EDE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ede" olan, toplam 49 adet kelime bulunmaktadır. ede ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ede ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ede olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

EDEBİYATSEVERLİK

13 harfli kelimeler

EDEPSİZCESİNE, EDEPSİZLEŞMEK, EDEPLENDİRMEK, EDEBİYATSEVER, EDEBİYATÇILIK

12 harfli kelimeler

EDEPLENDİRME, EDEPSİZLEŞME

10 harfli kelimeler

EDEBİYATÇA, EDEBİYATÇI, EDEBİKELAM, EDEPSİZLİK, EDERLENMEK, EDEPLENMEK

9 harfli kelimeler

EDEBİLMEK, EDELETTİH, EDEPSİZCE, EDEPLENİŞ, EDEHLEMEK, EDEPLENME

8 harfli kelimeler

EDEBİYAT, EDEBİLME

7 harfli kelimeler

EDEBSÜZ, EDEKLİK, EDEPSİZ, EDEŞMEK, EDEAGUS

6 harfli kelimeler

EDEPLİ, EDEVAT, EDEMİK, EDELET, EDELER, EDEKÖY, EDEĞEN, EDEGÜL, EDEBÜK, EDEBEY

5 harfli kelimeler

EDELE, EDETİ, EDEBİ, EDESE

4 harfli kelimeler

EDED, EDET, EDEB, EDER, EDEP, EDEE, EDEK

3 harfli kelimeler

EDE

Bazı kelimelerin anlamları

EDE

Ağabey.

EDEBİYATÇILIK

Edebiyatçının yaptığı iş, yazıncılık.

EDEPSİZCESİNE

Edepsizce.

EDERLENMEK

Eder gibi, yapar gibi görünmek.

EDEPLENMEK

Uslanmak, ince ve terbiyeli olmak.

EDEPLENDİRME

Edeplendirmek işi.

EDEPSİZLİK

Utanmazlık, sıkılmazlık, terbiyesizlik, şirretlik.

EDEBİLMEK

Etme imkânı veya olasılığı bulunmak.

EDEPSİZLEŞME

Edepsizleşmek işi.

EDEBİYATSEVER

Edebiyata tutkun.

EDEBİKELAM

Örtmece.

EDEBİYATÇA

Edebiyata uygun, edebiyata benzer.

EDEBİYATÇI

Edebiyatla uğraşan kimse, yazıncı, yazın eri. Edebiyat dersi okutan öğretmen.

EDEBİYATSEVERLİK

Edebiyatsever olma durumu.

EDEPLENDİRMEK

Edeplenme işini yaptırmak.

EDEPSİZLEŞMEK

Terbiyesizleşmek.

  -   -   -  

Anlamında EDE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EDE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACILIK

Acı olma durumu. Dokunaklılık, kederlilik, yaslılık.

ACILI

Acı katılmış olan. Acısı olan, kederli.

ACISIZ

Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.

AKILCILIK

Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.

AKOMPANYATÖR

Bir parça çalındığı zaman ses veya bir aletle ona eşlik eden kimse.

ADCILIK

Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

ACEMLEŞMEK

Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.

AĞABABA

Dede, ata. Bir yerde, bir topluluk içinde etkili olan, sözü geçen, ileri gelen (kimse). Sanı "ağa" olan babaya çocuğunun sesleniş sözü.

AĞABEY

Büyük erkek kardeş, ağa, aka, ede, efe. Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.

AHLAT

Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.

AHLATIERBAA

İnsanın kişiliğini oluşturduğuna inanılan bedendeki balgam, kan, safra ve sevda ögeleri.

AÇIKTAN

Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.

AKROMATİK

Beyaz ışığı çözümlemeden geçiren, renksemez. Hücrede boyayı kabul etmeyen (bölüm).

ADRES

Bir kimsenin oturduğu yer, bulunak. Hedef gösterilen yer. Bir kimsenin sık olarak gittiği yer. Kurum ya da kuruluşun bulunduğu yer.

ACELE

Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.

ABONE

Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).

ACIKLI

Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

AĞIRŞAKLANMAK

Ergenlik döneminde çıbanda veya memede ağırşak biçiminde bir tümsek oluşmak.