Sonu EDİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "edi" olan, toplam 52 adet kelime bulunmaktadır. Sonu edi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında edi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde edi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

ANSİKLOPEDİ, TRAJİKOMEDİ

10 harfli kelimeler

MİKROKREDİ

9 harfli kelimeler

TARANKEDİ, MUHAMMEDİ, ATMIŞYEDİ, MİRASYEDİ

8 harfli kelimeler

DARIHEDİ, BÜRÜMEDİ, BİREMEDİ, GÖDÜREDİ, ORTOPEDİ

7 harfli kelimeler

TRAJEDİ, MÜPTEDİ, MÜHTEDİ, ALAMEDİ, GENLEDİ, ZEMHEDİ

6 harfli kelimeler

KİREDİ, GÖMEDİ, MEŞEDİ, GİREDİ, EBBEDİ, SENEDİ, TÖREDİ, DEVEDİ, BİREDİ, BELEDİ, KOMEDİ, TÜREDİ

5 harfli kelimeler

EVEDİ, İVEDİ, ÖVEDİ, EBEDİ, KREDİ, MAEDİ, EFEDİ, ADEDİ, AVEDİ, EREDİ

4 harfli kelimeler

HEDİ, YEDİ, BEDİ, KEDİ, NEDİ, GEDİ, PEDİ, REDİ, CEDİ, VEDİ, ÇEDİ

3 harfli kelimeler

EDİ

Bazı kelimelerin anlamları

EDİ

İş yapma. Yapılan iş. Birbiriyle iyi anlaşan iki yaşlının baş başa kalışını anlatan Edi ile Büdü, Şakire Dudu deyiminde geçen bir söz.

BİREMEDİ

Bir düzüye, bir sıraya, aralıksız. Toptan.

TRAJİKOMEDİ

Acıklı komedi.

MUHAMMEDİ

Müslüman.

GÖDÜREDİ

Beyaz renkli dolgun çavdar.

DARIHEDİ

Kaynatılmış darı.

ATMIŞYEDİ

Altmış yedi.

ANSİKLOPEDİ

Belli bir yönteme göre düzenlenen, bilim, sanat ve uğraş dallarının tüm bilgilerini ayrıntılı olarak bir arada bulunduran, genellikle birkaç ciltten oluşan kitap, bilgilik.

MİRASYEDİ

Kendisine önemli bir miras kalan, mirasa konan kimse. Çok savurgan kimse.

MÜPTEDİ

Başlayıcı.

ORTOPEDİ

Kemikler, eklemler, kaslar, kirişler, sinirler gibi hareketi sağlayan organların bozukluklarını düzelten, tedavi eden cerrahi kolu.

MİKROKREDİ

İşçelik.

BÜRÜMEDİ

Baş örtüsü.

MÜHTEDİ

Dönme.

TARANKEDİ

Çocuk masallarında geçen gerçeküstü yabanıl kedi.

TRAJEDİ

Konusunu efsanelerden veya tarihsel olaylardan alan, acıklı sonuçlarla bağlanan bir tür tiyatro eseri, facia, tragedya, ağlatı. Facia.

  -   -   -  

Anlamında EDİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EDİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AGANTA

Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.

AÇIKLANMAK

Açıklama işi yapılmak, izah edilmek, ifşa edilmek.

AKORTSUZ

Akordu olmayan, akort edilmemiş, akordu bozuk. Birbirini tutmayan, uyumsuz.

AKDEDİLME

Akdedilmek durumu.

AĞDACI

Şeker, tatlı ve helva yapımında ağda hazırlayan işçi. Ağda ile vücuttaki fazla tüyleri veya kılları temizlemeyi meslek edinmiş kimse.

AKREDİTİF

Güven yazısı. Kredi mektubu.

ACİL

Hemen yapılması gereken, ivedi, ivedili, evgin, müstacel.

ACELE

Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.

AKSİYON

Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.

ABLA

Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).

AKAMBER

Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş. Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine.

AİDAT

Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.

AKIN

Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

AKORTÇU

Piyano, org vb. müzik aletlerini ayarlamayı meslek edinmiş kimse.

AFOROZLU

Aforoz edilmiş, kovulmuş, uzaklaştırılmış.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

AKORTLU

Akordu olan, akort edilmiş.

AĞLATI

Trajedi.

ABARTICI

Abartıyı huy edinen (kimse), abartmacı, mübalağacı.