CAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "cak" olan, toplam 40 adet kelime bulunmaktadır. cak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu cak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde cak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

CAKKIRAMAK, CAKALANMAK, CAKÇIBIRAK

9 harfli kelimeler

CAKACILIK, CAKALANMA

8 harfli kelimeler

CAKCAĞAN, CAKILDAK, CAKKABAK, CAKKADEK, CAKKAMAK, CAKCABAN, CAKKAVAZ

7 harfli kelimeler

CAKCAHI, CAKASIZ, CAKCAKI, CAKKALA, CAKGALA, CAKKAVI, CAKKAVU

6 harfli kelimeler

CAKKUL, CAKKAV, CAKKAL, CAKKIL, CAKILI, CAKKOL, CAKGIL, CAKCAN, CAKCAK, CAKMAK, CAKALI, CAKŞIR, CAKACI

5 harfli kelimeler

CAKIL, CAKVA, CAKKA, CAKET, CAKAR, CAKAK

4 harfli kelimeler

CAKA

3 harfli kelimeler

CAK

Bazı kelimelerin anlamları

CAK

Büyük bez veya deri torba, tuluk. Lavabo, banyo. Aşık kemiğinin çukur tarafı.

CAKKADEK

Birdenbire, yerli yersiz.

CAKCAHI

Değirmende buğdayın bittiğini haber veren bir aygıt.

CAKASIZ

Cakası olmayan.

CAKKAVAZ

Geveze, dedikoducu.

CAKALANMAK

Caka satmak.

CAKKABAK

Geveze, dedikoducu.

CAKALANMA

Caka satma.

CAKACILIK

Cakacı olma durumu.

CAKCAKI

Değirmende buğdayın bittiğini haber veren bir aygıt. Serçe büyüklüğünde gri renkli bir kuş.

CAKKIRAMAK

İstekle içten gülmek.

CAKCABAN

Geveze, dedikoducu.

CAKÇIBIRAK

Geveze, dedikoducu.

CAKKAMAK

Başıboş gezmek.

CAKILDAK

Geveze, dedikoducu. Koyunların kuyruklarının altına yapışıp kuruyan pislik.

CAKCAĞAN

Saksağan. Ala karga, saksağan (Kırşehir).

  -   -   -  

Anlamında CAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde CAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AGUŞ

Kucak.

AKASYA

Baklagillerden, sıcak iklimlerde birçok türü yetişen ve tanen, zamk, boya vb. maddelerin yapımında kullanılan bir ağaç (Acacia). Baklagillerden, yurdumuzda yetişen bir süs ve gölge ağacı, salkım ağacı, yalancı akasya (Robinia pseudoacacia).

ACAYİPLEŞTİRMEK

Yadırganacak bir duruma getirmek.

ADAMCIL

İnsandan ürkmeyen, insana alışmış olan, insana sokulan, sıcakkanlı, munis.

AHTAPOT

Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus). Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü, polip.

AĞARTI

Uzaktan ancak seçilebilen, belli belirsiz bir aklık. Süt, yoğurt, peynir, ayran vb. yiyecek ve içecekler.

ABANOZGİLLER

İki çeneklilerden, sıcak ülkelerde yetişen bir bitki familyası.

AHİLİK

Cömertlik. Kökleri eski Türk törelerine dayanan ve Anadolu'da yüksek bir gelişim gösteren esnaf, zanaatçı, çiftçi vb. bütün çalışma kollarını içine alan ocak.

ACIKLI

Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.

ACİLEN

Çabucak.

ADSIZ

Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.

AÇIKLAYICI

Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.

ABBAS

"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.

ACİBE

Görülmemiş, alışılmamış, şaşılacak veya yadırganacak şey.

ABDESTLİK

Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.

ABANOZ

Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.

AÇIKGÖZLÜLÜK

Açıkgöz olanın durumu. Açıkgöze yakışacak davranış.

ACAYİPLEŞMEK

Başkalaşmak, yadırganacak bir duruma gelmek.

AFİ

Gösteriş, çalım, caka.

AKAMBER

Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş. Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine.