Kelimeler arşivi içinde; sonunda "cam" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. Sonu cam ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında cam olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde cam olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KARACAOCCAM
VERMİYECAM, KARACÜCCAM, KARACOCCAM
SERENCAM
VİRECAM, VİDİCAM, BAGICAM, İNSİCAM
ISICAM
OTCAM, UCCAM, UNCAM, ENCAM
İCAM, ACAM
CAM
CAM
Soda veya potas katılmış silisli kumun ateşte eritilmesiyle yapılmış olan sert, saydam ve çabuk kırılır cisim. Tümü veya bir bölümü bu maddeden yapılmış, sırça. Kadeh, içki. Pencere.
UCCAM
Çörekotu.
VERMİYECAM
Vermiyeceğim.
ENCAM
Son, işin sonu. Gelecek.
VİRECAM
Vereceğim.
İNSİCAM
Düzgünlük, tutarlık, bağdaşım. Tutarlık.
OTCAM
Çörekotu.
İCAM
Arkadaş.
BAGICAM
Bakacak.
UNCAM
Onca, o denli.
KARACOCCAM
Çörekotu.
VİDİCAM
Sinema alıcısı ile televizyon alıcısının birlikte çalıştırılmasına dayanan bir yöntem.
ISICAM
İki cam plakanın çevresel olarak metal bir ara çıtası yardımıyla birbirine bağlanması temeline dayanan pencere camı.
KARACÜCCAM
Çörekotu.
KARACAOCCAM
Çörekotu.
SERENCAM
Bir işin, bir olayın sonu, akıbet. Başa gelen bir durum veya olay.
Bu bölümde tanımı içerisinde CAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACEMBORUSU
Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).
AMPUL
İçinde, elektrik akımı ile akkor durumuna gelerek ışık verebilen bir iletkeni bulunan, havası boşaltılmış cam şişe. İçinde sıvı durumda ilaç bulunan, kapalı cam tüp.
AKLANMAK
Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.
AYNA
Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat. Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün. Atların diz kapağı. İyi bir durumda, yolunda. Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha. Küreğin yassı uç bölümü. Karagöz oyununda perde. Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey. Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı.
BAKAM
Baklagillerden, odunundan kırmızı boya çıkarılan bir ağaç (Haematoxylon campechianum).
BAŞİMAM
Birden çok imam bulunan camilerde en kıdemli imam.
AKROBAT
Cambaz.
AZMANLAŞMAK
İrileşmek, kocaman duruma gelmek.
AKVARYUM
Tatlı veya tuzlu su hayvanlarının ve su bitkilerinin yapay bir ortamda beslendiği ve yetiştirildiği cam su kabı.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
AKROBATLIK
Cambazlık.
ALEMCİ
Camilerin kubbelerine, minarelerine alem yapan veya takan kimse.
AVİZE
Tavana asılan, şamdanlı, lambalı, cam veya metal süslü aydınlatma aracı.
BARDAK
Su vb. şeyleri içmek için kullanılan, genellikle camdan yapılmış olan kap. Boduç, çamçak. Toprak testi. Bu kabın alacağı miktarda olan.
AKROBASİ
Cambazlık.
AKMANTAR
Tadı güzel ve besleyici bir tür mantar, keçi mantarı (Agaricus campestris).
BAKIMLIK
Filmin kartpostal büyüklüğünde cam bir perde üzerinde görünmesini sağlayan cihaz.
BAĞDAŞIM
Tutarlık, tutarlılık, insicam.
AYAKÇAK
Merdiven, merdiven basamağı. Çocukların, cambazların ayaklarına takıp yürüdükleri çifte sırık. Dokuma tezgâhı ayaklığı, ayaklık.
BALON
Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.