Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ede" olan, toplam 113 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ede ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ede olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ede olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ABDURRAHMANDEDE
DURHASANDEDE, ERSİZLERDEDE
FELAKETZEDE, HENDEĞİREDE
BANKERZEDE, GURBETZEDE, ARSLANDEDE, DEPREMZEDE, ENDEGEREDE, HAYDARDEDE, HİMMETDEDE, ŞEYHANDEDE, YAĞMURDEDE
DÖVİZZEDE, BİDİLLEDE, BÜYÜKDEDE, ÇOBANDEDE, GEPİRREDE, HALİLDEDE, HASANDEDE, HIZIRDEDE, HÜLLÜDEDE, KIYAKDEDE, MUHAPDEDE, MURATDEDE, OSMANDEDE, ÖRDEKDEDE, SİNANDEDE, ŞAPÇIDEDE
AFETZEDE, KAZAZEDE, MÜCAHEDE, MÜŞAHEDE, MÜZAYEDE, ASILZEDE, BİDİMEDE, DAYİZEDE, ENDEREDE, ENDİREDE, EŞKEREDE, GİLEMEDE, HACIDEDE, KARADEDE, KURTDEDE, MÜŞEHEDE, PİREDEDE
MUAHEDE, MUAYEDE, SELZEDE, ALİDEDE, CİVVEDE, DEĞMEDE, DEYMEDE, DİNGEDE, DİPDEDE, GERGEDE, GETGEDE, GURPEDE, GÜLDEDE, GÜZDEDE, HAYMEDE, HÜDDEDE, HÜTDEDE, LENGEDE, MÜSEEDE, PERDEDE, PERVEDE, PEVREDE, SECCEDE, ŞERGEDE, TEEMEDE, TEVGEDE, ZÖMBEDE
ARBEDE, GEREDE, NEREDE, REZEDE, AYDEDE, AKDEDE, DAMEDE, DEMEDE, DİMEDE, GÖBEDE, GÖZEDE, HEDEDE, HUDEDE, LEPEDE, MAHEDE, MÜZEDE, PEREDE, PİYEDE, SADEDE, ŞEVEDE, YELEDE, ZEREDE
EBEDE, EVEDE, İREDE, İZEDE, ÖNEDE, ÖREDE, ÖYEDE
DEDE, GEDE, HEDE, KEDE, MEDE, NEDE, PEDE, SEDE, VEDE
EDE
EDE
Ağabey.
ŞEYHANDEDE
Diyarbakır şehrinde, Çermik belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
HİMMETDEDE
Kayseri şehri, Himmetdede nahiyesine bağlı bir yer.
HAYDARDEDE
Kırıkkale şehrinde, Keskin ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
BANKERZEDE
Banker ile olan iş ilişkilerinde zarara uğrayan kimse.
GURBETZEDE
Gurbete düşmüş kimse.
ENDEGEREDE
İşte,orada.
DEPREMZEDE
Depremde zarar görmüş kimse.
DÖVİZZEDE
Bankalara dövizle borçlanıp borcunu ödeyemeyerek edindiği malı yok pahasına elinden çıkarmak zorunda kalan kimse.
DURHASANDEDE
Adana şehri, Ceyhan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
ARSLANDEDE
Balıkesir ilinde, Sındırgı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bayburt kenti, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
YAĞMURDEDE
Ankara ili, Ayaş ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ERSİZLERDEDE
Kastamonu ili, Küre ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
HENDEĞİREDE
Orada: Hendeğirede balta olacak onu getir.
FELAKETZEDE
Felakete uğramış (kimse).
ABDURRAHMANDEDE
Şanlıurfa ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde EDE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.
ACIKLI
Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
AĞABABA
Dede, ata. Bir yerde, bir topluluk içinde etkili olan, sözü geçen, ileri gelen (kimse). Sanı "ağa" olan babaya çocuğunun sesleniş sözü.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ADRES
Bir kimsenin oturduğu yer, bulunak. Hedef gösterilen yer. Bir kimsenin sık olarak gittiği yer. Kurum ya da kuruluşun bulunduğu yer.
ACEMLEŞMEK
Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
ACELE
Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.
AKOMPANYATÖR
Bir parça çalındığı zaman ses veya bir aletle ona eşlik eden kimse.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ACILI
Acı katılmış olan. Acısı olan, kederli.
AĞIRŞAKLANMAK
Ergenlik döneminde çıbanda veya memede ağırşak biçiminde bir tümsek oluşmak.
AÇIKTAN
Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.
AKROMATİK
Beyaz ışığı çözümlemeden geçiren, renksemez. Hücrede boyayı kabul etmeyen (bölüm).
AĞABEY
Büyük erkek kardeş, ağa, aka, ede, efe. Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.
AHLATIERBAA
İnsanın kişiliğini oluşturduğuna inanılan bedendeki balgam, kan, safra ve sevda ögeleri.
ADCILIK
Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.
ACISIZ
Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.
ACILIK
Acı olma durumu. Dokunaklılık, kederlilik, yaslılık.