Kelimeler arşivi içinde; başında "bor" olan, toplam 132 adet kelime bulunmaktadır. bor ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu bor ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bor olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BORAZANKUŞUGİLLER
BORÇLANDIRILMAK
BORNOVAMİSKETİ
BORAZANCIBAŞI, BORÇLANDIRMAK
BORAZANCILIK, BORÇLANDIRMA, BORÇLANILMAK, BORKİŞTİRMEK
BORÇLANILMA, BORDOMTIRAK
BORANLAMAK, BORCABAHAR, BORÇLANMAK, BORDALAMAK, BORRELİDİN, BORSACILIK, BORTDÜRMEK, BORTLAYICI
BORAZANCI, BORÇLANMA, BORÇLULUK, BORDALAMA, BORTLAMAK, BORUCULUK, BORUKKUYU, BORUKTOLU
BORAHANE, BORAMBOŞ, BORANALP, BORANBAY, BORIBARA, BORLAMAK, BORRELİA, BORSAMAK, BORŞEVİK, BORTLACI, BORTLAMA
BORABOY, BORAĞAN, BORAHAN, BORAKAN, BORAKIS, BORAMUT, BORANLI, BORANNI, BORANSÜ, BORANTI, BORASİT, BORATAŞ, BORATAV, BORATAY, BORAZAN, BORÇSUZ, BORİKLİ, BORLUVU, BORNOVA, BORSACI, BORTLAK, BORTLEN, BORUCAK, BORUCUK, BORUÇUL, BORULAR, BORUSUZ, BORUZAN, BORÜLCE, BORZAİL
BORACA, BORADA, BORAKS, BORALI, BORANA, BORANI, BORANİ, BORANO, BORATA, BORAYI, BORAZA, BORBAL, BORBAY, BORBOH, BORBUR, BORBUT, BORCAK, BORÇKA, BORÇLU, BORDRO, BORDÜR, BORİNA, BORKAN, BORLAĞ, BORLUK, BORNAK, BORNİT, BORNOZ, BOROLA, BORSAK, Devamını Oku »»
BORAÇ, BORAK, BORAN, BORAT, BORAZ, BORDA, BORDO, BORİK, BORLA, BORLU, BORRE, BORSA, BORTA, BORUÇ, BORUH, BORUK, BORUM, BORUŞ, BORÜL, BORYA, BORZA
BORA, BORÇ, BORİ, BORK, BORO, BORŞ, BORU
BOR
BOR
İşlenmemiş, taşlık, sert, ekilmemiş (toprak), borak. Atom numarası 5, atom ağırlığı 10,8, yoğunluğu 2,45 olan, tabiatta bor asidi veya boratlar durumunda bulunan basit element (simgesi B). Niğde iline bağlı ilçelerden biri.
BORKİŞTİRMEK
Sağlamlaştırmak, pekiştirmek, sıkıştırmak, sertleştirmek, katılaştırmak.
BORAZANCILIK
Borazancının yaptığı iş.
BORÇLANMAK
Karşılığını sonra vermek şartıyla birinden para veya bir şey almak, istikraz etmek. Manevi bir yükümlülük altına girmek.
BORAZANCIBAŞI
Borazancıları yöneten kimse. bir topluluğun söyleyemediği sözleri söyleyen kimsesi.
BORÇLANDIRILMAK
Borçlanmasına yol açılmak.
BORÇLANILMA
Borçlanılmak işi.
BORAZANKUŞUGİLLER
(Psophidae),iyi bilinir.
BORDOMTIRAK
Bordomsu.
BORANLAMAK
Kar yağmak. Hava bulanmak.
BORÇLANILMAK
Borca girilmek, borç edilmek.
BORNOVAMİSKETİ
Bir çeşit üzüm.
BORDALAMAK
İki deniz taşıtı birbirine yanaşmak. İki deniz taşıtı birbirine çarpmak.
BORÇLANDIRMA
Borçlandırmak işi.
BORCABAHAR
Müshil olarak kullanılan ince köklü bir ot, sütleğen.
BORÇLANDIRMAK
Borçlanmasına yol açmak, borçlu duruma getirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde BOR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAT
Kurşun boruların ağzını açmakta kullanılan, şimşirden yapılmış, ucu sivri bir takoz türü.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
ALACAKLI
Birinden alacağı olan (kimse), borçlu ve verecekli karşıtı.
ALAVERE
Bir şeyin elden ele geçmesi. Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele. Kargaşalık. Bir şeyi elden ele vererek aktarma.
BATARYA
En küçük topçu birliği. Savaş gemilerinde borda topları ve bunların bulunduğu güverte parçası. Birkaç aygıtın bir araya getirilerek belirli bir biçimde eklenmesinden oluşan takım. Pil.
BATAKÇI
Borcunu ödememeyi alışkanlık edinmiş (kimse). Eline geçen parayı batıran (kimse).
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.
BATKIN
Borçlarını ödeyemez duruma düşen, iflas etmiş (kimse), müflis.
AŞOZ
Ahşap gemilerin omurgalarının uzunluğunca ve iki yanında borda kaplamalarının en dar yüzünü yerleştirmek için açılan keskin, sivri köşeli yuva.
AKLAMAK
Suçsuz veya borçsuz olduğu yargısına vararak birini temize çıkarmak, tebriye etmek, ibra etmek.
AKAÇ
Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.
AÇIKÇI
Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.
ARMUZ
Gemilerde güverte ve borda kaplama tahtalarının yan yana gelmeleri sonucu aralarında oluşturdukları çizgi.
BAKİYE
Artık, artan, kalan, geri kalan şey. Kalıntı. Alacak ve borçlar arasındaki fark.
ALABANDA
Deniz teknelerinin iç yanları, borda karşıtı.
ACİZ
Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.
ACYOCU
Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.
AKONT
Bir borca karşılık, hesabı daha sonra görülmek üzere yapılmış olan kısmi ödeme.
AGAMİ
Borazan kuşu.
ANA
Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.