Kelimeler arşivi içinde; sonunda "eber" olan, toplam 22 adet kelime bulunmaktadır. Sonu eber ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında eber olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde eber olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SÜMBÜLTEBER
İLMİHEBER
TİĞTEBER, TIĞTEBER, MÖHDEBER, MUHTEBER, MÜDDEBER
BEREBER, TITEBER, GELEBER, GÖÇEBER, MUTEBER, SÜNEBER
KEBER, ZEBER, ŞEBER, TEBER, HEBER, GEBER, CEBER, BEBER
EBER
EBER
Afyon ili, Çay ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
İLMİHEBER
Arapça kökenli ita i haber: ilmühaber.
ZEBER
Deveye, kaldırabileceğinden fazla konulan yük: Deveyi zeber, insanı ar öldürür.
TIĞTEBER
Yanında para ya da eşya olmama durumu.
TITEBER
Yanında para ya da eşya olmama durumu.
GÖÇEBER
Çadır hayatı yaşayan, göçebe.
MUHTEBER
Muteber, itibar sahibi.
TİĞTEBER
Yanında para ya da eşya olmama durumu : Tiğteber yola çıktım.
BEREBER
Beraber, bk. barabar.
SÜNEBER
Çamfıstığı.
MUTEBER
Saygın, itibarı olan, hatırı sayılır, sözü geçer. Değerli. İnanılır, güvenilir. Geçerli.
SÜMBÜLTEBER
Zambakgillerden, güzel kokulu, beyaz renkli bir çiçek (Polianthes).
GELEBER
Soytarı.
MÜDDEBER
Önemli, değerli : Herkesin çocuğu kendine müddeberdir.
MÖHDEBER
Arapça kökenli mu'teber: muteber; Muteber.
KEBER
Turşusu yapılan, dağlarda biten bir yaban otu.
Bu bölümde tanımı içerisinde EBER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GEÇERLİ
Yürürlükte olan, uygulanan, meri, muteber. Beğenilen, tutulan.
KÜFECİ
Küfe yapan veya satan kimse. Küfe ile sırtında öteberi taşıyan hamal.
HEYBE
At, eşek vb. binek hayvanlarının eyeri üzerine geçirilen veya omuzda taşınan, içine öteberi koymaya yarayan, kilim veya halıdan yapılmış iki gözlü torba. Omza geçirilebilen tek gözlü bir çanta türü.
FİLE
Yün, pamuk vb. ipliklerden düğümlerle oluşmuş ağ. Alışverişte öteberi taşımak için kullanılan, ilmeklerden oluşan ağ torba. Saçların dağılmaması için kullanılan ağ biçiminde örgü. Ağ.
RAF
Üstüne öteberi koymak için duvara veya bir dolabın içine birbirine paralel olarak tutturulmuş, genellikle geniş, uzun tahta veya metal levha.
DAĞINTI
Karışık, gelişigüzel atılmış öteberi.
KOYACAK
İçine öteberi koymaya yarayan şey.
TEBERLİ
Teberi olan.
GEBERTME
Gebertmek işi.
TENEKECİ
Tenekeden kap ve öteberi yapan, tenekeden yapılmış malzemeyi onaran kimse.
SAYGIN
Saygı gören, sayılan, hatırlı, itibarlı, muteber.
BAĞIŞLAMAK
Bir mal veya hakkı karşılık beklemeden birine vermek, teberru etmek. Hoşgörmek. Herhangi bir kötü davranış için ceza vermekten vazgeçmek, affetmek. Görevden çekmek, almak.
ANARA
Ufak tefek, öteberi, sandık eşyası.
TORBA
Genellikle pamuk ve kıldan dokunmuş, türlü boy ve biçimde, ağzı büzülüp bağlanabilen araç. Er bezi, husye, testis. Vücutta meydana gelen şişlik. Genellikle plastikten veya kâğıttan yapılmış, içine öteberi koymaya yarayan, çeşitli büyüklükte olabilen taşıma gereci, poşet.
GEBERTİLMEK
Gebertme işi yapılmak, öldürülmek.
KRİZOLİT
Zebercet.
ZIBARMAK
Ölmek, gebermek. Uyumak, çok içip sızmak.
TEBERSİZ
Teberi olmayan.
BAĞIŞ
Bağışlanan şey, yardım, hibe, teberru.
GEBERME
Gebermek işi.