Kelimeler arşivi içinde; başında "dum" olan, toplam 75 adet kelime bulunmaktadır. dum ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu dum ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dum olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DUMANLITAMASI, DUMDUMHELVASI
DUMBUZLAMAK, DUMANSIZLIK, DUMSUKLAMAK, DUMANLANMAK
DUMLUPINAR, DUMANLAMAK, DUMANLANMA, DUMANALANI, DUMANLILIK, DUMANOLUĞU, DUMANSILIK, DUMAÇLAMAK
DUMBULBAS, DUMANKAYA, DUMANTEPE, DUMANLAMA, DUMCUKMAK, DUMLUGÖZE, DUMLUKUYU, DUMLUYAZI
DUMBUCUK, DUMDALIK, DUMBUDEK, DUMULMAK, DUMBİLLİ, DUMURCUH, DUMBADAK, DUMURMAK, DUMUŞMAK, DUMANSIZ, DUMANOTU, DUMANBEY, DUMANKÖY, DUMANLAR
DUMLUSU, DUMDURU, DUMLUCA, DUMDUMA, DUMANLI
DUMAĞA, DUMLAK, DUMAĞI, DUMMAH, DUMAĞU, DUMMAK, DUMRUL, DUMAGI, DUMAYI, DUMHUZ, DUMBAK, DUMCUK, DUMBUZ, DUMBUL, DUMBAN
DUMEÇ, DUMAÇ, DUMAG, DUMUR, DUMUK, DUMAĞ, DUMRU, DUMNU, DUMBİ, DUMAN, DUMAH, DUMAK, DUMLU, DUMEN
DUMO, DUMU, DUME, DUMA
DUM
DUM
Kilim. Sulu şeyler. Hayvanların başlarını suya batırmaları.
DUMBULBAS
Tekkelerde bir kişinin tutup bir kişinin iki değnekle çaldığı darbuka şeklinde bir çalgı.
DUMLUPINAR
Kütahya iline bağlı ilçelerden biri.
DUMANLANMA
Dumanlanmak durumu.
DUMDUMHELVASI
Zor olduğu halde kolay sanılan iş hakkında kullanılır.
DUMANLILIK
Dumanlı olma durumu.
DUMANLITAMASI
Bir erik çeşidi.
DUMANLANMAK
Dumanlı duruma gelmek. Bulanmak, karışmak. Sarhoş olmak.
DUMANSIZLIK
Dumansız olma durumu.
DUMANLAMAK
Dumanlı duruma getirmek. Dumana tutmak. Sarhoş etmek.
DUMBUZLAMAK
Yumruklamak. Yumruğun alt yanıyla vurmak.
DUMANOLUĞU
Gümüşhane ili, Şiran ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
DUMANALANI
Balıkesir şehrinde, Gönen belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
DUMSUKLAMAK
İtmek, kakmak.
DUMAÇLAMAK
Taşınacak yükü sırta sıkıca sarmak. Taşınacak yükü sırta bağlamak.
DUMANSILIK
Hafif sisli ve dumanlı (hava).
Bu bölümde tanımı içerisinde DUM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BASMAK
Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.
AKZAMBAK
Zambakgillerden, süs bitkisi olarak yetiştirilen, çiçeği diş ve yüz şişlerinin tedavisinde kullanılan bir bitki (Lilium candidum).
ANLAYIŞSIZ
Anlayışı kıt olan, kafasız, kavrayışsız, vurdumduymaz, kalın kafalı, izansız, ferasetsiz, gabi. Hoşgörüsüz.
CEVİZ
Cevizgillerin örnek bitkisi olan, uzun ömürlü, gövdesi kalın, kerestesi değerli, yurdumuzda çok yetişen ağaç (Juglans regia). Bu ağacın kerestesinden yapılmış. Bu ağacın dışı kabuklu, içi yağlı ve nişastalı yemişi, koz.
ANLAYIŞSIZLIK
Anlayış kıtlığı, kafasızlık, kalın kafalılık, vurdumduymazlık, izansızlık, gabilik. Hoşgörüsüzlük.
BAKLA
Baklagillerden, yurdumuzun her yerinde yetiştirilen, yeşil kabuklu ve taneli bir bitki (Vicia faba). Bir zinciri oluşturan halka veya parçalardan her biri. Bu bitkinin yeşil ürünü veya kuru tanesi.
AYI
Memelilerin etobur takımından, beş parmaklı, tabanlarına basarak yürüyen, yurdumuzda boz türü bulunan, iri gövdeli hayvan, kocaoğlan (Ursus arctos). Kaba saba olan insanlar için kullanılan bir seslenme sözü.
BİBER
Patlıcangillerden, yurdumuzda çok yetişen ve çeşitli türleri bulunan bir bitki (Capsicum annuum). Bu bitkinin tazeyken sebze olarak yenilen ürünü. Bu bitkinin kurutulup baharat olarak yararlanılan ürünü.
AKALA
Amerikan tohumundan yurdumuzda üretilen bir tür pamuk.
AKASYA
Baklagillerden, sıcak iklimlerde birçok türü yetişen ve tanen, zamk, boya vb. maddelerin yapımında kullanılan bir ağaç (Acacia). Baklagillerden, yurdumuzda yetişen bir süs ve gölge ağacı, salkım ağacı, yalancı akasya (Robinia pseudoacacia).
BEZELYE
Baklagillerden, yurdumuzun her yanında yetiştirilen, fasulyeye benzer, tırmanıcı bir bitki (Pisum sativum). Bu bitkinin yuvarlak tanesi.
BİTÜM
Keskin bir koku, alev ve koyu duman çıkararak yanan, karbon ve hidrojen bakımından çok zengin doğal yakıt maddelerinin genel adı, yer sakızı. Yol kaplamasında, kâğıt ve çatıların su geçirmez duruma getirilmesinde, kömür tozundan briket yapımında vb. kullanılan, doğal ısıda katı, yoğunluğu bire yakın, koyu kestane renginde madde.
BILDIRCIN
Tavukgillerden, boz renkli, benekli, yurdumuzda en çok sonbaharda eti için avlanan, etinden ve yumurtasından yararlanılan göçebe kuş (Coturnix).
ANTRASİT
Güçlükle tutuşan, koku, duman çıkarmadan büyük bir ısı vererek yanan bir taş kömürü türü.
AYÇİÇEĞİ
Birleşikgillerden, sarı renkli çiçeği çok iri olan, yurdumuzda çok yetiştirilen bir bitki, günçiçeği, günebakan, gündöndü, günâşık (Helianthus annuus). Bu bitkinin yağ çıkarılan ve çerez olarak da yenilen tohumu.
ÇÖKMEK
Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak. Şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak. Çömelmek. Basmak, yayılmak. Oturmak, birdenbire oturmak. Yoğun bir biçimde duymak. Son bulmak, yıkılıp dağılmak. Sarsılıp dinçliğini yitirmek. Deve, sığır vb. olduğu yere oturmak. Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak. Sis, duman vb. inerek kaplamak. Tortu dibe inmek.
ASPİRATÖR
Havadaki duman, is, koku vb. yabancı maddeleri emerek dışarı atan aygıt, emmeç. Kendisine bağlanan bir kabın içindeki gazı seyreltmeye veya sıkıştırmaya yarayan, içinden bir sıvı geçirilerek çalıştırılan araç, emmeç.
BOZGEVEN
Yurdumuzda Erciyes dağında yetişen bir tür geven (Astragalus microcephalus).
BACA
Dumanı ocaktan çekip havaya vermeye yarayan yol. Çatı penceresi. Su yolu, lağım, maden ocağı vb. yer altı yapılarının hava deliği.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.