Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ebet" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ebet ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ebet olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ebet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MÜNASEBET, İLERLEBET
İLELEBET
GALEBET, KİREBET, NECEBET, REGEBET, TEBEBET
İSEBET
KEBET, LEBET, NEBET, SEBET, ZEBET
EBET
EBET
Sonu olmayan gelecek zaman, sonsuzluk.
KEBET
Halk dilinde Fasiolozis.
KİREBET
Avlu, hayat. Tahta kanepe.
REGEBET
Arapça kökenli rekabet.: rekabet.
İSEBET
Arapça kökenli isâbet: isabet.
NECEBET
Arapça kökenli necâbet: necabet.
TEBEBET
Arapça kökenli tabâbet: tababet; tıp ilmi.
MÜNASEBET
İlişik, ilişki, ilinti. İki şey arasındaki uygunluk. Sebep, vesile, gerekçe, neden.
NEBET
Nöbet.
ZEBET
Ağır, keskin kokulu bir çeşit esans.
LEBET
Nöbet.
İLERLEBET
İlelebet.
GALEBET
Müebbet hapis. Zayıf, çelimsiz.
İLELEBET
Sonsuza değin, sonsuzluğa kadar, sürgit.
SEBET
1.Küfe. 2.Sepet. Değirmende, buğdayın döküldüğü kesik koni biçiminde yer. Sepet.
Bu bölümde tanımı içerisinde EBET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YAKIŞIKSIZ
Yakışık almayan, uygunsuz, çirkin, münasebetsiz (tavır, hâl vb.).
BURUH
Yumurtası burularak erkekliği giderilmiş koç, teke ve benzerleri hayvan. Densiz, münasebetsiz, aşırı cilve yapan. 1.Ters, inatçı. Erkek keçinin iğdiş edilmişi.
DADTİRİK
Münasebetsiz ve düşüncesizce konuşan.
DADİK
Küçük çocuğun ilk defa ayakta durması, tay durma. Münasebetsiz ve düşüncesizce konuşan.
ARSLIK
Gerdeğe girdiği gece kocası ile cinsi münasebette bulunduğu halde kızlığını kaybetmiyen kız.
TEMAS
Değme, dokunma, dokunuş, değinti. Dokunma. Buluşup görüşme, ilişki kurma, münasebet. Gidip gelme, ulaşım, bağlantı. Değinme, sözünü etme, bahsetme.
ÇÖKEŞMEK
Cinsi münasebette bulunmak. Üşümek.
DALAP
At isteyen kısrak, erkek isteyen dişi eşek ya da hayvan. Cinsi münasebete çok düşkün kadın, fahişe. Erkek isteyen dişi at ya da eşek - dalap olmah: At ve eşeğin döllenme zamanı. Erkek isteyen dişi at veya eşek. Kısrakta kızgınlık.
DALAB
At isteyen kısrak, erkek isteyen dişi eşek ya da hayvan. Cinsi münasebete çok düşkün kadın, fahişe.
MÜNASEBETSİZLİK
Münasebetsiz olma durumu. Münasebetsizce davranış.
AKYAVAN
Lüzumundan fazla konuşan, münasebetsiz kimse: Bırak canım, akyavanın biri.
AKLIEVVEL
Akıllı geçinen. Densiz, münasebetsiz, sağduyu sahibi olmayan.
ALURDAKSIZ
Gelişigüzel, ilerigeri, münasebetsiz: Alurdaksız konuşup durma.
TERS
Gerekli olan duruma karşıt, zıt. Kesici bir aletin kesmeyen yanı. Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert. Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz. Bir şeyin içe gelen yanı, arkası. Hayvan pisliği. Bir şeyin aksi, karşıtı.
İLİŞKİ
İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.
ALIŞVERİŞ
Satın alma ve satma işi, alım satım, iş, muamele, ahzüita, aksata, pazar. İlişki, münasebet.
BEDRÜK
Taranmış, temizlenmiş ve eğrilmeye hazır hale getirilmiş yün veya pamuk yumağı, topağı. Sıra, saygı gözetmeyen, münasebetsiz (kimse.).
İLİŞİK
İliştirilmiş, eklenmiş, bağlanmış, merbut. Ek. İlgi, bağlılık, ilişki, münasebet. Bir şeyle ilgili, ilişkin, ait.
UYGUNSUZ
Uymayan, yakışık almayan, yaraşmayan, münasebetsiz, namünasip. Kötü davranışlarda bulunan, çirkin hareketleri olan.
SÜRGİT
İlelebet.