Kelimeler arşivi içinde; sonunda "aze" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. Sonu aze ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında aze olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde aze olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KAMİKAZE, TERÜTAZE
TAMTAZE, PELVAZE, KRUVAZE, MÜMTAZE, TAPTAZE, GÜLTAZE, YELPAZE
ENDAZE, TAHAZE, DİYAZE, BUHAZE, AKPAZE, ŞİRAZE, KEPAZE, CENAZE
ERAZE, EVAZE
GAZE, TAZE, MAZE, ŞAZE
AZE
AZE
Kibrit. Âza, vücut organları.
TAHAZE
Çürük, bozuk.
GÜLTAZE
Taze, yeni yetişmiş gül.
YELPAZE
Sallandığında küçük bir hava akımı yapan ve özellikle yüzü serinletmeye yarayan, katlanabilir, taşınabilir araç. Çeşitlilik. Bu biçimde olan.
DİYAZE
Teyze (Kaman), karşılığı deyze,deze.
PELVAZE
Muhallebi.
MÜMTAZE
Ayrı tutulmuş, üstün tutulmuş. Seçkin.
KAMİKAZE
İkinci Dünya Savaşı yıllarında Japonların kullandığı intihar uçağı.
KRUVAZE
Ön parçaları birbiri üzerine gelecek biçimde yapılmış olan (ceket, yelek).
ŞİRAZE
Ciltçilikte, kitap yapraklarını düzgün tutmaya yarayan ince örülmüş şerit. Pehlivan kispetinin paçası.
BUHAZE
Baca.
AKPAZE
Su, nişasta ve pekmezden yapılan bir tatlı.
ENDAZE
65 santimetrelik uzunluk ölçüsü. Ölçü.
TAPTAZE
Çok taze. Bozulmadan, değerinden bir şey yitirmeyerek.
TERÜTAZE
Çok taze, körpe. Dinç bir biçimde.
TAMTAZE
Çok taze, taptaze.
Bu bölümde tanımı içerisinde AZE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BASIN
Gazete, dergi gibi belirli zamanlarda çıkan yazılı yayınların bütünü, matbuat. Bu tür iş yerlerinde görevli kimselerin tümü.
AMA
Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.
BAYATI
Azeri ve Türkmen halk şiirinde mâni türü.
AZERİ
Azerbaycan Türkü.
ALAY
Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.
AZERİCE
Azerbaycan dili. Bu dille yazılmış olan.
AKŞIN
Doğuştan boya maddesi bulunmadığı için kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde ak olan (hayvan veya insan), çapar, albinos.
BATIRIK
Köftelik bulgur, dövülmemiş ceviz içi, soğan, domates, nane, maydanoz, tahin ve limon suyu kullanılarak yapılan, taze asma yaprağı veya lahanaya sarılarak yenilen bir salata türü.
BADIÇ
Bakla, fasulye, bezelye vb. taze sebzelerde, içinde tohumların sıralanmış bulunduğu kabuk, baklamsı meyve.
BAŞYAZAR
Bir gazete veya derginin başyazılarını yazan kimse, başmuharrir, sermuharrir.
AZERBAYCANLI
Azerbaycan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
BASMA
Basmak işi. Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua. İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun. Gübre, tezek. Basılmış, matbu. Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş. Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı. Bu kumaştan yapılan.
AVAZ
Yüksek ses, nara, avaze.
BAYAT
Taze olmayan. Güncelliğini, önemini, özelliğini yitirmiş, çok söylenmiş. Çorum iline bağlı ilçelerden biri. Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri. Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri.
BAZI
Birtakım, kimi. Bazen.
AYŞEKADIN
Kılçıksız, lezzetli bir taze fasulye türü.
BAYATLAMAK
Bayat duruma gelmek, tazeliğini yitirmek. Güncelliğini, önemini, özelliğini yitirmek.
BAMYA
Ebegümecigillerden, sıcak ve ılıman yerlerde yetişen bir bitki (Hibiscus esculentus). Bu bitkinin hem taze hem kurutularak yenilen ürünü.
ATLAMAK
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.
BAŞYAZI
Gazete ve dergilerde ilk sütuna veya birinci sayfaya konulan önemli yazı, başmakale.