Kelimeler arşivi içinde; başında "barı" olan, toplam 49 adet kelime bulunmaktadır. barı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu barı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde barı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BARINDIRILABİLMEK
BARINDIRILABİLME
BARINDIRABİLMEK
BARINDIRABİLME
BARIŞSEVERLİK, BARINDIRILMAK
BARINDIRILMA, BARINABİLMEK
BARIŞTIRMAK, BARINDIRMAK, BARINABİLME
BARIŞÇILIK, BARINILMAK, BARIŞIKLIK, BARINDIRMA, BARIŞSEVER
BARINILMA, BARINAKCA, BARIDERİK, BARILAMAK
BARINLIK, BARIŞMAK, BARIKMAK, BARINMAH, BARINDIR, BARINMAK, BARINCAK, BARIŞÇIL
BARINMA, BARINTI, BARIŞÇI, BARIŞIK, BARINIŞ, BARIŞMA, BARILEM, BARINDI, BARINAV, BARINAK, BARIMAK
BARISI, BARILI
BARID, BARIN, BARIŞ, BARIĞ, BARIH, BARIK, BARIM
BARI
BARI
Çit. Bari, keşke, hiç olmazsa, öyle ise. Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper. Bağ çubuğu. Yokuş. Pirinç tarlarındaki parsel: Ahmet'in on beş barı pirinçliği var. 6.Köy evlerinde bulunan ocak bacası. Davar sağılan yer, ağıl. Yük. Bahçe ya da avlu duvarı. (Ağıl Eğridir Isparta; Erenköy, İnönü Eskişehir; Yurtbeyi Çankaya, Çağa Güdül Ankara).
BARINDIRMAK
Barınmasını sağlamak.
BARINDIRILMA
Barındırılmak işi.
BARINDIRABİLME
Barındırabilmek işi.
BARIŞTIRMAK
Barışmalarını sağlamak, ara bulmak.
BARINDIRILABİLMEK
Barındırılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BARINDIRABİLMEK
Barındırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BARINABİLMEK
Barınma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BARINDIRILABİLME
Barındırılabilmek işi.
BARIŞIKLIK
Barışık olma durumu.
BARINABİLME
Barınabilmek işi.
BARINDIRMA
Barındırmak işi.
BARIŞÇILIK
Barışseverlik.
BARINILMAK
Barınma işi yapılmak.
BARIŞSEVERLİK
Barışsever olma durumu, barışçılık, barışçıllık, sulhçuluk, sulhseverlik, sulhperverlik.
BARINDIRILMAK
Barındırma işine konu olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde BARI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BARIŞMA
Barışmak durumu, uzlaşma, anlaşma.
BARINMA
Barınmak işi.
BARIŞÇIL
Barışsever.
ÇEKMECE
Masa, dolap vb. şeylerin dışarıya çekilen bölümü, göz, çekme. İçinde mücevher vb. değerli şeyler saklanan küçük, süslü sandık. Gemilerin barınabilecekleri koy.
BERJER
Arkası kabarık ve yüksek, oturacak yeri geniş koltuk.
BOMBELİ
Şişkinliği, kabarıklığı olan.
BARIŞÇI
Barışsever. Barışı amaçlayan, barışı öngören.
ATIŞMAK
Tartışmak. Çocuk oyunlarında ebeyi veya takımda olanları belirlemek için karşılıklı olarak adım atmak. Kendisine dargın olan bir kimseye barışıkmış gibi söz söylemek.
BAKICI
Bakma işiyle görevlendirilen kimse. Bir şeyi satın almayı düşünmeden yalnızca bakarak ilgilenen kimse. Falcı. Yabancı ülkede bir aile yanında kalarak eğitimini sürdüren ve aynı zamanda o evin çocuklarına bakan kimse. Genellikle çocuk, yaşlı ve hastalara bakma işiyle görevli kimse. Yeme içme, barınma ve eğitim karşılığında bakıcılık görevi yapan kimse.
ÇADIR
Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ. Gölgelik olarak kullanılan tente veya şemsiye.
AHIR
Evcil büyükbaş hayvanların barındığı kapalı yer, hayvan damı.
ÇARDAK
Tarla, bahçe vb. yerlerde ağaç dallarından örülmüş barınak. Denizli iline bağlı ilçelerden biri. Asma vb. bitkilerin dallarını sardırmak için direklerle yapılmış yer. Kameriye.
BARIŞSEVER
Barışı seven, barışçı, barışçıl, sulhçu, sulhsever, sulhperver.
BOMBE
Şişkinlik, kabarıklık.
BARIŞ
Barışma işi. Uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam. Böyle bir antlaşmadan sonra insanlık tarihindeki süreç. Savaşın bittiğinin bir antlaşmayla belirtilmesinden sonraki durum, sulh, hazar.
BAKIMEVİ
Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş. Belirli noktalarda özellikle kar mücadelesinde kullanılan araç ve gereçlerin barındırıldığı bina. Kurum ve kuruluşlarda motorlu araçların onarıldığı ve korunduğu yer veya birim. Kademe.
BARIŞIK
Başkası ile barış durumunda bulunan, dargın veya düşman olmayan.
BARINAK
Barınılacak yer, melce.
ÇATI
Bir yapının, bir evin damını kuran parçaların bütünü. Bir yapıyı örten ve eğik yüzeyleri olan damın tahtadan iç yapısı. Belli bir maksada yönelik kimselerin oluşturduğu birlik. Özne, nesne durumlarına göre, belirli çatı eklerinin fiil kök veya gövdelerine getirilen türev, bina: Sevinmek (sev-in-), sevdirmek (sev-dir-), sevindirmek (sev-in-dir-) gibi. İnsan ve hayvanda iskeletin kuruluşu. Yapının tavanı ile damı arasındaki kullanılan yer. Birbirine çatılmış, çakılmış şeylerin bütünü. Barınılan, sığınılan yer. Hikâye, roman, piyes vb. edebî türlerde olay kuruluşu, kurgu.
AĞIL
Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.