Kelimeler arşivi içinde; başında "gaf" olan, toplam 35 adet kelime bulunmaktadır. gaf ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu gaf ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gaf olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GAFABIÇKISI, GAFUREFENDİ
GAFALANMAK, GAFİLLEYİN
GAFULĞADA, GAFFARLAR
GAFURLUK, GAFULLUK, GAFATAŞI, GAFLEMEK, GAFİLLİK, GAFİLANE, GAFFARLI, GAFGASYA
GAFHANA, GAFURLU, GAFALAK, GAFARLI
GAFALI, GAFİGA, GAFFAR, GAFETE, GAFTAN, GAFDAN, GAFLET
GAFİR, GAFUR, GAFDA, GAFLE, GAFES, GAFİL, GAFFE
GAF
Yersiz, beceriksiz, zamansız söz veya davranış, patavatsızlık, pot.
GAFUREFENDİ
Erzincan ili, Tercan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
GAFGASYA
Kafkasya.
GAFURLUK
Fundalık. Anlayışsızlık. Sıska, hastalıklı kişi.
GAFİLLİK
Aymazlık.
GAFFARLI
Amasya kenti, Gediksaray bucağına bağlı bir yer. Kahramanmaraş ilinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
GAFİLANE
Dikkatsizlikle, gaflet içinde bulunan kimseye yakışan bir biçimde.
GAFİLLEYİN
Gafilce.
GAFLEMEK
Çalmak, araklamak.
GAFULĞADA
Ansızın gelen üzüntü: Allah görünür görünmez gafulğadalardan saklasın.
GAFULLUK
Fundalık.
GAFFARLAR
Aydın şehrinde, Koçarlı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
GAFALANMAK
Gururlanmak, kendini beğenmek, öğünmek.
GAFHANA
Barut yapılan yer, baruthane.
GAFABIÇKISI
Ağaç kesmeye yarayan iki ağızlı testere. (Aşağıdinek Şarkikaraağaç Isparta).
GAFATAŞI
Yapıda duvarların iç kısımlarına konan köşesiz taşlar. (Ağıl Eğridir Isparta).
Bu bölümde tanımı içerisinde GAF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SANK
Gaflet.
GIRIH
Bir çeşit melez köpek. Kadının yasaya ve töreye aykırı olarak ilgi kurduğu erkek, sevgili. Ters, yanlış: aşığın sağınada verir gırığınada: zarın her tarafına para koyuyor anlamında. Parça: bir gırıh gafe. Melez. Kırık.
AVSANNAHMAK
Aldatmak, kandırmak, oyalamak, gafil avlamak.
UYKU
Dış uyaranlara karşı bilincin, bütünüyle veya bir bölümünün yittiği, tepki gücünün zayıfladığı ve her türlü etkinliğin büyük ölçüde azaldığı dinlenme durumu. Gerçeği görememe, aymazlık. Çevrede olup bitenin farkında olmama, gaflet, aymazlık. Doğada görülen sükûnet durumu.
MUSAMMAT
Her dizesi ikişer eşit ve ortak uyaklı bölüme ayrılan divan koşuk biçimi: / Değildim men sana mail sen ettin aklımı zail / Mana ta'n eyleyen gafil seni görgeç utanmaz mı? (Fuzuli).
AYMAZ
Çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan, sezmeyen (kimse), gözü bağlı, gafil, bilgisiz.
DUŞGULUK
Sersemlik, gafillik, budalalık.
AYMAZLIK
Çevresinde olup bitenlerin farkına varamama durumu, aymaza yakışacak durum, gafillik, gaflet, dalgı.
GAPPONAKLI
Akılsız, gafil.
AVSINLAMAK
Kestirmeden gitmek. Avuç dolusu almak. Masaj yapmak. Afsun yapmak. Hasta bir kimseyi ya da hayvanı din yoluyla, okuyarak iyileştirmek. Aldatmak, kandırmak, oyalamak, gafil avlamak.
AVSUNLATMAK
Aldatmak, kandırmak, oyalamak, gafil avlamak. Hastaları iyileştirmek için okutmak.
POT
Kötü dikiş sebebiyle kumaşta oluşan büzülme veya kıvrım. Yanlışlık, hata, gaf. Poker vb. iskambil oyunlarında oyuncuların tümünce ortaya sürülen eşit miktardaki para veya fiş.
BEKMEZ
Pekmez. Kan: Gafana daşı yandırısam bekmezini akıdırın vallâ.
GINALAMAH
Kafa yormak: Bugün senin gafanı kim gınaladı.
AVSUNNATMAK
Aldatmak, kandırmak, oyalamak, gafil avlamak.
GEFİL
Arapça kökenli gafil: gafil.
AVSUNLAMAK
Avuç dolusu almak. Hasta bir kimseyi ya da hayvanı din yoluyla, okuyarak iyileştirmek. Aldatmak, kandırmak, oyalamak, gafil avlamak. Fındık kabuklarını kabartmak, sıkışık durumdan kurtarmak. Hastaları iyileştirmek için okuyup üflemek, bir takım göreneksel işlemler yapmak. Zehirli hayvan sokmalarına karşı okuyup üfleyerek bağışıklık kazandırmak, şerbetlemek. Hastalık bulaştırmak. Kaba biçimde vurarak okşamak.
AŞĞAL
Gaflet, dalgınlık.
AVSITMAK
Aldatmak, kandırmak, oyalamak, gafil avlamak.
AVSINLATMAK
Aldatmak, kandırmak, oyalamak, gafil avlamak.