Kelimeler arşivi içinde; sonunda "cal" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. Sonu cal ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında cal olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde cal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KIRILCAL, DOLANCAL
İRTİCAL, İSTİCAL
TUNCAL, DECCAL, TEÇCAL, TECCAL, KINCAL, HINCAL, GENCAL, CANCAL, BUNCAL, KILCAL
ÇACAL, GACAL, IRCAL, ABCAL, MACAL, NECAL, PACAL, TACAL, RİCAL, MECAL
ÖCAL
CAL
CAL
Çorap şişi. Birbirine dargın olanların söyledikleri sözler. Bedel. Gündelik. Arabanın yanlarındaki direklere bağlanan sırık. Ala renk.
TECCAL
Haylaz, yaramaz. Yeni buluşlar, icatlar. Arapça kökenli deccâl: Deccal.
GENCAL
"Genç birisiyle evlen" anlamında kullanılan bir isim".
CANCAL
Karga. Karma karışık, sık, biri birine girmiş. Demet, tutam.
DECCAL
Yalancı, fesat, dedikoducu (kimse). Dinî inanışlara göre kıyamete yakın bir zamanda ortaya çıkacak olan yalancı ve kötü yaradılışlı kimse.
TUNCAL
Al renkli tunç.
KIRILCAL
Kırılca yapısında, bu yapıya özgü.
HINCAL
Kama. "Hıncını al" anlamnda kullanılan bir isim".
İSTİCAL
İvedilik, acele etme, müstaceliyet.
İRTİCAL
Doğaç.
ÇACAL
Çıplak.
KINCAL
Zayıf, iyi gelişmemiş.
BUNCAL
Bu kez. Bu kez: Buncal da ben gelmen.
KILCAL
Kıl gibi olan, çok ince.
TEÇCAL
Haylaz, yaramaz.
DOLANCAL
Dolanca (kapalı yörünge) ile ilgili.
Bu bölümde tanımı içerisinde CAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYNISEFA
Birleşikgillerden, çiçekleri sarı renkli bir kır bitkisi (Calendula arvensis).
BERAT
Bir buluştan, bir haktan yararlanmak için devletçe verilen belge, patent. Osmanlı Devleti'nde bir göreve atanan, aylık bağlanan, san, nişan veya ayrıcalık verilen kimseler için çıkarılan padişah buyruğu.
CANSIZ
Canını yitirmiş, ölmüş. Güçsüz, mecalsiz bir biçimde. Canlı olmayan (varlık), camit. İlgi uyandırmayan, sönük. Durgun.
ALACALANMA
Alacalanmak işi.
ÇAVDAR
Buğdaygillerden, unlu tane veren bir bitki (Secale cereale). Bu bitkinin esmer ve uzun tanesi.
ALACALAMA
Alacalamak işi.
AHMAKLAŞMAK
Aptallaşmak. Bir an için şaşalayıp bocalamak.
BALDIRSOKAN
Çift kanatlıların sinekgiller familyasından, karasineğe çok benzeyen, kan emen, hastalık bulaştıran, hayvan sağlığı yönünden zararlı bir tür sinek (Stomaxys calcitrans).
ALACALANDIRMA
Alacalandırmak işi.
BOCALATMAK
Bocalamasına yol açmak.
BELA
İçinden çıkılması güç, sakıncalı durum. Hak edilen ceza. Büyük zarar ve sıkıntıya yol açan olay veya kimse.
BİZİMKİ
Bizim olan, bizimle ilgili olan. Kadınların kocalarından, kocaların karılarından söz ederken kullandıkları söz. Yakın çevremizde olan bir kimseden söz ederken kullanılan bir söz.
ÇAPAR
Postacı, ulak. Takadan büyük, baş ve kıç tarafı yukarı kalkık bir tür Karadeniz kayığı. Benekli, alacalı (hayvan ve bitki). Akşın. Çiçek bozuğu yüz.
BOCALATMA
Bocalatmak işi.
ARGINLIK
Argın olma durumu, kudretsizlik, mecalsizlik.
AYRIK
Ayrılmış. Ayrık otu. Düzgün ve uygun olmayan, çarpık. Ayrı tutulan, başkalarına benzemeyen, ayrıcalı, müstesna. Kural dışı.
ALAKARGA
Kargagillerden, iri gövdeli, ötücü, tüyleri alacalı bir tür kuş, kestane kargası (Garrulus glandarius). Saksağan.
AYRICALIKLI
Ayrıcalığı olan, ayrıcalık tanınan, imtiyazlı.
BOCALAMA
Bocalamak işi.
AYRICALIKSIZ
Ayrıcalığı olmayan, ayrıcalık tanınmayan, imtiyazsız.