BARI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "barı" olan, toplam 49 adet kelime bulunmaktadır. barı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu barı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde barı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

BARINDIRILABİLMEK

16 harfli kelimeler

BARINDIRILABİLME

15 harfli kelimeler

BARINDIRABİLMEK

14 harfli kelimeler

BARINDIRABİLME

13 harfli kelimeler

BARIŞSEVERLİK, BARINDIRILMAK

12 harfli kelimeler

BARINDIRILMA, BARINABİLMEK

11 harfli kelimeler

BARIŞTIRMAK, BARINDIRMAK, BARINABİLME

10 harfli kelimeler

BARIŞÇILIK, BARINILMAK, BARIŞIKLIK, BARINDIRMA, BARIŞSEVER

9 harfli kelimeler

BARINILMA, BARINAKCA, BARIDERİK, BARILAMAK

8 harfli kelimeler

BARINLIK, BARIŞMAK, BARIKMAK, BARINMAH, BARINDIR, BARINMAK, BARINCAK, BARIŞÇIL

7 harfli kelimeler

BARINMA, BARINTI, BARIŞÇI, BARIŞIK, BARINIŞ, BARIŞMA, BARILEM, BARINDI, BARINAV, BARINAK, BARIMAK

6 harfli kelimeler

BARISI, BARILI

5 harfli kelimeler

BARID, BARIN, BARIŞ, BARIĞ, BARIH, BARIK, BARIM

4 harfli kelimeler

BARI

Bazı kelimelerin anlamları

BARI

Çit. Bari, keşke, hiç olmazsa, öyle ise. Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper. Bağ çubuğu. Yokuş. Pirinç tarlarındaki parsel: Ahmet'in on beş barı pirinçliği var. 6.Köy evlerinde bulunan ocak bacası. Davar sağılan yer, ağıl. Yük. Bahçe ya da avlu duvarı. (Ağıl Eğridir Isparta; Erenköy, İnönü Eskişehir; Yurtbeyi Çankaya, Çağa Güdül Ankara).

BARINDIRMAK

Barınmasını sağlamak.

BARINDIRILMA

Barındırılmak işi.

BARINDIRABİLME

Barındırabilmek işi.

BARIŞTIRMAK

Barışmalarını sağlamak, ara bulmak.

BARINDIRILABİLMEK

Barındırılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BARINDIRABİLMEK

Barındırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BARINABİLMEK

Barınma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BARINDIRILABİLME

Barındırılabilmek işi.

BARIŞIKLIK

Barışık olma durumu.

BARINABİLME

Barınabilmek işi.

BARINDIRMA

Barındırmak işi.

BARIŞÇILIK

Barışseverlik.

BARINILMAK

Barınma işi yapılmak.

BARIŞSEVERLİK

Barışsever olma durumu, barışçılık, barışçıllık, sulhçuluk, sulhseverlik, sulhperverlik.

BARINDIRILMAK

Barındırma işine konu olmak.

  -   -   -  

Anlamında BARI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BARI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BARIŞMA

Barışmak durumu, uzlaşma, anlaşma.

BARINMA

Barınmak işi.

BARIŞÇIL

Barışsever.

ÇEKMECE

Masa, dolap vb. şeylerin dışarıya çekilen bölümü, göz, çekme. İçinde mücevher vb. değerli şeyler saklanan küçük, süslü sandık. Gemilerin barınabilecekleri koy.

BERJER

Arkası kabarık ve yüksek, oturacak yeri geniş koltuk.

BOMBELİ

Şişkinliği, kabarıklığı olan.

BARIŞÇI

Barışsever. Barışı amaçlayan, barışı öngören.

ATIŞMAK

Tartışmak. Çocuk oyunlarında ebeyi veya takımda olanları belirlemek için karşılıklı olarak adım atmak. Kendisine dargın olan bir kimseye barışıkmış gibi söz söylemek.

BAKICI

Bakma işiyle görevlendirilen kimse. Bir şeyi satın almayı düşünmeden yalnızca bakarak ilgilenen kimse. Falcı. Yabancı ülkede bir aile yanında kalarak eğitimini sürdüren ve aynı zamanda o evin çocuklarına bakan kimse. Genellikle çocuk, yaşlı ve hastalara bakma işiyle görevli kimse. Yeme içme, barınma ve eğitim karşılığında bakıcılık görevi yapan kimse.

ÇADIR

Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ. Gölgelik olarak kullanılan tente veya şemsiye.

AHIR

Evcil büyükbaş hayvanların barındığı kapalı yer, hayvan damı.

ÇARDAK

Tarla, bahçe vb. yerlerde ağaç dallarından örülmüş barınak. Denizli iline bağlı ilçelerden biri. Asma vb. bitkilerin dallarını sardırmak için direklerle yapılmış yer. Kameriye.

BARIŞSEVER

Barışı seven, barışçı, barışçıl, sulhçu, sulhsever, sulhperver.

BOMBE

Şişkinlik, kabarıklık.

BARIŞ

Barışma işi. Uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam. Böyle bir antlaşmadan sonra insanlık tarihindeki süreç. Savaşın bittiğinin bir antlaşmayla belirtilmesinden sonraki durum, sulh, hazar.

BAKIMEVİ

Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş. Belirli noktalarda özellikle kar mücadelesinde kullanılan araç ve gereçlerin barındırıldığı bina. Kurum ve kuruluşlarda motorlu araçların onarıldığı ve korunduğu yer veya birim. Kademe.

BARIŞIK

Başkası ile barış durumunda bulunan, dargın veya düşman olmayan.

BARINAK

Barınılacak yer, melce.

ÇATI

Bir yapının, bir evin damını kuran parçaların bütünü. Bir yapıyı örten ve eğik yüzeyleri olan damın tahtadan iç yapısı. Belli bir maksada yönelik kimselerin oluşturduğu birlik. Özne, nesne durumlarına göre, belirli çatı eklerinin fiil kök veya gövdelerine getirilen türev, bina: Sevinmek (sev-in-), sevdirmek (sev-dir-), sevindirmek (sev-in-dir-) gibi. İnsan ve hayvanda iskeletin kuruluşu. Yapının tavanı ile damı arasındaki kullanılan yer. Birbirine çatılmış, çakılmış şeylerin bütünü. Barınılan, sığınılan yer. Hikâye, roman, piyes vb. edebî türlerde olay kuruluşu, kurgu.

AĞIL

Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.