Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ebes" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ebes ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ebes olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ebes olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
EBES
Herkes tarafından hoş görülmeyen, ayıp. Boş, saçma sapan. Siyah. Çirkin.
GEBES
Karnı şiş olan kişi.
MUKTEBES
Yararlanmak için alınmış, aktarılmış.
Bu bölümde tanımı içerisinde EBES geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ENGEBESİZ
Engebesi olmayan, arızasız.
TEBESSÜMLÜ
Tebessüm eden, tebessümü olan.
GEVEZE
Çok konuşan, çenesi düşük, gevşek ağızlı, lafçı, lafazan, zevzek, lakırtı ebesi, ağız kavafı, lakırtı kavafı, çene kavafı, cır cır, çaçaron. Sır saklamayan, boşboğaz, ayran ağızlı.
AKKIN
Çağlayan, ırmak veya derede suyun hızlı aktığı yer. Eğimi, inişi fazla olan yer, meyilli, eğimli. Akıntılı, hızlı akan su, akıntılı su kanalları. Meyil, suya akış imkânı veren eğim. Az meyilli, düzgün, engebesiz yol veya toprak. Sürülmesi ve çalışılması kolay tâvlı toprak. Yolunda, yoluna girmiş, olurun da (iş hakkında). Kolaylıkla yapılan, çabuk ilerliyen, akıcı (iş hakkında). İşlenmesi kolay, pürüzsüz, düzgün, budaksız ağaç veya tahta. İstekli, eğinik, gönüllü, tutkun. Anlayışlı. İştahla, istiyerek yenen yemek. Beyaz kılıç kabı. İstekli, gönüllü, tutkun. Akan su. Açık, düzgün, pürüzsüz. Az eğimli, düzgün, engebesiz yol veya toprak. Kolaylıkla yapılan, çabuk ilerleyen, akıcı iş. Yolunda, yoluna girmiş, olurunda iş.
GÜLÜMSÜNMEK
Gülümsemek, tebessüm etmek.
GÜLÜMSEME
Gülümsemek işi, tebessüm.
DÜZ
Yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan. Düz rakı. Engebesiz olan yer, düzlük, ova. Kıvırcık ya da dalgalı olmayan (saç). Yüzeyinde girinti çıkıntı olmayan, müstevi. Kıvrımlı olmayan, doğru, stabil. Yalın, sade, süssüz. Kısa ökçeli, ökçesiz (ayakkabı). Yayvan, altı derin olmayan. Çizgisiz, desensiz ve tek renkli.
EBEŞ
Yaşı ile uygun söz söylemeyen ve her şeyi bilirim diyen. Konuşurken hecelerin hakkını veremeyen, kekeme. Şişman, göbekli insan. Çirkin, koca başlı. Gözlerinin önü kırmızıya çalar, kuyruğu, yelesi kır, sevimsiz kırmızı renkli at, öküz (insan için de kullanılır). Alaca benekli, çilli hayvan. Beş taş oyunu. Kaşı, kirpiği olmayan: Ebesin biriydi. Ayıp, yüz kızartıcı.
TEBESSÜMSÜZ
Tebessüm etmeyen, tebessümü olmayan.
GÜLÜCÜK
Gülümseme, tebessüm.
GÜLEÇ
Her zaman gülümseyen, mütebessim.
DÖLEK
Ağırbaşlı, uslu, ağır davranışlı. Düz, engebesiz (toprak parçası).
ARIZASIZ
Aksamayan, bozulmadan işleyen. Engebesiz, düz. Huzurlu, rahat, mutlu bir biçimde.
AHGIN
İşlenmesi kolay, engebesiz, düz: Ovada çift çubuk sürülür, çünkü ahgındır.
EBE
Doğum işini yaptıran kadın. Genellikle çocuk oyunlarında baş olan, diğer çocuklara veya gruba karşı cezasını çekmek ve bundan kurtulmak için tek başına bütün sorumluluğu üzerine alan çocuk, oyun ebesi. Büyükanne, nine.
ENGEBELİ
Engebesi olan, engebesi çok olan, arızalı.
EBELİ
Ebesi olan.
ALİFAKA
Lâf ebesi, lâf ustası.
DEBDEBESİZ
Debdebesi olmayan.
EBESİZ
Ebesi olmayan. Ebe bulunmaksızın, ebe olmaksızın.