EDİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "edi" olan, toplam 88 adet kelime bulunmaktadır. edi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu edi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde edi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

EDİLGENLEŞTİRTMEK

16 harfli kelimeler

EDİLGENLEŞTİRTME, EDİLGENLEŞTİRMEK

15 harfli kelimeler

EDİLGENLEŞTİRME

13 harfli kelimeler

EDİNİLEBİLMEK, EDİLGENLEŞMEK

12 harfli kelimeler

EDİNİLEBİLME, EDİLGENLEŞME, EDİMSELCİLİK

11 harfli kelimeler

EDİRNELİLİK, EDİLEBİLMEK, EDİNMECİLİK, EDİNEBİLMEK, EDİNİVERMEK

10 harfli kelimeler

EDİKTİRMEK, EDİLGİNLİK, EDİLGENLİK, EDİNEBİLME, EDİTTİRMEK, EDİNDİRMEK, EDİNİVERME, EDİRNEKARİ, EDİLEBİLME, EDİPYATIYA

9 harfli kelimeler

EDİNDİRME, EDİRGUDUR, EDİMSELCİ, EDİNİLMEK, EDİLDÜDÜL, EDİŞETMEK, EDİVERMEK, EDİKLEMEK, EDİTLEMEK, EDİTÖRLÜK

8 harfli kelimeler

EDİRNELİ, EDİRTMEK, EDİRNENE, EDİNİLME, EDİYAMAN, EDİVİRAN, EDİVERME

7 harfli kelimeler

EDİBANE, EDİTMEK, EDİŞMEK, EDİŞKEN, EDİNMEK, EDİNSEL, EDİSYON, EDİRKÖY, EDİNCİK, EDİMSİZ, EDİMSEL, EDİKSİZ, EDİLCEV, EDİLGEN, EDİLGİN, EDİLMEK

6 harfli kelimeler

EDİKCİ, EDİKÇİ, EDİKLİ, EDİTÖR, EDİLGİ, EDİLLİ, EDİLME, EDİRNE, EDİRLİ, EDİRİS, EDİGEY, EDİREK, EDİRAF, EDİBEN, EDİMCİ, EDİNTİ, EDİMLİ, EDİNME, EDİNİM

5 harfli kelimeler

EDİBE, EDİĞE, EDİZE, EDİNÇ

4 harfli kelimeler

EDİL, EDİK, EDİŞ, EDİM, EDİR, EDİP, EDİZ

3 harfli kelimeler

EDİ

Bazı kelimelerin anlamları

EDİ

İş yapma. Yapılan iş. Birbiriyle iyi anlaşan iki yaşlının baş başa kalışını anlatan Edi ile Büdü, Şakire Dudu deyiminde geçen bir söz.

EDİRNELİLİK

Edirneli olma durumu.

EDİNİLEBİLMEK

Edinilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

EDİLEBİLMEK

Edilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

EDİLGENLEŞTİRME

Edilgenleştirmek işi.

EDİLGENLEŞTİRTMEK

Edilgenleştirme işini yaptırmak.

EDİNİVERMEK

Çabucak veya kısa sürede edinmek.

EDİLGENLEŞME

Edilgenleşmek durumu.

EDİLGENLEŞMEK

Edilgen duruma gelmek.

EDİNMECİLİK

Kimi canlıların, besinleri ya da başka türlü nesneleri edinmek ve bunların istifçiliğini yapmak için gösterdikleri davranışlar.

EDİLGENLEŞTİRTME

Edilgenleştirtmek işi.

EDİNEBİLMEK

Edinme imkânı veya olasılığı bulunmak.

EDİLGENLEŞTİRMEK

Edilgen duruma getirmek.

EDİKTİRMEK

İnek sağılacağı zaman ya da biraz sağıldıktan sonra yavrularına emzirilmek.

EDİMSELCİLİK

Geçmiş jeolojik olayların bugünkülere bakarak açıklanabileceğini ileri süren öğreti, aktüalizm.

EDİNİLEBİLME

Edinilebilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında EDİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EDİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACELE

Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.

ACİL

Hemen yapılması gereken, ivedi, ivedili, evgin, müstacel.

AFOROZLU

Aforoz edilmiş, kovulmuş, uzaklaştırılmış.

AKREDİTİF

Güven yazısı. Kredi mektubu.

AGANTA

Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.

AKORTÇU

Piyano, org vb. müzik aletlerini ayarlamayı meslek edinmiş kimse.

ABARTICI

Abartıyı huy edinen (kimse), abartmacı, mübalağacı.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

AKSİYON

Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.

AİDAT

Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.

AKIN

Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

AKORTLU

Akordu olan, akort edilmiş.

AÇIKLANMAK

Açıklama işi yapılmak, izah edilmek, ifşa edilmek.

AKDEDİLME

Akdedilmek durumu.

AĞLATI

Trajedi.

AKAMBER

Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş. Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine.

AKORTSUZ

Akordu olmayan, akort edilmemiş, akordu bozuk. Birbirini tutmayan, uyumsuz.

AĞDACI

Şeker, tatlı ve helva yapımında ağda hazırlayan işçi. Ağda ile vücuttaki fazla tüyleri veya kılları temizlemeyi meslek edinmiş kimse.

ABLA

Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).