Kelimeler arşivinde; içinde "azı" olan, toplam 597 tane kelime bulunuyor. İçerisinde azı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu azı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında azı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KUTLUBEYYAZICILAR
HAZIRLANABİLMEK, HAZIRLAYABİLMEK, HAZIRLAYIVERMEK, KIRILCAYAZIMSAL, MUSABEYLİBOĞAZI, SIĞIRSAZIGİLLER, YENİKÖYNAZIMBEY, YUKARIPULLUYAZI
AZIMSANABİLMEK, AZIMSAYABİLMEK, DEĞİRMENBOĞAZI, HAZIRLANABİLME, HAZIRLATTIRMAK, HAZIRLAYABİLME, HAZIRLAYIVERME, HAZIRLIKSIZLIK, İSTANBULBOĞAZI, KAZIMKARABEKİR, KURTLUSARIMAZI, TEKNEKAZINTISI, YAHYAYAZICILAR
HAZIRCEVAPLIK, ALTYAZILAYICI, AZIKLANDIRMAK, AZIMSANABİLME, AZIMSAYABİLME, ÇANGAZILANMAK, HAZIRLATTIRMA, HAZIRLIKSIZCA, KARAYAZICILAR, PAZIPENCERESİ, SÖYLENYAZIMCI, YAZIYASLAHACI, YUKARIGÖLYAZI
BEYAZIMTIRAK, LEVAZIMCILIK, TARSUSBEYAZI, MECAZIMÜRSEL, AŞAĞIGÖLYAZI, KAZIKLIBUCAK, KAZIYABİLMEK, KIRILCAYAZIM, PALTAZIMBASI, TURKUVAZIMSI, YAZICAMEYDAN, YAZIKAPLANCI, YAZIKARAKUYU, YAZILABİLMEK, YAZILAGELMEK, YAZILIGÜRGEN, YAZIŞABİLMEK, YUKARIYAZICI
CAZIRDATMAK, DOĞUBEYAZIT, HAZIMSIZLIK, HAZIRLANMAK, HAZIRLATMAK, HAZIRLIKSIZ, KAZIKLANMAK, LEVAZIMATÇI, YAZIKLANMAK, ALTYAZILAMA, AŞAĞIAZIKLI, AZINISANMAK, AZITABİLMEK, BAKIRBOĞAZI, ÇEKERKAZIĞI, ELAZIĞLILIK, HALİHAZIRDA, HAZILLANMAH, ILICABOĞAZI, KABAKBOĞAZI, KAYIŞKAZIĞI, KAZIKLIKAYA, KAZINDIRMAK, KAZITTIRMAK, KAZIYABİLME, KOÇARBOĞAZI, MARAŞBOĞAZI, MAZIRDANMAK, MUHATBOĞAZI, PAZIPANCARI, Devamını Oku »»
AZIKSIZLIK, AZIŞTIRMAK, CAZIRDAMAK, CAZIRDATMA, DEMİRKAZIK, HAZIRCEVAP, HAZIRLAMAK, KAZIKÇILIK, KAZIKLAMAK, TAZILAŞMAK, VAZIIKANUN, YAZIKLANMA, YAZINCILIK, ALKAZITMAK, ALTAZITMAK, ARSLANYAZI, AYARKAZIĞI, AZIKLANMAK, AZIMSANMAK, AZIMSINMAK, AZINLIKLAR, AZIRGANMAK, AZIRKANMAK, AZIRLANMAK, AZITABİLME, AZITTIRMAK, BEYAZITLAR, CAZILANMAK, CAZIRDAYIŞ, CAZIRTISIZ, Devamını Oku »»
AZIMSAMAK, AZIŞTIRMA, AZITILMAK, BEYAZIMSI, CAZIRDAMA, HAZIRLAMA, KAZIKAZAN, KAZIKLAMA, KAZINTILI, KUŞPALAZI, LEVAZIMAT, MÜTENAZIR, TAZILAŞMA, TELYAZISI, YAZICILIK, BASMAYAZI, ABAZIRMAK, ALKAZIMAK, ALTINYAZI, ALTYAZILI, ATBURGAZI, AYAZITMAK, AZICIKTAN, AZIĞZIMAK, AZIKLAMAK, AZILANMIŞ, AZIMSANMA, AZIMSAYIŞ, AZIMSIMAK, AZINSIMAK, Devamını Oku »»
AZIMSAMA, AZITILMA, HAZIMSIZ, HAZIRLIK, HAZIRLOP, KAZILMAK, KAZINMAK, KAZITMAK, LAZIMLIK, MAZIDAĞI, MUNTAZIR, NAZIMİYE, YAZIHANE, YAZIKSIZ, YAZILMAK, YAZINSAL, YAZIŞMAK, ABAZIMAK, ABAZIPKA, AÇIKYAZI, AĞILYAZI, AKÇAYAZI, ALANYAZI, ARPAYAZI, ASLANAZI, AYAZIMAK, AZICILAH, AZILAMAK, AZIRAKLI, CAZIGARI, Devamını Oku »»
AZIKLIK, AZIKSIZ, AZINLIK, AZIŞMAK, AZITMAK, BAŞYAZI, BOZYAZI, CAZIRTI, GAZIŞIL, HAZIMLI, HAZIRCI, HAZIRUN, KAZIKÇI, KAZIKLI, KAZILIŞ, KAZILMA, KAZIMAK, KAZIMIK, KAZINMA, KAZINTI, KAZITMA, KAZIYIŞ, LEVAZIM, MAZILIK, MÜLAZIM, TELYAZI, YAZIHAN, YAZILIM, YAZILIŞ, YAZILMA, Devamını Oku »»
AKYAZI, AZICIK, AZIKLI, AZIŞMA, AZITMA, BAZISI, GAZIŞI, KAZIMA, LAZIME, PAZILI, TAZICI, YAZICI, YAZILA, YAZILI, ANAZIT, AZAZIL, AZICIH, AZIKÇI, AZIMAK, AZINTI, AZIRAK, AZIRGU, AZISKİ, ELAZIĞ, ELSAZI, FAZILA, GAZINÇ, HALAZI, İİAZIM, İLAZIM, Devamını Oku »»
AZILI, FAZIL, HAZIK, HAZIM, HAZIR, KAZIK, KAZIL, KAZIM, LAZIM, NAZIM, NAZIR, VAZIH, YAZIK, YAZIM, YAZIN, YAZIR, YAZIŞ, YAZIT, ARAZI, AZIĞA, AZILU, AZINA, AZINI, GAZIK, GAZIL, HAZIN, IRAZI, İRAZI, KAZIĞ, KAZIR, Devamını Oku »»
AZIK, BAZI, KAZI, MAZI, PAZI, RAZI, TAZI, YAZI, AZIG, AZIH, AZIN, AZIŞ, AZIT, CAZI
AZI
AZI
Köpek dişlerinden sonra içeriye doğru, alt ve üst çenenin iki yanında beşer tane bulunan ve yiyecekleri öğütmeye yarayan dişlerin ortak adı, azı dişi, öğütücü diş. Öküz arabalarında ön ve arka yastıkları dingile bağlayan ağaç çivi.
KUTLUBEYYAZICILAR
Bartın şehrinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
HAZIRLAYABİLMEK
Hazırlamaya gücü yetmek.
HAZIRLATTIRMAK
Hazırlatmasını sağlamak.
HAZIRLANABİLMEK
Hazırlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
MUSABEYLİBOĞAZI
Yozgat şehri, Musabeyli bucağına bağlı bir yer.
DEĞİRMENBOĞAZI
Balıkesir ilinde, Darıca bucağına bağlı bir bölge. Sivas şehri, Celâlli bucağına bağlı bir bölge.
KIRILCAYAZIMSAL
Kınlcayazım yöntemlerine ilişkin.
AZIMSANABİLMEK
Azımsanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SIĞIRSAZIGİLLER
Çok yıllık, sucul veya yarı sucul, otsu, bir evcikli ve tüysüz olan su bitkileri.
YENİKÖYNAZIMBEY
Adana ili, Ceyhan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
YUKARIPULLUYAZI
Hatay ili, Yayladağı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
AZIMSAYABİLMEK
Azımsama imkânı veya olasılığı bulunmak.
HAZIRLANABİLME
Hazırlanabilmek işi.
HAZIRLAYIVERMEK
Çabucak hazırlamak.
HAZIRLAYABİLME
Hazırlayabilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde AZI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABDEST
Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.
AĞA
Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.
AJAN
Casus. Bir kimsenin, bir ortaklığın veya bir devletin bazı işlerini yapan kimse, temsilci.
ABRAKADABRA
Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
ABADİ
Açık saman renginde, ipekten yapılan, yarı mat, kalınca bir yazı kâğıdı türü.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
ACINMAK
Acıma işine konu olmak. Başkasının hesabına üzülmek, yazıklanmak, yerinmek.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
AĞDACI
Şeker, tatlı ve helva yapımında ağda hazırlayan işçi. Ağda ile vücuttaki fazla tüyleri veya kılları temizlemeyi meslek edinmiş kimse.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AĞDA
Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.
ACEMCE
Farsça. Bu dille yazılmış olan.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
AĞIL
Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.
AĞIZLAMAK
Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.
AĞIT
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.
AÇACAK
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.
AGOP
"Aptal aptal bakmak" anlamındaki Agop'un kazı gibi bakmak deyiminde geçen bir söz.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.