA, HAMURALACA

9 harfli kelimeler

HAMURBOYA, HAMURTMAH, HAMURUMSU, HAMURYAĞI, HAMURLAMA

8 harfli kelimeler

HAMURLUK, HAMURSUZ, HAMUÇARA, HAMURKAR, HAMURDAN, HAMURAŞI, HAMUKERA, HAMUKARA

7 harfli kelimeler

HAMURCU, HAMURLU, HAMULUS, HAMURSU, HAMUSLU

6 harfli kelimeler

HAMULİ, HAMULE

5 harfli kelimeler

HAMUR, HAMUS, HAMUT

4 harfli kelimeler

HAMU

Bazı kelimelerin anlamları

HAMU

Kamu, bütün, hep. Hamur.

HAMURLAMA

Hamurlamak işi.

HAMURLANMAK

Hamura bulanmak.

HAMURUMSU

Hamursu.

HAMURCULUK

Hamurcunun yaptığı iş.

HAMURLAŞMA

Hamurlaşmak işi.

HAMURLUBEŞLER

Kırşehir ili, Göllü bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

HAMURBOYA

(Resim) Ressamın, boya tablası üzerinde resmine sürmek üzere hazırladığı hamur kıvamındaki yağlıboyaya verilen ad.

HAMURYAĞI

Zeytinden çıkarılan yağ.

HAMURLUÜÇLER

Kırşehir kenti, Göllü nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

HAMURLANMA

Hamurlanmak işi.

HAMURLAMAK

Hamur sürmek. Tencereden buğu çıkmasını önlemek için kenarını hamurla sıvamak. İyi pişmemiş ekmeği yedikten sonra hastalanmak.

HAMURKESEN

Elâzığ ili, Çan nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Iğdır ili, Tuzluca belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Şanlıurfa şehrinde, Akziyaret nahiyesine bağlı bir bölge. Van ili, Güzelsu bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

HAMURTMAH

Dargın durmak, surat asmak: Bize darıldı homurtusuna baksana.

HAMURALACA

Hamur kesen bir çeşit delikli araç.

HAMURLAŞMAK

Hamur kıvamı almak, gevşemek.

  -   -   -  

Anlamında HAMU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HAMU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇULLAMA

Çullamak işi. Tavşan ve kuzu eti ile kızartılmış hamur yemeği.

BOZA

Arpa, darı, mısır, buğday vb. tahılların hamurunun ekşitilmesiyle yapılmış olan koyuca, tatlı veya mayhoş içecek.

BATONSALE

Tuzlu hamurdan yapılmış olan ince uzun çubuk.

BÖREK

Açılmış hamurun veya yufkanın arasına, peynir, kıyma, ıspanak vb. konularak çeşitli biçimlerde pişirilen hamur işi.

DİLBERDUDAĞI

Dudak biçiminde hazırlanan bir hamur tatlısı.

ÇEKMEK

Bir şeyi tutup kendine ya da başka bir yöne doğru yürütmek. Atmak, vurmak. Taşıma gücü olmak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Kaçan ilmeği örmek. Asmak. Herhangi bir engel kurmak. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. İmbik yardımı ile elde etmek. Hoşa gitmek, sarmak. Tartıda ağırlığı olmak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Yollamak. İçine almak, emmek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Daralıp kısalmak. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Germek. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Aynısını yazmak veya çizmek. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Öğütmek. Çizgi durumunda uzatmak. Boya, badana vb. sürmek. Döşemek. Yürütmek, sürmek. Yol, ay sürmek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Örtmek, giymek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Herhangi bir anlama almak. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. İçki içmek. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak.

ANASON

Maydanozgillerden, kokulu tohumu hamur işlerinde ve rakı yapımında kullanılan bir bitki (Pimpinella anisum).

BEZELEMEK

Hamur topağı yapmak.

DÖKÜNTÜ

Dökülmüş, saçılmış şeyler. Değersiz, bayağı, ayaktakımından olan kimse. Kâğıtçılıkta üretimin herhangi bir safhasında ıskartaya çıkan, genellikle tekrar hamur durumuna getirilen, yaş ve kuru biçimleri olan kâğıt veya karton artığı. Bazı hastalıklarda görülen çıban, leke, uçuk, kızarıklık vb. belirti. Deniz yüzüne yakın, üzerinde dalgaların çatladığı kaya kümesi. Parçalanan taşların yamaç aşağı kayması, yuvarlanması, etekte birikmesiyle oluşan yer. İşe yaramayan, değersiz, kötü, berbat. Bir topluluktan geri kalmış kimseler. Bozuntu.

ARABAŞI

Hindi veya tavuk etiyle hazırlanan, pişmiş ve dondurulmuş hamur ile birlikte yenen çorba.

BEZE

Yara veya çıban sebebiyle vücudun herhangi bir yerinde oluşan şişkinlik, gudde. Hamur topağı, pazı. Yumurta akı ve pudra şekeri ile yapılmış olan bir çeşit pasta türü.

BULAMAÇ

Sulu, cıvık hamur. Karışık, oradan buradan toplanmış. Bu koyulukta yapılmış olan çeşitli hamur yemekleri.

BİNİT

Binilecek taşıt ya da hayvan. Hamur durumundaki ekmeklerin, fırına atılmadan önce içine konulduğu oyuk gözlü tahta.

ÇÖREK

Az yağlı, bazen şekerli ve yumurtalı, gevrekçe bir hamur işi. Kurs.

BOYOZ

Kuş yuvası biçimi verilmiş milföy hamurunun içine kıyma, patates, peynir vb. malzemeler konulduktan sonra üzerine pudra şekeri veya tahin dökülerek hazırlanan bir börek türü.

BÜLBÜLYUVASI

Daire biçiminde, ortası çukur ve bu çukur yere piştikten sonra dövülmüş Antep fıstığı konulan bir hamur tatlısı türü.

BEYAZLATMA

Beyazlatmak işi, ağartma. Kâğıtçılıkta parlaklığın iyileştirilmesi için hamur bileşenlerinin renginin az veya çok oranda değiştirilmesi, giderilmesi.

AKITMA

Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.

BÜLBÜLKONAĞI

Bir hamur tatlısı türü.

DÖKMEK

Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak. Bir şeyi yok etmek için atmak. Kullanmak, harcamak, sarf etmek. Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak. Saçmak, serpmek. Çok söylemek. Teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek. Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak. Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak. Belli bir yere boşaltmak. Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak. Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek. Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak. Yakmak, tutuşturmak. Salmak, bırakmak. Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek. Akıtmak, düşürmek.