CAL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "cal" olan, toplam 32 adet kelime bulunmaktadır. cal ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu cal ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde cal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

CALBALANDIRMAK

11 harfli kelimeler

CALBALANMAK

10 harfli kelimeler

CALAVLAMAK, CALDURAGİN

9 harfli kelimeler

CALANOİDA

8 harfli kelimeler

CALGAVUŞ, CALANMAK, CALANMAH, CALGAVUÇ

7 harfli kelimeler

CALAMUK, CALANGU, CALAMAK, CALAMAH, CALAĞAN, CALAYIR

6 harfli kelimeler

CALEPS, CALBUK, CALABA

5 harfli kelimeler

CALGA, CALÇI, CALİP, CALBA, CALAZ, CALAY, CALAV, CALAS, CALAN, CALAK, CALAH

Bazı kelimelerin anlamları

CAL

Çorap şişi. Birbirine dargın olanların söyledikleri sözler. Bedel. Gündelik. Arabanın yanlarındaki direklere bağlanan sırık. Ala renk.

CALAĞAN

Saksağan.

CALAMUK

Nemli, yağmurlu hava.

CALAMAK

Saçmak, serpmek, ekmek.

CALAVLAMAK

Tarlalardan, kısa zamanda çok ot toplamak.

CALANGU

Kahramanlık, zafer.

CALANMAK

Dökülmek.

CALBALANDIRMAK

Sıvıyı elle vurarak çalkalamak, hareket ettirmek.

CALANMAH

Dökülmek.

CALGAVUÇ

Tava.

CALANOİDA

Kabuklular (Crustacea) sınıfının Copepoda alt sınıfından, pelajik bölgenin planktonik organizmalarından olan bir takım.

CALAMAH

Parçaları biribirine eklemek, dikmek. Başına belâ etmek. Saçmak, serpmek, ekmek.

CALAYIR

Canlı, becerikli, eli çabuk.

CALDURAGİN

Çiş yap (anlamında kullanılır).

CALGAVUŞ

Tava. Acele ve düzensiz iş gören.

CALBALANMAK

Çalkalanmak, sallanmak (sıvı hakkında).

  -   -   -  

Anlamında CAL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde CAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARGINLIK

Argın olma durumu, kudretsizlik, mecalsizlik.

BELA

İçinden çıkılması güç, sakıncalı durum. Hak edilen ceza. Büyük zarar ve sıkıntıya yol açan olay veya kimse.

BOCALATMA

Bocalatmak işi.

ALACALAMA

Alacalamak işi.

ALAKARGA

Kargagillerden, iri gövdeli, ötücü, tüyleri alacalı bir tür kuş, kestane kargası (Garrulus glandarius). Saksağan.

BALDIRSOKAN

Çift kanatlıların sinekgiller familyasından, karasineğe çok benzeyen, kan emen, hastalık bulaştıran, hayvan sağlığı yönünden zararlı bir tür sinek (Stomaxys calcitrans).

BOCALATMAK

Bocalamasına yol açmak.

AYRICALIKSIZ

Ayrıcalığı olmayan, ayrıcalık tanınmayan, imtiyazsız.

CANSIZ

Canını yitirmiş, ölmüş. Güçsüz, mecalsiz bir biçimde. Canlı olmayan (varlık), camit. İlgi uyandırmayan, sönük. Durgun.

BİZİMKİ

Bizim olan, bizimle ilgili olan. Kadınların kocalarından, kocaların karılarından söz ederken kullandıkları söz. Yakın çevremizde olan bir kimseden söz ederken kullanılan bir söz.

BOCALAMA

Bocalamak işi.

AYRIK

Ayrılmış. Ayrık otu. Düzgün ve uygun olmayan, çarpık. Ayrı tutulan, başkalarına benzemeyen, ayrıcalı, müstesna. Kural dışı.

ÇAVDAR

Buğdaygillerden, unlu tane veren bir bitki (Secale cereale). Bu bitkinin esmer ve uzun tanesi.

BERAT

Bir buluştan, bir haktan yararlanmak için devletçe verilen belge, patent. Osmanlı Devleti'nde bir göreve atanan, aylık bağlanan, san, nişan veya ayrıcalık verilen kimseler için çıkarılan padişah buyruğu.

AYNISEFA

Birleşikgillerden, çiçekleri sarı renkli bir kır bitkisi (Calendula arvensis).

AHMAKLAŞMAK

Aptallaşmak. Bir an için şaşalayıp bocalamak.

ALACALANMA

Alacalanmak işi.

AYRICALIKLI

Ayrıcalığı olan, ayrıcalık tanınan, imtiyazlı.

ALACALANDIRMA

Alacalandırmak işi.

ÇAPAR

Postacı, ulak. Takadan büyük, baş ve kıç tarafı yukarı kalkık bir tür Karadeniz kayığı. Benekli, alacalı (hayvan ve bitki). Akşın. Çiçek bozuğu yüz.