Kelimeler arşivi içinde; sonunda "fa" olan, toplam 148 adet kelime bulunmaktadır. Sonu fa ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında fa olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde fa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BATTALMUSTAFA, MALGAÇMUSTAFA
KUŞÇUMUSTAFA, MOLLAMUSTAFA
HACIMUSTAFA, KARAMUSTAFA, ŞEYHMUSTAFA
ADELOMORFA
DARÜŞŞİFA, MÜTEVEFFA, ŞANLIURFA, ZEVKÜSEFA, PERİLİMFA
AYNISEFA, KURUKAFA, USKURUFA, YENİSEFA
MANKAFA, MUKAFFA, MUSAFFA, BAKLAFA, BEYDEFA, BÖNKAFA, DİKGAFA, DİLSAFA, DİNKAFA, EFETUFA, GAYSAFA, GÜLSEFA, İYHDİFA, MANGAFA, MARŞAFA, MASTAFA, MAŞRAFA, MEMSOFA, MUSTAFA, NAŞIRFA, SAFSAFA, TINGAFA, TINKAFA, TİNGAFA, TİNKAFA, YELGUFA, YELKAFA, YELKUFA
BİVEFA, ISTIFA, İKTİFA, İNDİFA, İNTİFA, İRTİFA, KARAFA, MALAFA, ZÜRAFA, ZÜREFA, AFTAFA, AFTEFA, AHDAFA, AKTAFA, ALTAFA, BEDAFA, BEDOFA, BÖNAFA, ETGAFA, GAYAFA, GODAFA, İSTİFA, KALAFA, KODAFA, MAŞAFA, MATUFA, MAYAFA, MAZİFA, MÜDEFA, USKUFA
HALFA, HAYFA, KALFA, LENFA, MENFA, PRAFA, SAYFA, TAYFA, TURFA, ALAFA, ARAFA, CULFA, GALFA, GAYFA, KAYFA, KIFFA, KIYFA, KORFA, LİMFA, MAYFA, MISFA, NİMFA, SAFFA, SKAFA, SORFA, SURFA, TAKFA, YALFA, ZÜLFA
ALFA, CEFA, DEFA, İTFA, KAFA, KOFA, SEFA, SOFA, ŞİFA, ŞUFA, VEFA, ARFA, BAFA, CUFA, ÇEFA, ÇOFA, ÇUFA, DAFA, DUFA, DÜFA, FAFA, GAFA, GOFA, GUFA, HİFA, İKFA, KUFA, MAFA, MEFA, NEFA, Devamını Oku »»
İFA, AFA, FFA
FA
FA
Müzikal ses dizilerinde mi ile sol arasındaki ses. Bu sesi gösteren nota işareti.
BATTALMUSTAFA
Manisa kenti, Kula ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
AYNISEFA
Birleşikgillerden, çiçekleri sarı renkli bir kır bitkisi (Calendula arvensis).
HACIMUSTAFA
Kahramanmaraş kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
MÜTEVEFFA
Ölmüş, ölü kimse. Müslüman olmayan kimseleri ölümünden sonra anarken kullanılan saygı sözü.
MOLLAMUSTAFA
Kars şehri, Selim belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KARAMUSTAFA
Çankırı şehrinde, Çerkeş ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Eskişehir şehrinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Gümüşhane ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KUŞÇUMUSTAFA
Gaziantep şehrinde, Fevzipaşa bucağına bağlı bir bölge.
ŞANLIURFA
Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
MALGAÇMUSTAFA
Aydın ili, Sultanhisar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ZEVKÜSEFA
Eğlenme, eğlence.
ŞEYHMUSTAFA
Çorum şehrinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ADELOMORFA
Biçimsiz, belli bir biçimi olmayan.
DARÜŞŞİFA
Sağlık yurdu.
PERİLİMFA
İç kulakta zardan labirentle kemiksel labirent arasındaki boşluğu dolduran sıvı.
KURUKAFA
Tırtılları patates yaprağı yiyen, alt kanatları sarı, üstü kahverengi bir tür kelebek (Acherantia adrophos).. Tırtılları patates yaprağı yiyen, alt kanatları sarı, üstü kahverengi kelebek; ölübaşlı kelebek, sfenks kelebeği.
Bu bölümde tanımı içerisinde FA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACEMCE
Farsça. Bu dille yazılmış olan.
AFT
Ağız mukozasında görülen ufak, kirli sarı lekeler.
AĞIRLIKLI
Ağırlığı olan. Değerlendirmelerde üzerinde fazlaca durulan. Çoğunluğu oluşturan.
ADAPTÖR
Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.
AĞIZOTU
Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde.
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
AFACANLAŞMA
Afacanlaşmak durumu.
AFALLAŞTIRMA
Afallaştırmak işi.
AFALLAŞMA
Afallaşmak durumu.
ACELECİ
Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
AFALLAMA
Afallamak durumu.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
ABANOZGİLLER
İki çeneklilerden, sıcak ülkelerde yetişen bir bitki familyası.
ABECESEL
Alfabetik.
AĞDACI
Şeker, tatlı ve helva yapımında ağda hazırlayan işçi. Ağda ile vücuttaki fazla tüyleri veya kılları temizlemeyi meslek edinmiş kimse.
AFALLATMA
Afallatmak işi.
ABECE
Alfabe. Başlangıç.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
AFACANLIK
Afacan olma durumu, yaramazlık.