Kelimeler arşivi içinde; başında "dul" olan, toplam 56 adet kelime bulunmaktadır. dul ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu dul ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dul olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DULAVRATYAPRAĞI
DULUNDURMAK, DULUNKABASI, DULDALANMAH, DULDALANMAK
DULUKLAMAK, DULDALAMAK, DULKADİRLİ, DULDALANMA
DULUNKABA, DULLANMAK, DULCANEBE, DULUNACAK, DULUKKABA, DULDALAMA
DULKADİR, DULDALIK, DULEKSİK, DULLAMAK, DULLANIK, DULMANTI, DULSİTOL, DULUKMAK, DULUKLUK, DULDASIZ, DULUNMAK, DULANMAK, DULAŞMAK
DULDALI, DULLAMA, DULUMAN
DULACA, DULDUL, DULAPA, DULAVA, DULLUK, DULBAK, DULCEK, DULCUK, DULKÖY, DULÇUK, DULGAR
DULUM, DULUN, DULUP, DULUK, DULUH, DULUG, DULKA, DULGA, DULDA, DULAZ, DULAR, DULAK
DULP
DUL
DUL
Eşi ölmüş veya eşinden boşanmış kadın veya erkek.
DULUNACAK
Mağrip.
DULKADİRLİ
Kırşehir şehri, Göllü bucağına bağlı bir bölge.
DULLANMAK
Temizlenmek, yıkanmak.
DULUNDURMAK
Gözden kaybetmek.
DULCANEBE
Her söze, her işe karışan kişi.
DULUKLAMAK
Mıncıklayarak sevmek: Küçük kızın yanağını duluklayarak sevdim.
DULDALAMAK
Korumak, siper altına almak.
DULUNKABA
Kabakulak hastalığı.
DULUKKABA
Kabakulak hastalığı.
DULUNKABASI
Kabakulak hastalığı. Üşümekten yüzün ve boğazın şişmesi.
DULDALAMA
Duldalamak işi.
DULDALANMA
Duldalanmak işi.
DULDALANMAK
Korumak, siper altına girmek.
DULDALANMAH
Gölgeli yere ya da bir adamın himayesine sığınmak.
DULAVRATYAPRAĞI
Labada.
Bu bölümde tanımı içerisinde DUL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İSTİRİDYE
Yassı solungaçlılar sınıfından, ılıman ve sıcak denizlerde yaşayan, güçlü kaslarla birbiri üzerine kapanan iki çeneti olan, eti beğenilen bir deniz yumuşakçası (Ostrea edulis).
DULDALI
Duldası olan.
MUTALLAKA
Boşanarak dul kalmış kadın.
FAVORİ
Herhangi bir iş veya yarışmada üstünlük sağlayacağına inanılan (kimse, taraf, takım vb.). Yüzün iki yanında, saçın devamı olarak bırakılan sakal demeti, duluk. Gözde.
BAĞIRTLAK
Orta büyüklükte, eti sevilen bir cins göçebe ördek, bozkır tavuğu (Querquedula).
ÇOĞUL
Çokluk, teklik karşıtı: Ordular. Geldik.
AYNISEFA
Birleşikgillerden, çiçekleri sarı renkli bir kır bitkisi (Calendula arvensis).
NODULLANMA
Nodullanmak işi.
FODULCA
Fodul gibi. (fodu'lca) Fodula yaraşır bir biçimde.
FODULLUK
Üstünlük taslama durumu, fodulca davranış.
DULLUK
Dul olma durumu.
SİPER
Korunulacak, arkasına, altına veya içine girerek saklanılacak yer. Askerlerin savaşta vurulmamaları ve rahat ateş edebilmeleri için kazılmış, üstü açık hendek. Güneş ve yağmurun etkisinden korunmak amacıyla şapka, kasket vb.nin önüne yapılmış olan çıkıntı, siperlik. Kuytu, korunulabilen. Yağmur, güneş ve rüzgârın etkilemediği gizli, kuytu yer, dulda.
DRAGON
Ejderha. Batı ordularında, atlı veya yaya olarak çarpışan asker sınıfı.
NODULLANMAK
Nodullama işine konu olmak.
DULDASIZ
Duldası olmayan.
SEYYİBE
Dul (kadın).
KARABAŞ
Çoban köpeği. Kışa dayanıklı sert buğday. Evlenmemiş, evlenmek istemeyen erkek. Rahip. Ballıbabagillerden, çiçekleri mavi veya menekşe renginde başakçıklar durumunda olan güzel kokulu bir bitki (Lavandula stoechas). Bir hücreli özel bir asalağın, hindinin karaciğerine yerleşerek yaptığı, büyük ölçüde ölümlere yol açan kümes hastalığı.
PEYKLİK
Peyk olma durumu, uyduluk.
KIŞLAK
Kışın barınılan yer. Kışın orduların, göçebe oymakların hayvanlarıyla birlikte yayladan inip konakladıkları yer.
NODULLAMA
Nodullamak işi.