Kelimeler arşivi içinde; başında "hana" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. hana ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu hana ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hana olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HANAHMET, HANAYLIK
HANAĞZI, HANAYLI, HANAZİR
HANALP, HANAYI
HANAH, HANAK, HANAV, HANAY
HANA
HANA
Halı, kilim ya da bez dokuma tezgâhı. Şaşma bildirir ünlem, vay. Hani: Hana benim papuçlarım. "doğrusunu söylemek gerekirse" anlamına. Hane, ev. Hane, ev, bk. hanâ. Halı, kilim, namazlağa ya da bez tezgâhı. (Amasya; Susuz, Bölükbaşı Selim Kars; Yeşilova Aksaray Niğde).
HANAHMET
Erzurum ili, Pasinler ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
HANAZİR
Aktinomikozis.
HANAĞZI
Gaziantep şehri, İslâhiye belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
HANAY
İki ve daha çok katlı ev. Sofa, hol. Avlu.
HANAH
Hamur tahtası.
HANAYLI
Ufak buğday. Önünde çardak bulunan ev.
HANAYLIK
Sofa, hol, koridor.
HANAK
Ardahan iline bağlı ilçelerden biri.
HANALP
Yiğit, cesur hükümdar.
HANAV
Tohumun bitmesine elverişli nemli toprak.
HANAYI
Tahıl ölçü birimleri.
Bu bölümde tanımı içerisinde HANA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KAPUSKA
Etle pişirilmiş lahana yemeği.
TURPGİLLER
İki çeneklilerden, turp, hardal, lahana, karnabahar, kaşık otu vb. bitkileri içine alan geniş bir familya.
AVLU
Bir yapının veya yapı grubunun ortasında kalan üstü açık, duvarla çevrili alan, hayat, hanay, sahn.
SARMA
Sarmak işi. Lahana, pazı ve üzüm yaprağının hazırlanan içle sarılmasıyla yapılmış olan etli veya zeytinyağlı yemek. Bir ayakta alınan, paralel veya dik olarak dikmelerin üzerine yerleştirilen direk. Saran, içine alan şey, zarf. Sarılarak yapılan. Çevirme.
KOÇAN
Marul, lahana vb. sebzelerde yaprakların çıktığı sert gövde. Mısırın tanelerini taşıyan, üzeri yaprakla sarılı, püsküllü meyvesi. Belge, izin belgesi. Defter biçimindeki makbuz ve biletlerin zımbalı bölümü koparıldıktan sonra cilde bağlı kalan parçası. Mısırın taneleri atıldıktan sonra kalan sert bölüm. Tapu senedi.
KELEM
Lahana.
GÖCE
Tarhana, bulgur yapmak için kullanılan kabuğu soyulmuş ve kırılmış buğday. Yarılmış ve kırılmış bulgurdan yapılmış olan çorba.
AKPAS
Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida).
KARALAHANA
Yaprakları koyu yeşil olan bir tür lahana.
DÜRME
Dürmek işi. Lahana. Gözleme.
GÖBEKLİ
Karnı yağlanıp şişmanlamış. Yaprakları büyüyüp sıklaşmış (marul, lahana).
BAŞLAHANA
Yaprakları sıkı, yuvarlak başlı lahana (Brassica oleracea).
BATIRIK
Köftelik bulgur, dövülmemiş ceviz içi, soğan, domates, nane, maydanoz, tahin ve limon suyu kullanılarak yapılan, taze asma yaprağı veya lahanaya sarılarak yenilen bir salata türü.
TARHANALIK
Tarhana yapmaya ayrılmış.
KARNABAHAR
Turpgillerden, çiçekleri etli ve tanecikli bir görünüşte olan, yaprakları lahana yaprağına benzeyen, sebze olarak kullanılan bir bitki (Brassica oleracea botrytis).
TARHANA
İçine domates, biber, soğan, kokulu otlar, süt veya yoğurt katılan, bulgur, mayalanmış ve kurutularak ufalanmış hamur vb.nden yapılmış olan çorba malzemesi. Tarhana çorbası.
TESPİH
"Süphanallah" sözünü söyleme. Belirli dinî sözleri tekrarlamak veya elde oyalanmak için kullanılan, türlü maddelerden boncuk biçiminde yapılmış, genel olarak otuz üç veya doksan dokuz taneden oluşmuş dizi.
GÖBEKLENMEK
Karnı yağlanıp şişmanlamak. Marul, lahana yaprakları büyüyüp sıklaşmak.
OVMAÇ
Hamuru ovalayarak yapılmış olan kırıntılarla pişirilmiş çorba. Taze tarhana.
KIRMIZILAHANA
Rengi kırmızı olan bir tür lahana.