Kelimeler arşivi içinde; başında "fı" olan, toplam 517 adet kelime bulunmaktadır. fı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu fı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde fı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
FIRILDAKBÖCEKLERİ, FIRTINAKUŞUGİLLER
FIRÇADİLLİGİLLER
FIRÇALAYABİLMEK, FISILDAYABİLMEK
FIRÇALAYABİLME, FIRTINAKUŞLARI, FISILDAYABİLME
FINDIKLIKOYAK, FINDIKMENTEŞE, FIRILDAKÇILIK, FIRLATABİLMEK, FIRLATIVERMEK, FIRLAYIVERMEK, FIŞKIRABİLMEK, FIŞKIRIVERMEK
FIDIRAKLAMAK, FINDIKKABUĞU, FINDIKLIAKSU, FINDIKLIÇALI, FINDIKPINARI, FINGIRDAŞMAK, FIRÇİKLENMEK, FIRINGÖMBESİ, FIRLANDIRMAK, FIRLATABİLME, FIRLATIVERME, FIRLAYIVERME, FIRTIŞTIRMAK, FISDİYHLAMAK, FISFISLANMAK, FISFISLATMAK, FISIKOLAŞMAK, FISTİYHLEMEK, FIŞKIRABİLME, FIŞKIRIVERME, FIŞKIRTILMAK, FITTISLANMAK, FIYDITTIRMAK
FICIKTIRMAK, FIGGILATMAK, FIKIRDAKLIK, FIKIRDAŞMAK, FIKIRDATMAK, FILDIRATMAK, FILDIRDAMAK, FILLIKLAMAK, FINDIKÇILIK, FINDIKKIRAN, FINGILDAMAK, FINGIRDAMAK, FIRÇALANMAK, FIRÇALATMAK, FIRILDANMAK, FIRILDATMAK, FIRINKÖSOSU, FIRINLANMAK, FIRINLATMAK, FIRİKLENMEK, FIRLANDUMAK, FIRLATILMAK, FIRSATÇILIK, FISFISLAMAK, FISFISLANMA, FISFISLATMA, FISILDANMAK, FISILDAŞMAK, FISILDAYICI, FISIRDAŞDAK, Devamını Oku »»
FIÇIBIÇAĞI, FIGGILAMAK, FIKGILAMAK, FIKILDAMAK, FIKIRDAMAK, FIKIRDAŞMA, FIKIRDATMA, FIKIRDAYIŞ, FIKRACILIK, FILDIRAMAK, FILDIRIYİK, FINDIKBİTİ, FINDIKSUYU, FINGILAMAK, FIRAKLAMAK, FIRALATMAK, FIRÇACILIK, FIRÇALAMAK, FIRÇALANMA, FIRÇALATMA, FIRÇALAYIŞ, FIRILDAKÇI, FIRILDANMA, FIRILDATMA, FIRINCILIK, FIRINLAMAK, FIRINLANMA, FIRINLATMA, FIRKACILIK, FIRLATILMA, Devamını Oku »»
FIÇICILIK, FIÇILAMAK, FIDILAMAK, FIKIRADAK, FIKIRAMAK, FIKIRDAMA, FILDIRMAG, FILDIRMAK, FILLANMAK, FINCITMAK, FINDIKÇİT, FINDIKKÖY, FINDIKLIK, FINDIKOBA, FINDIRDAK, FINGIRDAK, FIRCITMAK, FIRÇALAMA, FIRDANLAR, FIRDOLAYI, FIRFILIKA, FIRFIRINA, FIRFIRİYH, FIRFIRSIZ, FIRHITMAH, FIRINGURU, FIRINKURU, FIRINLAMA, FIRKATEYN, FIRKISLAK, Devamını Oku »»
FICITMAK, FICRAMAH, FIÇILAMA, FIÇITMAK, FIDDIRIK, FIDLAMAK, FIGGILTİ, FIĞLAMAK, FIHRAMAH, FIHRAMAK, FIKIRDAK, FIKKADAK, FIKKADAN, FIKRAMAG, FIKRAMAK, FIKRAMSI, FILAMBUR, FILDIRIK, FILDIRLA, FILIŞGIN, FINDICAK, FINDIKCI, FINDIKÇI, FINDIKLI, FINDILLI, FINDIRAZ, FINLAMAK, FIRANLAR, FIRANSIZ, FIRÇALIK, Devamını Oku »»
FICIMAK, FIÇIMAK, FIDICIK, FIDIRAK, FIĞANCI, FIĞLATA, FIKFIKI, FIKIRTI, FIKRACI, FIKRAMA, FILLAMA, FINDIKİ, FINGILI, FIRAHTI, FIRAKDI, FIRAKDU, FIRAKTI, FIRANGA, FIRANSA, FIRÇACI, FIRÇALI, FIRENGİ, FIRFIRA, FIRFIRI, FIRIDAN, FIRIFIS, FIRIHTI, FIRILDI, FIRINCI, FIRINÇI, Devamını Oku »»
FIÇCIK, FIÇICI, FIÇIKO, FIÇITA, FIGANİ, FIHARE, FIKARA, FIKDAN, FIKFIK, FIKOKU, FIKRAK, FILCAN, FILÇIK, FILDIR, FILIKA, FINCIH, FINCIK, FINCİK, FINDIH, FINDIK, FIRADA, FIRÇIK, FIRÇİK, FIRDAN, FIRENG, FIRFIR, FIRGIL, FIRHAT, FIRKAÇ, FIRKAT, Devamını Oku »»
FICCA, FICIK, FIÇÇA, FIÇÇI, FIÇIK, FIDIK, FIDIL, FIDIN, FIĞLA, FIĞLI, FIKGA, FIKIH, FIKKA, FIKRA, FILAN, FILAR, FILIK, FILİK, FINAR, FIRAH, FIRAT, FIRAZ, FIRÇA, FIRÇI, FIREK, FIRFI, FIRIÇ, FIRIK, FIRIL, FIRIN, Devamını Oku »»
FIÇA, FIÇI, FIKA, FIKI, FIRA, FIRK, FIRT, FITA, FITI
FIK, FIO, FIR, FIS, FIŞ, FIT
FI
FI
Fenol indeksi.
FISILDAYABİLME
Fısıldayabilmek işi.
FINDIKMENTEŞE
Mobilyaya takıldığında görünen bölümleri fındığı andıran bir menteşe türü.
FIRTINAKUŞUGİLLER
(Procellariidae), (Eş anlamlısı: Hydrobatidae),iyi bilinen türleridir.
FIRILDAKBÖCEKLERİ
Durgun ya da az akıntılı suların yüzünde fırıl fırıl dönerek yaşayan kınkanatlı böcekler familyası; dönerböcekler.
FIRLATIVERMEK
Ansızın fırlatmak.
FIRLATABİLMEK
Fırlatmaya gücü yetmek.
FIRÇALAYABİLMEK
Fırçalama imkânı veya olasılığı bulunmak.
FIRLAYIVERMEK
Çabucak fırlamak.
FIRÇALAYABİLME
Fırçalayabilmek işi.
FISILDAYABİLMEK
Fısıldama imkânı veya olasılığı bulunmak.
FINDIKLIKOYAK
Kahramanmaraş ili, Göksun ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
FIRILDAKÇILIK
Fırıldakçının yaptığı iş. Fırıldakçı olma durumu.
FIRÇADİLLİGİLLER
(Trichoglossidae), Yeni Zelanda koca papağanı (Nestor notabilis) türleri iyi bilinir.
FIRTINAKUŞLARI
(Tubinares, anlamdaş). Procellariiformes,olmak üzere iki familyası vardır.
FIŞKIRABİLMEK
Fışkırma olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde FI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AMİPLER
Bir hücreli hayvanların kök bacaklılar sınıfına giren bir takımı.
ABRAMAK
Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.
AFOROZ
Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.
ANTİKA
Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.
ANGIÇ
Harman zamanı fazla sap yüklemek için öküz ve at arabalarının iki tarafına takılan parmaklık, kanat.
ARABOZAN
İki kişinin arasındaki dostluğu veya geçimi bozan (kimse), ara bozucu, ordubozan, fesatçı, fitçi, nifakçı, münafık, müfsit, müzevir.
ALPAKA
Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos). Bu yünden dokunan kumaş. Alman gümüşü. Bu hayvanın yumuşak, hafif, dayanıklı ve parlak olan yünü.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
ANLAŞMAZLIK
İki veya daha çok tarafın düşünce ve amaçları arasında ayrılık, uyuşmazlık, ihtilaf, ikilik, maraza, sürtüşme.
AKKARAMAN
Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.
AMFİBYUMLAR
Kurbağa ve semenderleri içine alan iki yaşamlı omurgalılar sınıfı.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
ALGARİNA
Ağır bir şeyi denizden çıkarma veya denize indirme işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi. Bazı gemilerin baş veya kıç tarafından eğik olarak uzatılmış bulunan makaralı, kısa ve kalın dikme.
ALBATROS
Fırtına kuşugillerden, 1 metre uzunluğunda, Atlantik Okyanusu'nda yaşayan iri bir tür kuş (Diomedea exulans).
ADAY
Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse. Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet.
AJİTASYON
Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.
ACELECİ
Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
APIŞ
Butların iç tarafı.
ALABROS
Fırça gibi dik kesilmiş (erkek saçı).