Kelimeler arşivi içinde; sonunda "hana" olan, toplam 62 adet kelime bulunmaktadır. Sonu hana ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında hana olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde hana olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KIRMIZILAHANA
YEMEYHHANA, KARALAHANA, TEMBELHANA, BARDELHANA, BEYTUFHANA
BAŞLAHANA, TOYLAHANA, SEYİSHANA, MEMİŞHANA, MAPISHANA, DADILHANA, CAHCAHANA, BEZİRHANA, ANDERHANA, ABDASHANA
VARIHANA, UMUMHANA, KADAHANA, ORDAHANA, DABAHANA, SALAHANA, ŞİREHANA, EZZAHANA
KUŞHANA, BERHANA, MEYHANA, PARHANA, ŞARHANA, ŞEŞHANA, ŞİRHANA, TAVHANA, TARHANA, TOKHANA, TOPHANA, TOVHANA, BARHANA, DAYHANA, BEŞHANA, BOYHANA, CAPHANA, ARAHANA, KERHANA, GAFHANA, GALHANA, GUŞHANA, HIRHANA, İLİHANA, İLAHANA
ŞAHANA, MAHANA, BAHANA, LAHANA, CAHANA, AŞHANA, TOHANA, TAHANA, DAHANA, HAHANA
AHANA, BHANA
HANA
HANA
Halı, kilim ya da bez dokuma tezgâhı. Şaşma bildirir ünlem, vay. Hani: Hana benim papuçlarım. "doğrusunu söylemek gerekirse" anlamına. Hane, ev. Hane, ev, bk. hanâ. Halı, kilim, namazlağa ya da bez tezgâhı. (Amasya; Susuz, Bölükbaşı Selim Kars; Yeşilova Aksaray Niğde).
DADILHANA
Geniş oda, koğuş, hangar.
YEMEYHHANA
Yemekhane.
BAŞLAHANA
Yaprakları sıkı, yuvarlak başlı lahana (Brassica oleracea).
SEYİSHANA
Erkek evinin yaptığı çeyizi gelin evine götürme işi.
TOYLAHANA
At ahırı, tavla.
ANDERHANA
Kızılcık büyüklüğünde, kırmızı, tüylü meyvası olan ve yaprakları defne yaprağına benziyen bir çeşit ağaç.
KIRMIZILAHANA
Rengi kırmızı olan bir tür lahana.
MEMİŞHANA
Ayakyolu, hela.
BEYTUFHANA
Yetimhane.
BARDELHANA
Genelev.
BEZİRHANA
Bulgurun ve buğdayın üst kabuklarının ayrılması için, içinde dövüldükleri, hayvanla çekilen büyük taş dibek.
MAPISHANA
Hapishane.
CAHCAHANA
Mısır tarlalarını domuzdan korumak için kullanılan ve gürültü yapan bir aygıt.
KARALAHANA
Yaprakları koyu yeşil olan bir tür lahana.
TEMBELHANA
Tembel yuvası.
Bu bölümde tanımı içerisinde HANA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
OVMAÇ
Hamuru ovalayarak yapılmış olan kırıntılarla pişirilmiş çorba. Taze tarhana.
DÜRME
Dürmek işi. Lahana. Gözleme.
TARHANALIK
Tarhana yapmaya ayrılmış.
KAPUSKA
Etle pişirilmiş lahana yemeği.
TURPGİLLER
İki çeneklilerden, turp, hardal, lahana, karnabahar, kaşık otu vb. bitkileri içine alan geniş bir familya.
AKPAS
Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida).
TARHANA
İçine domates, biber, soğan, kokulu otlar, süt veya yoğurt katılan, bulgur, mayalanmış ve kurutularak ufalanmış hamur vb.nden yapılmış olan çorba malzemesi. Tarhana çorbası.
KELEM
Lahana.
GÖCE
Tarhana, bulgur yapmak için kullanılan kabuğu soyulmuş ve kırılmış buğday. Yarılmış ve kırılmış bulgurdan yapılmış olan çorba.
AKTİNOMİKOZİS
Sığırlarda, seyrek olarak atlarda, domuzlarda, koyunlarda, köpeklerde ve insanlarda, yüz kemiklerinde, özellikle de alt ve üst çene kemiklerinde, granülomlu yangıyla belirgin, Actinomyces bovis, tarafından oluşturulan, bulaşıcı, kronik seyirli bakteriyel hastalık, Halk dilinde kel yara, hanazir, domuzbaşı.
AVLU
Bir yapının veya yapı grubunun ortasında kalan üstü açık, duvarla çevrili alan, hayat, hanay, sahn.
ALTINEMEK
Ardahan şehri, Hanak ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
SARMA
Sarmak işi. Lahana, pazı ve üzüm yaprağının hazırlanan içle sarılmasıyla yapılmış olan etli veya zeytinyağlı yemek. Bir ayakta alınan, paralel veya dik olarak dikmelerin üzerine yerleştirilen direk. Saran, içine alan şey, zarf. Sarılarak yapılan. Çevirme.
TESPİH
"Süphanallah" sözünü söyleme. Belirli dinî sözleri tekrarlamak veya elde oyalanmak için kullanılan, türlü maddelerden boncuk biçiminde yapılmış, genel olarak otuz üç veya doksan dokuz taneden oluşmuş dizi.
ABUR
Obur, çok yiyen. Kaba, anlayışsız, vurdumduymaz. Küçük çocukların kasık ve koltuk altlarına pudra yerine sürülmek üzere nane, mersin, kekik, gül ve cennet süpürgesi yapraklarının döğülmesinden elde edilen toz. Namus, şeref, haysiyet. Kılık, kıyafet, biçim. Öğme, medih. Karalâhana, fasulye ve mısır unu ile yapılan bir çeşit yemek. Kekliklerin gelme zamanında ilk gelen keklikler.
GÖBEKLİ
Karnı yağlanıp şişmanlamış. Yaprakları büyüyüp sıklaşmış (marul, lahana).
GÖBEKLENMEK
Karnı yağlanıp şişmanlamak. Marul, lahana yaprakları büyüyüp sıklaşmak.
KARNABAHAR
Turpgillerden, çiçekleri etli ve tanecikli bir görünüşte olan, yaprakları lahana yaprağına benzeyen, sebze olarak kullanılan bir bitki (Brassica oleracea botrytis).
KOÇAN
Marul, lahana vb. sebzelerde yaprakların çıktığı sert gövde. Mısırın tanelerini taşıyan, üzeri yaprakla sarılı, püsküllü meyvesi. Belge, izin belgesi. Defter biçimindeki makbuz ve biletlerin zımbalı bölümü koparıldıktan sonra cilde bağlı kalan parçası. Mısırın taneleri atıldıktan sonra kalan sert bölüm. Tapu senedi.
BATIRIK
Köftelik bulgur, dövülmemiş ceviz içi, soğan, domates, nane, maydanoz, tahin ve limon suyu kullanılarak yapılan, taze asma yaprağı veya lahanaya sarılarak yenilen bir salata türü.