AZE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "aze" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. aze ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu aze ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde aze olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

AZERBAYCANLI

10 harfli kelimeler

AZELLEŞMEK

9 harfli kelimeler

AZELLEŞME

7 harfli kelimeler

AZENMEK, AZERİCE, AZEYSİZ

6 harfli kelimeler

AZEMET

5 harfli kelimeler

AZEME, AZERİ, AZEZİ

4 harfli kelimeler

AZEB, AZEL, AZEM, AZEP, AZER

3 harfli kelimeler

AZE

Bazı kelimelerin anlamları

AZE

Kibrit. Âza, vücut organları.

AZENMEK

Oyalanmak.

AZERİ

Azerbaycan Türkü.

AZEYSİZ

Huysuz, terbiyesiz. Hayırsız, yaramaz.

AZEL

Sunumun birkaç satıcı tarafından yapıldığı ve bu az sayıdaki satıcının birbirlerinin üretim kararlarından etkilendiği piyasa türü, oligopol.

AZEMET

Azamet, kibir.

AZEB

Bir yıllık tutulan erkek hizmetçi, uşak.

AZELLEŞMEK

Azel durumuna gelmek.

AZER

Yüksek. Ateş.

AZEZİ

Taneleri sivri uçlu bir çeşit üzüm. Sarıya çalan beyazlıkta çok tatlı yerli üzüm türü.

AZERİCE

Azerbaycan dili. Bu dille yazılmış olan.

AZEM

Lazım, ait: Sana ne, üstüne âzem mi?.

AZEP

Bekâr.

AZELLEŞME

Azelleşmek durumu, oligopolleşme.

AZERBAYCANLI

Azerbaycan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

AZEME

Düğüne çağıran kimse.

  -   -   -  

Anlamında AZE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AZE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAYAT

Taze olmayan. Güncelliğini, önemini, özelliğini yitirmiş, çok söylenmiş. Çorum iline bağlı ilçelerden biri. Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri. Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri.

ALAY

Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.

BASMA

Basmak işi. Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua. İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun. Gübre, tezek. Basılmış, matbu. Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş. Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı. Bu kumaştan yapılan.

BAZI

Birtakım, kimi. Bazen.

BASIN

Gazete, dergi gibi belirli zamanlarda çıkan yazılı yayınların bütünü, matbuat. Bu tür iş yerlerinde görevli kimselerin tümü.

BAYATLAMAK

Bayat duruma gelmek, tazeliğini yitirmek. Güncelliğini, önemini, özelliğini yitirmek.

AYŞEKADIN

Kılçıksız, lezzetli bir taze fasulye türü.

BADIÇ

Bakla, fasulye, bezelye vb. taze sebzelerde, içinde tohumların sıralanmış bulunduğu kabuk, baklamsı meyve.

BAŞYAZI

Gazete ve dergilerde ilk sütuna veya birinci sayfaya konulan önemli yazı, başmakale.

BATIRIK

Köftelik bulgur, dövülmemiş ceviz içi, soğan, domates, nane, maydanoz, tahin ve limon suyu kullanılarak yapılan, taze asma yaprağı veya lahanaya sarılarak yenilen bir salata türü.

BİZ

Çokluk birinci kişiyi gösteren söz. Katı bir şeyi dikerken iğne geçirecek yeri delmek için kullanılan, çelikten yapılmış, sivri uçlu ve ağaç saplı araç, tığ. Ülkemiz sularında yaşayan bir tür mersin balığı, şip (Acipenser nudiventris). Maraş işinde kalın karton parçalarının iğneyi kırmamasını sağlamak ve delik delmek işleminde kullanılmak üzere hazırlanmış tahta saplı, ince sivri uçlu bir çuvaldız türü. Bazen teklik birinci kişi zamiri "ben" yerine kullanılan bir söz.

BAYATI

Azeri ve Türkmen halk şiirinde mâni türü.

AKŞIN

Doğuştan boya maddesi bulunmadığı için kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde ak olan (hayvan veya insan), çapar, albinos.

AMA

Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.

BAMYA

Ebegümecigillerden, sıcak ve ılıman yerlerde yetişen bir bitki (Hibiscus esculentus). Bu bitkinin hem taze hem kurutularak yenilen ürünü.

BENT

Bağ, rabıt. Gazete yazısı. Bir şiirdeki dörtlüklerin her biri, bağlam. Kanun maddesi. Su biriktirmek için akan suyun önüne yapılmış olan set, büğet. Kitaplarda kendi içinde bütünlük oluşturan bölüm.

BİBER

Patlıcangillerden, yurdumuzda çok yetişen ve çeşitli türleri bulunan bir bitki (Capsicum annuum). Bu bitkinin tazeyken sebze olarak yenilen ürünü. Bu bitkinin kurutulup baharat olarak yararlanılan ürünü.

ATLAMAK

Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.

BAŞYAZAR

Bir gazete veya derginin başyazılarını yazan kimse, başmuharrir, sermuharrir.

AVAZ

Yüksek ses, nara, avaze.