Kelimeler arşivi içinde; başında "ebes" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. ebes ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ebes ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ebes olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EBES
Herkes tarafından hoş görülmeyen, ayıp. Boş, saçma sapan. Siyah. Çirkin.
EBESİZ
Ebesi olmayan. Ebe bulunmaksızın, ebe olmaksızın.
EBESÜT
Yağlı süt ile yoğrularak yapılmış ekmek.
EBESİLİ
Kurnaz, şeytan gibi. Hep kendini düşünen.
Bu bölümde tanımı içerisinde EBES geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEBDEBESİZ
Debdebesi olmayan.
HEBE
Heybe. Nişan töreninde oğlan tarafının kız tarafına verdiği para: Eminenin hebesini aldık. Çobanların omuzuna aldıkları giysi, kebe.
ARIZASIZ
Aksamayan, bozulmadan işleyen. Engebesiz, düz. Huzurlu, rahat, mutlu bir biçimde.
AHGIN
İşlenmesi kolay, engebesiz, düz: Ovada çift çubuk sürülür, çünkü ahgındır.
ALİFAKA
Lâf ebesi, lâf ustası.
EBELİ
Ebesi olan.
GÜLÜMSÜNMEK
Gülümsemek, tebessüm etmek.
TEBESSÜMLÜ
Tebessüm eden, tebessümü olan.
EBEŞ
Yaşı ile uygun söz söylemeyen ve her şeyi bilirim diyen. Konuşurken hecelerin hakkını veremeyen, kekeme. Şişman, göbekli insan. Çirkin, koca başlı. Gözlerinin önü kırmızıya çalar, kuyruğu, yelesi kır, sevimsiz kırmızı renkli at, öküz (insan için de kullanılır). Alaca benekli, çilli hayvan. Beş taş oyunu. Kaşı, kirpiği olmayan: Ebesin biriydi. Ayıp, yüz kızartıcı.
ENGEBELİ
Engebesi olan, engebesi çok olan, arızalı.
GÜLÜMSEME
Gülümsemek işi, tebessüm.
GEVEZE
Çok konuşan, çenesi düşük, gevşek ağızlı, lafçı, lafazan, zevzek, lakırtı ebesi, ağız kavafı, lakırtı kavafı, çene kavafı, cır cır, çaçaron. Sır saklamayan, boşboğaz, ayran ağızlı.
DÜZ
Yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan. Düz rakı. Engebesiz olan yer, düzlük, ova. Kıvırcık ya da dalgalı olmayan (saç). Yüzeyinde girinti çıkıntı olmayan, müstevi. Kıvrımlı olmayan, doğru, stabil. Yalın, sade, süssüz. Kısa ökçeli, ökçesiz (ayakkabı). Yayvan, altı derin olmayan. Çizgisiz, desensiz ve tek renkli.
EBE
Doğum işini yaptıran kadın. Genellikle çocuk oyunlarında baş olan, diğer çocuklara veya gruba karşı cezasını çekmek ve bundan kurtulmak için tek başına bütün sorumluluğu üzerine alan çocuk, oyun ebesi. Büyükanne, nine.
GÜLEÇ
Her zaman gülümseyen, mütebessim.
TEBESSÜMSÜZ
Tebessüm etmeyen, tebessümü olmayan.
GÜLÜCÜK
Gülümseme, tebessüm.
DÖLEK
Ağırbaşlı, uslu, ağır davranışlı. Düz, engebesiz (toprak parçası).
AKKIN
Çağlayan, ırmak veya derede suyun hızlı aktığı yer. Eğimi, inişi fazla olan yer, meyilli, eğimli. Akıntılı, hızlı akan su, akıntılı su kanalları. Meyil, suya akış imkânı veren eğim. Az meyilli, düzgün, engebesiz yol veya toprak. Sürülmesi ve çalışılması kolay tâvlı toprak. Yolunda, yoluna girmiş, olurun da (iş hakkında). Kolaylıkla yapılan, çabuk ilerliyen, akıcı (iş hakkında). İşlenmesi kolay, pürüzsüz, düzgün, budaksız ağaç veya tahta. İstekli, eğinik, gönüllü, tutkun. Anlayışlı. İştahla, istiyerek yenen yemek. Beyaz kılıç kabı. İstekli, gönüllü, tutkun. Akan su. Açık, düzgün, pürüzsüz. Az eğimli, düzgün, engebesiz yol veya toprak. Kolaylıkla yapılan, çabuk ilerleyen, akıcı iş. Yolunda, yoluna girmiş, olurunda iş.
ENGEBESİZ
Engebesi olmayan, arızasız.