Kelimeler arşivi içinde; sonunda "barı" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu barı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında barı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde barı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DİVİTANBARI, KÖFÜNAMBARI
EKİNAMBARI, SARHOŞBARI
BARABARI
KUMBARI
BARI
BARI
Çit. Bari, keşke, hiç olmazsa, öyle ise. Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper. Bağ çubuğu. Yokuş. Pirinç tarlarındaki parsel: Ahmet'in on beş barı pirinçliği var. 6.Köy evlerinde bulunan ocak bacası. Davar sağılan yer, ağıl. Yük. Bahçe ya da avlu duvarı. (Ağıl Eğridir Isparta; Erenköy, İnönü Eskişehir; Yurtbeyi Çankaya, Çağa Güdül Ankara).
SARHOŞBARI
Bir çeşit bar, halk oyunu.
BARABARI
Takas, eşit değerde iki şeyi değişme: Kirezinen yünü barabarı védim.
EKİNAMBARI
Muğla ilinde, Güllük bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KÖFÜNAMBARI
Kastamonu ili, Doğanyurt ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KUMBARI
İçi temizlenmiş ince barsak kızartması. (Poyra Eskişehir) (kumbar) : (Çukurhisar Eskişehir).
DİVİTANBARI
Tahıl koymaya yarayan tahtadan yapılmış büyük ambar.
Bu bölümde tanımı içerisinde BARI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BARINDIRMA
Barındırmak işi.
AĞIL
Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.
BARIŞÇI
Barışsever. Barışı amaçlayan, barışı öngören.
AHIR
Evcil büyükbaş hayvanların barındığı kapalı yer, hayvan damı.
BARIŞTIRMAK
Barışmalarını sağlamak, ara bulmak.
BAKICI
Bakma işiyle görevlendirilen kimse. Bir şeyi satın almayı düşünmeden yalnızca bakarak ilgilenen kimse. Falcı. Yabancı ülkede bir aile yanında kalarak eğitimini sürdüren ve aynı zamanda o evin çocuklarına bakan kimse. Genellikle çocuk, yaşlı ve hastalara bakma işiyle görevli kimse. Yeme içme, barınma ve eğitim karşılığında bakıcılık görevi yapan kimse.
BARINDIRMAK
Barınmasını sağlamak.
BARIŞMA
Barışmak durumu, uzlaşma, anlaşma.
BARIŞ
Barışma işi. Uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam. Böyle bir antlaşmadan sonra insanlık tarihindeki süreç. Savaşın bittiğinin bir antlaşmayla belirtilmesinden sonraki durum, sulh, hazar.
BAKIMEVİ
Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş. Belirli noktalarda özellikle kar mücadelesinde kullanılan araç ve gereçlerin barındırıldığı bina. Kurum ve kuruluşlarda motorlu araçların onarıldığı ve korunduğu yer veya birim. Kademe.
BARIŞÇILIK
Barışseverlik.
BARIŞSEVER
Barışı seven, barışçı, barışçıl, sulhçu, sulhsever, sulhperver.
BARIŞIKLIK
Barışık olma durumu.
ATIŞMAK
Tartışmak. Çocuk oyunlarında ebeyi veya takımda olanları belirlemek için karşılıklı olarak adım atmak. Kendisine dargın olan bir kimseye barışıkmış gibi söz söylemek.
BERJER
Arkası kabarık ve yüksek, oturacak yeri geniş koltuk.
BARIŞSEVERLİK
Barışsever olma durumu, barışçılık, barışçıllık, sulhçuluk, sulhseverlik, sulhperverlik.
BARIŞIK
Başkası ile barış durumunda bulunan, dargın veya düşman olmayan.
BARIŞÇIL
Barışsever.
BARINMA
Barınmak işi.
BARINAK
Barınılacak yer, melce.