Sonu EBET ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ebet" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ebet ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ebet olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ebet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

MÜNASEBET, İLERLEBET

8 harfli kelimeler

İLELEBET

7 harfli kelimeler

GALEBET, KİREBET, NECEBET, REGEBET, TEBEBET

6 harfli kelimeler

İSEBET

5 harfli kelimeler

KEBET, LEBET, NEBET, SEBET, ZEBET

4 harfli kelimeler

EBET

Bazı kelimelerin anlamları

EBET

Sonu olmayan gelecek zaman, sonsuzluk.

NEBET

Nöbet.

ZEBET

Ağır, keskin kokulu bir çeşit esans.

MÜNASEBET

İlişik, ilişki, ilinti. İki şey arasındaki uygunluk. Sebep, vesile, gerekçe, neden.

LEBET

Nöbet.

İLERLEBET

İlelebet.

İSEBET

Arapça kökenli isâbet: isabet.

SEBET

1.Küfe. 2.Sepet. Değirmende, buğdayın döküldüğü kesik koni biçiminde yer. Sepet.

REGEBET

Arapça kökenli rekabet.: rekabet.

KİREBET

Avlu, hayat. Tahta kanepe.

TEBEBET

Arapça kökenli tabâbet: tababet; tıp ilmi.

KEBET

Halk dilinde Fasiolozis.

GALEBET

Müebbet hapis. Zayıf, çelimsiz.

NECEBET

Arapça kökenli necâbet: necabet.

İLELEBET

Sonsuza değin, sonsuzluğa kadar, sürgit.

  -   -   -  

Anlamında EBET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EBET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKYAVAN

Lüzumundan fazla konuşan, münasebetsiz kimse: Bırak canım, akyavanın biri.

DADTİRİK

Münasebetsiz ve düşüncesizce konuşan.

DALAB

At isteyen kısrak, erkek isteyen dişi eşek ya da hayvan. Cinsi münasebete çok düşkün kadın, fahişe.

YAKIŞIKSIZ

Yakışık almayan, uygunsuz, çirkin, münasebetsiz (tavır, hâl vb.).

ÇÖKEŞMEK

Cinsi münasebette bulunmak. Üşümek.

SÜRGİT

İlelebet.

AKLIEVVEL

Akıllı geçinen. Densiz, münasebetsiz, sağduyu sahibi olmayan.

ARSLIK

Gerdeğe girdiği gece kocası ile cinsi münasebette bulunduğu halde kızlığını kaybetmiyen kız.

ALIŞVERİŞ

Satın alma ve satma işi, alım satım, iş, muamele, ahzüita, aksata, pazar. İlişki, münasebet.

İLİŞKİ

İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.

TEMAS

Değme, dokunma, dokunuş, değinti. Dokunma. Buluşup görüşme, ilişki kurma, münasebet. Gidip gelme, ulaşım, bağlantı. Değinme, sözünü etme, bahsetme.

ALURDAKSIZ

Gelişigüzel, ilerigeri, münasebetsiz: Alurdaksız konuşup durma.

MÜNASEBETSİZLİK

Münasebetsiz olma durumu. Münasebetsizce davranış.

UYGUNSUZ

Uymayan, yakışık almayan, yaraşmayan, münasebetsiz, namünasip. Kötü davranışlarda bulunan, çirkin hareketleri olan.

BEDRÜK

Taranmış, temizlenmiş ve eğrilmeye hazır hale getirilmiş yün veya pamuk yumağı, topağı. Sıra, saygı gözetmeyen, münasebetsiz (kimse.).

DADİK

Küçük çocuğun ilk defa ayakta durması, tay durma. Münasebetsiz ve düşüncesizce konuşan.

İLİŞİK

İliştirilmiş, eklenmiş, bağlanmış, merbut. Ek. İlgi, bağlılık, ilişki, münasebet. Bir şeyle ilgili, ilişkin, ait.

TERS

Gerekli olan duruma karşıt, zıt. Kesici bir aletin kesmeyen yanı. Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert. Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz. Bir şeyin içe gelen yanı, arkası. Hayvan pisliği. Bir şeyin aksi, karşıtı.

DALAP

At isteyen kısrak, erkek isteyen dişi eşek ya da hayvan. Cinsi münasebete çok düşkün kadın, fahişe. Erkek isteyen dişi at ya da eşek - dalap olmah: At ve eşeğin döllenme zamanı. Erkek isteyen dişi at veya eşek. Kısrakta kızgınlık.

BURUH

Yumurtası burularak erkekliği giderilmiş koç, teke ve benzerleri hayvan. Densiz, münasebetsiz, aşırı cilve yapan. 1.Ters, inatçı. Erkek keçinin iğdiş edilmişi.