Kelimeler arşivi içinde; başında "gı" olan, toplam 1029 adet kelime bulunmaktadır. gı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu gı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GIRTLAKSILLAŞMA
GILIKLANDIRMAK
GICIRDATILMAK, GINDILLANINAK, GIRTLAKLAŞMAK, GIZIRĞALANMAK, GIZIRİKLENMEK
GICIRDATILMA, GILDIRLANMAK, GIMRANDIRMAK, GINCIHLANMAH, GINCIKLANMAK, GINCILLANMAK, GINDILLANMAK, GINDIRLANMAK, GIRGIRLATMAK, GIRMALILETİN, GIRTIKLANMAK, GIRTLAKLAMAK, GIRTLAKLAŞMA, GIRTLAKLAYIŞ, GIVRIKTIRMAK, GIVRIŞTIRMAK, GIVŞIRLANMAK, GIYDIŞLANMAK, GIYGAŞTIRMAK, GIYNAŞTIRMAK
GICIKLANMAK, GICILLANMAK, GICIRDATMAK, GICIRGANMAK, GICIRLANMAK, GICIRTDADAN, GIDAKSINMAK, GIDAKTIRMAK, GIDIKLANMAK, GIDILDANMAK, GIDİKLENMEK, GIGIŞTIRMAK, GILAĞILAMAK, GILAVLANMAK, GILDIRDAMAK, GILDIRGICIK, GILDIRGICİK, GILDIRGÜCÜK, GILDIRİNCİK, GILDIRLAMAK, GILLANMAMAK, GILLASLAMAK, GILLIGIŞSIZ, GIMIŞTATMAK, GIMIŞTIRMAK, GINAŞTIRMAK, GINCINLAMAH, GINCIRDAYIK, GINCİKLEMEK, GINDIILAMAK, Devamını Oku »»
GIBGIZARIH, GICIKLAMAK, GICIKLANMA, GICIKLAYIŞ, GICILDAMAK, GICINLAMAK, GICIRANCIK, GICIRDAMAK, GICIRDATMA, GICIRDAYIŞ, GICIRLAMAK, GICIRTISIZ, GICITLAMAK, GIÇINLAMAK, GIDAKLAMAK, GIDAKLAYIŞ, GIDASIZLIK, GIDIHLAMAH, GIDIKLAMAK, GIDIKLANMA, GIDIKLAYIŞ, GIDILANMAK, GIDILDAMAK, GIFILDAMAK, GIFIRDAMAK, GIĞILLAMAK, GIĞIŞDAMAK, GIĞIŞTAMAK, GIJILDAMAK, GIKGILAMAK, Devamını Oku »»
GIBIRTMAK, GICIKLAMA, GICILAMAK, GICILIMAK, GICILTDAK, GICIMADEN, GICIRAMAH, GICIRDAMA, GICIRTDAK, GICIRTILI, GICIRTMAÇ, GIÇGIRMAK, GIÇKIRMAK, GIDAKLAMA, GIDIGISTI, GIDIKLAMA, GIDILAMAK, GIGILAMAK, GIHBEŞLİK, GIJGIRMAK, GIJGURMAH, GIJĞIRMAK, GIJKURMAK, GILABADAN, GILDIRDAK, GILDIRGIÇ, GILDIRĞIŞ, GILDIRMAK, GILGUYRUH, GILİSTRİK, Devamını Oku »»
GIBITMAK, GICARMAK, GICIHMAK, GICIKLIK, GICINMAK, GICIRDAK, GICIRDEK, GICIRGAÇ, GICIRLIK, GICIRTAN, GICIRTIM, GICIRTMA, GICIŞMAK, GICITMAK, GICLAMAK, GIÇLAMAK, GIDAKMAK, GIDALMAK, GIDIGIDI, GIDIKLIK, GIDIMCIK, GIDIMCUK, GIDIŞGIN, GIDLAMAK, GIFFADAK, GIFILDAK, GIGILMAK, GIGIRMAK, GIĞILAMA, GIĞILCIM, Devamını Oku »»
GIBGIBI, GIBIRGI, GIBITLI, GICARÇI, GICIKÇA, GICIMAH, GICIMIK, GICIRAK, GICIRAN, GICIRGA, GICIRGI, GICIRIK, GICIRIM, GICIRİK, GICIRLI, GICIRTI, GICİRİK, GIÇILDI, GIDALAK, GIDANAK, GIDASIZ, GIDIBIK, GIDILIK, GIDIMAN, GIDIMIK, GIDIREL, GIDIRIK, GIFIDAK, GIGALAK, GIGILIK, Devamını Oku »»
GIBAŞI, GIBÇIK, GIBILE, GIBİYH, GIBRIZ, GICEVİ, GICILI, GICINE, GICIRA, GICIVA, GICİME, GIÇMUH, GIDALI, GIDIMA, GIDIRA, GIDİLİ, GIDİYH, GIDMIR, GIGART, GIGIRT, GIĞİCİ, GIJDİK, GIJGIJ, GIKKIZ, GILADE, GILAĞI, GILAĞU, GILALI, GILAMA, GILAPA, Devamını Oku »»
GIBAL, GIBIK, GIBIŞ, GIBIT, GIBLA, GIBLE, GIBRA, GICAN, GICIG, GICIH, GICIK, GICIM, GICIR, GICİK, GICRA, GIÇÇI, GIÇIR, GIÇUK, GIDAK, GIDAL, GIDAM, GIDAN, GIDEŞ, GIDIF, GIDIG, GIDIH, GIDIK, GIDIL, GIDIM, GIDIŞ, Devamını Oku »»
GIBI, GICA, GICI, GIDA, GIDI, GIGA, GIGI, GIGİ, GIIŞ, GIKA, GIKI, GILA, GILE, GILI, GILİ, GILT, GILU, GIMI, GIMİ, GINA, GINÇ, GIRA, GIRÇ, GIRH, GIRK, GIRO, GIRR, GIRS, GIRT, GIRZ, Devamını Oku »»
GIC, GIÇ, GID, GIF, GIG, GIĞ, GII, GIJ, GIK, GIL, GIN, GIR, GIS, GIŞ, GIT, GIV, GIY, GIZ
GI
GI
Be...' Hey...' gibi çağırma, seslenme ünlemi (kadınlar için kullanılır): Gı Ayşe buraya gel. Deve, keçi, koyun ve benzerleri Hayvanların pisliği. Kız.
GINCIKLANMAK
Birine hoş görünmek için hafif hareketler yapmak, yaltaklanmak. Yemek borusu içten içe kaşınmak.
GICIRDATILMA
Gıcırdatılmak işi.
GICIRDATILMAK
Gıcırdatma işi yapılmak.
GIMRANDIRMAK
Dua etmek.
GIZIRĞALANMAK
Cimrilik etmek.
GILIKLANDIRMAK
İsteklendirmek.
GIRTLAKLAŞMAK
Birbirinin gırtlağına sarılarak dövüşmek.
GINCIHLANMAH
Nefes borusuna bir şey kaçarak devamlı öksürmek.
GIRTLAKSILLAŞMA
Bir sesin çeşitli etkenler altında gırtlak sesine dönüşmesi olayı. Yazı dilimizde görülmeyen bir olaydır. Bazı Anadolu ağızlarında özellikle Orta ve Doğu Anadolu ağızlarında k>h, k>g>g şeklinde örnekler verir: yakışı>yakşı>yahşı, dakuz>dohuz, bakacak>bahacah; kardeş>gardaş>gardaş, koyun>goyun>goyun vb.
GIZIRİKLENMEK
Bir şey ateş karşısmda büzülmek.
GINDILLANINAK
Yuvarlanmak.
GINDILLANMAK
Yuvarlanmak. Yuvarlanmak; düşmek.
GINCILLANMAK
Oyalanmak: Ne gıncıllanıp duruyor.
GINDIRLANMAK
Yuvarlanmak.
GILDIRLANMAK
Yuvarlanmak (Erzincan Merkez).
Bu bölümde tanımı içerisinde GI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
ADENİT
Ak kan bezi yangısı.
ABECE
Alfabe. Başlangıç.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
AĞABEY
Büyük erkek kardeş, ağa, aka, ede, efe. Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
AKLAMAK
Suçsuz veya borçsuz olduğu yargısına vararak birini temize çıkarmak, tebriye etmek, ibra etmek.
AFYONLU
İçinde afyon bulunan. Dalgın, uyuşmuş, uyuşuk (kimse). Afyon yutmuş.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
ADEMELMASI
Gırtlak çıkıntısı.
AKIMÖLÇER
Bir elektrik akımının şiddetini ölçmeye yarayan aygıt, amperölçer, ampermetre.
AKKARAMAN
Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ADAPTÖR
Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.
AKITMA
Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ADRENALİN
Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.
AĞIRLAMAK
Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.