Kelimeler arşivi içinde; başında "bos" olan, toplam 45 adet kelime bulunmaktadır. bos ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu bos ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bos olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BOSTANCIBAŞI
BOSTANHÜYÜK, BOSTANCILAR, BOSTANCILIK, BOSTANPINAR
BOSÇABATAK, BOSTANYERİ, BOSDANACAN, BOSTANKALE, BOSBOLAMAT, BOSTANCILI, BOSTANDERE, BOSTANKOLU, BOSTANKENT, BOSTANBAŞI, BOSTANBÜKÜ, BOSTANKAYA
BOSTANCIK, BOSTANİÇİ, BOSTANKÖY, BOSTANLAR, BOSLEŞMEK, BOSTANLIK, BOSTANÖZÜ
BOSTANLI, BOSTİRİK, BOSUKMAK, BOSÜTMEK, BOSTANCI, BOSTANÇI
BOSTANA, BOSÜMEK, BOSTİLİ
BOSTAN, BOSAĞA, BOSLUH, BOSDAN
BOSEK, BOSAK, BOSÇA, BOSKO, BOSNA
BOSU, BOST
BOS
BOS
Boy: Boslarını dorguldurlardı. (Boy) pos - boy bos: boy pos. Beyin omurilik sıvısı.
BOSTANHÜYÜK
Ankara ili, Yenice nahiyesine bağlı bir yer.
BOSTANPINAR
Diyarbakır ilinde, Mermer bucağına bağlı bir yer.
BOSDANACAN
Birdirbir oyununa benzeyen bir oyun.
BOSTANCILAR
Bolu şehrinde, Mudurnu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Karabük şehrinde, Eflâni ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Muş şehri, Karaağıl nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
BOSTANKENT
Muş kenti, Mercimekkale nahiyesine bağlı bir bölge.
BOSTANCIBAŞI
Bostancı ocağının başı.
BOSBOLAMAT
Bol, geniş, ferah.
BOSTANBAŞI
Malatya ili, Yeşilyurt belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
BOSTANCILI
Sinop şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
BOSÇABATAK
Karatavuk büyüklüğünde boz renkli bir av kuşu.
BOSTANKALE
Kars ilinde, Digor ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
BOSTANYERİ
Denizli şehri, Buldan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Düzce kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
BOSTANCILIK
Bostancının yaptığı iş.
BOSTANKOLU
Tokat ili, Reşadiye ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
BOSTANDERE
Bursa şehrinde, Mustafakemalpaşa ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Çanakkale ili, Çan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzincan kenti, Gümüşakar bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Konya şehri, Seydişehir ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde BOS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ENDAMLI
Boylu, boyu bosu yerinde.
KIRNAK
Çalımlı, süslü (kimse). Güzel, titiz. Cilveli, oynak (kadın). Boylu boslu. Cariye. Çevik.
PEHLİVAN
Güreşçi. Boylu boslu ve güçlü kimse.
ENDAMSIZ
Boyu bosu yerinde olmayan, kısa, çelimsiz.
BALKANLAR
Hırvatistan, Sırbistan, Karadağ, Kosova, Slovenya, Arnavutluk, Makedonya, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan ve Trakya'yı içine alan bölge.
KESİM
Kesme işi. Pazarlık, anlaşma. Boy bos, endam. Bölüm, parça, kısım, sektör. Hazineye ait herhangi bir gelirin belli bir bedel karşılığı keseneğe verilmesi, mukataa. Kesme zamanı. İşaretlenmiş belli yer. Bölge. Terzinin belli bir ölçü ve örneğe göre kumaşa biçim verme işi, fason.
HASEKİ
Osmanlı Devleti'nde bir görevde eskimiş olanlara verilen unvan. Osmanlı sarayında karavaşlar arasından seçilen padişah gözdesi. Bostancı ocağının küçük dereceli subayları.
TOPALAK
Hünnapgillerden, yapraklarından yeşil boya çıkarılan bir bitki (Rhamnus clorophorus globosus).
BOŞNAK
Bosna halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
EĞİN
Arka, sırt. Beden, vücut. Boy bos, endam.
GÜME
Avcı kulübesi. Bostanda yapılmış olan bekçi kulübesi.
BOSTANCI
Bostan işleriyle uğraşan kimse. Osmanlılarda sarayın korunmasına ve şehrin güvenliğine bakmakla görevli olan erlerden her biri.
BOŞNAKÇA
Çoğunlukla Bosna-Hersek Cumhuriyeti'nde yaşayan Bosna Müslümanlarının kullandığı dil. Bu dille yazılmış olan.
BARATA
Bilim doktorları ile kardinallerin giydikleri dört köşe külah veya başlık. Osmanlı sarayında genellikle bostancıların, baltacı ve kapıcıların giydikleri, kırmızı çuhadan yapılmış, ucu kıvrık, uzunca başlık.
ENDAM
Vücut, beden, boy bos.
OCAK
Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer. Bahçelerde veya bostanlarda her tür meyve ve sebze tohumu veya fidesinin dikimi için ayrılmış toprak çukuru. Yer üstünde veya yer altında cevher çıkarılan yer. Şömine. Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç veya alet. Aynı amaç ve düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları, görev yaptıkları yer. Ev, aile, soy. Yeniçeri teşkilatını oluşturan odalardan her biri. Kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer. Halk hekimliğinde bir önceki kuşaktan el verme suretiyle aktarılan bilgileri kullanarak belirli bir şikâyeti veya hastalığı iyileştirdiğine inanılan aile. Yılın birinci ayı, kânunusani.
BOSTANLIK
Bostan olmaya elverişli yer.
KORKULUK
Tarla, bağ ve bahçelerde kuşların zarar vermesini önlemek için konulan, insana benzer kukla. Düşme tehlikesi olan yerlere çekilen duvar veya parmaklık. Bostan korkuluğu. Küpeşte.
LEVENT
Osmanlı donanmasında ve kıyılarında görev yapan asker sınıfı. Dokuma tezgâhlarında üzerine çözgü ipliği veya ham kumaş sarılan, takılıp çıkarılabilen, ahşap veya metalden yapılmış, makara biçiminde büyük silindir. Boylu boslu, yakışıklı (kimse). Uzun.
BOZMAK
Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek. Büyük parayı küçük birimlere ayırmak. Dokunmak, zarar vermek. Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak. Bağ veya bostanın son ürününü toplamak. Geçersiz bir duruma getirmek. Bırakmak, dağıtmak. Biçimini ve kullanılışını değiştirmek. Altını paraya çevirmek, bozdurmak. Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek. Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek. Kızlığına zarar vermek. Kötü duruma getirmek. Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak. Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek.