Kelimeler arşivi içinde; sonunda "go" olan, toplam 53 adet kelime bulunmaktadır. Sonu go ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında go olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde go olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
FİBROKARTİLAGO
İNTERTRİGO
KARTİLAGO, BABAFİNGO, ZAMAZİNGO
VİTİLİGO, İMPETİGO, FLAMİNGO
AMBARGO, VERTİGO, LUMBAGO, PİYANGO, OTURAGO, DAVULGO, LARENGO, LENTİGO
LOLİGO, İNDİGO, DURUGO, LANUGO, CİLAGO, ALBUGO, ORONGO
LARGO, MARGO, OLİGO, ORİGO, LANGO, AMİGO, PANGO, İMAGO, GÖMGO, CERGO, KARGO, MANGO, TANGO, FRİGO, BANGO, BOŞGO, ÇERGO, DANGO, FİNGO, GIMGO
GOGO, GAGO, MAGO, BEGO, ARGO, LOGO, GUGO
AGO, EGO
GO
GO
Anne: Go bana ekmek yedir. Anne sözü ile birlikte kullanılır: Ana go nerdesin ?. Birini çağırma ünlemi: Go bu raya gel. Hayır anlamında kullanılır: Go gelmedi, görmedim. Dedikodu, birini arkasından çekiştirme. Olgunlaşmamış, ham (meyve için). Bırak. Yeşil: go soğan: yeşil soğan. Gök rengi, mavi. Ana.
KARTİLAGO
Kıkırdak.
İMPETİGO
Sivilce.
PİYANGO
Düzenleyenlerce bastırılmış numaralı kâğıtları satın alanlar içinden, kazananların kura ile belirlendiği talih oyunu. Beklenmedik olay ya da durum.
LUMBAGO
Soğuğun etkisiyle veya kasın ani kasılması sonucunda bel bölgesinde birdenbire beliren ağrı.
VİTİLİGO
Melanositlerın otoimmün, serbest radikal veya nörojenik nedenlerle yıkımı sonucu deride renksiz, beyaz, çoğunlukla bakışımlı veya segmental yayılımlı, yavaş büyüyen lekelerle belirgin kazanılmış bir melanin yetersizliği. Deride melanin yetersizliği sonucu etrafı sınırlı, düz, renksiz veya beyaz lekelerin oluşması. Atlarda ve sığırlarda cerrahi girişimlerden ve yaralanmalardan sonra melanositlerin yıkımı ve pigment kaybına bağlı olarak biçimlenir.
ZAMAZİNGO
Zımbırtı. Metres. Dost.
VERTİGO
Denge yitimi ve göz kararmasının eşlik ettiği geçici hareket yitimi, baş dönmesi. Denge kaybı ve göz kararmasının eşlik ettiği geçici sersemleme durumu.
BABAFİNGO
Yelkenli gemilerde direklerin ve gabyanın üstünde bulunan en yüksek bölüm.
AMBARGO
Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.
FİBROKARTİLAGO
İpliksel kıkırdak.
İNTERTRİGO
Katlanmış deri kıvrımlarında biçimlenen kızartı, ödem, ülserleşme ve kötü kokuyla belirgin yerel deri yangısı. Özellikle Çin kökenli Shar-pei köpek yavrularında ve ilk doğumunu yapan süt ineklerinde görülür.
DAVULGO
Kocayemiş ağacı ve meyvesi.
LARENGO
Gırtlakla ilgili olan.
OTURAGO
Oturup bekle.
FLAMİNGO
Leyleksilerden, tüyleri beyaz, pembe, kanatlarının ucu kara, eti yenir bir kuş, Flaman kuşu (Phoenicopterus ruber).
Bu bölümde tanımı içerisinde GO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADAMOTU
Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
ALEGORİK
Alegori ile ilgili, yerinel.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ASİST
Sayı ya da gol pası.
BARATARYA
Kaptanın, tayfaların, gemi sahibine, armatöre veya sigorta ortaklığına bilerek verdikleri zarar.
ARGONOT
Kafadan bacaklılardan, salyangoz kabuğu biçiminde kabuğu olan ve ahtapota benzeyen bir hayvan (Argonauta argo).
ARGOLAŞMA
Argolaşmak durumu.
AMORTİ
Birden ödenerek faizinin işlemesine son verilen tahvil. Piyangoda bilet değeri kadar kazanılan ikramiye.
AR
100 m² değerinde yüzey ölçü birimi. Argon elementinin simgesi. Utanma, utanç duyma.
AMİGOLUK
Amigonun yaptığı iş.
ARGOLAŞMAK
Karşılıklı argo konuşmak. Söz argo durumuna gelmek.
AGOP
"Aptal aptal bakmak" anlamındaki Agop'un kazı gibi bakmak deyiminde geçen bir söz.
AKTÜERYAL
Sigorta risklerine ve istatistiklere dayanan.
ARGOSUZ
İçinde argo söz bulunmayan. Argo kullanmayarak (konuşmak).
AKPAS
Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida).
ANGOLALI
Angola halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
AKTÜER
İstatistiklere dayanarak sigorta primlerini, risklerini hesaplayan kimse.
ARGOLU
İçinde argo söz bulunan. Argo kullanarak (konuşmak).
ATAK
Düşüncesizce her işe atılan, cüretkâr. Saldırı, saldırış, hücum, hamle, akın. Gol atmak veya sayı kazanmak amacıyla yapılmış olan akın, ofans. Çevik, hareketli. Atılım. Geveze. Aniden başlayan hastalık nöbeti.