Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ata" olan, toplam 188 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ata ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ata olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ata olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DİNOFLAGELLATA, HEMOFLAGELLATA
ECHİNODERMATA, PLAZMODEZMATA, PLEUROTREMATA, PSÖDOSÖLOMATA
AMANDİBULATA, ANAPİYESMATA, EUFLAGELLATA, İNVERTEBRATA, METASTİGMATA, PROTOCİLİATA, THECPOSOMATA
AVERTEBRATA, CHELİCERATA, EUCOELOMATA, MAKRONEMATA, MANDİBULATA, METASTRİATA, MİKRONEMATA
CLİTELLATA, FLAGELLATA, PROSTRİATA, URSTİGMATA, VERTEBRATA
MASKARATA, AGGREGATA, ALAMANATA, ALVEOLATA, ASTİGMATA, BUYRUKATA, COELOMATA, GARBINATA, İLOMANATA, KONGARATA, KORKUTATA, OBLONGATA, OMOTEGATA, OPALİNATA, ÖSOLOMATA, TULUMPATA
ÇİKOLATA, KALAMATA, LİMONATA, MUGALATA, ABDALATA, AKSUVATA, ÇATAPATA, ÇUKALATA, EVRENATA, GAVALATA, GIRANATA, KAYINATA, KONURATA, MAKİNATA, MATAMATA, RÖVEŞATA, STELLATA, TUNİCATA
BARBATA, BURGATA, CURNATA, FALÇATA, FIRKATA, GIRNATA, KAYNATA, MAZBATA, SAFSATA, SULFATA, AKSUATA, ALAPATA, ASIVATA, ASİNATA, CİLİATA, ÇANGATA, FIĞLATA, GAYNATA, GINNATA, GORKATA, IRAPATA, İRAPATA, KIRNATA, KORKATA, MAĞLATA, MALGATA, MEZBATA, OĞURATA, OĞUZATA, SALMATA, Devamını Oku »»
AKSATA, BALATA, BARATA, CIVATA, KANATA, KAVATA, KERATA, PASATA, PİYATA, SALATA, SOMATA, ŞAMATA, AHSATA, AYNATA, BABATA, BİTATA, BOBATA, BOĞATA, BORATA, BUGATA, CAMATA, CIRATA, ÇOMATA, ÇONATA, DOMATA, FOLATA, GALATA, GAVATA, GÜRATA, HALATA, Devamını Oku »»
İHATA, TRATA, AKATA, ALATA, AMATA, AYATA, ÖZATA, SPATA
DATA, HATA, LATA, PATA, BATA, KATA, SATA, ŞATA, TATA, YATA, ZATA
ATA
ATA
Baba. Kişinin geçmişte yaşamış olan büyükleri. Dedelerden ve büyükbabalardan her biri.
PLAZMODEZMATA
Komşu bitki hücreleri arasındaki sitoplâzmik bağlantıyı sağlayan, hücre duvarındaki aralıklar ve iki hücre arasında uzanan dar ince endoplâzmik retikulum kanalları. Plâzmodezma.
İNVERTEBRATA
Omurgasızlar.
PLEUROTREMATA
Köpek balıkları.
METASTİGMATA
Keneler.
HEMOFLAGELLATA
Kanda parazitlenen kamçılı organizmalar, özellikle Trypanosomatina alt takımında bulunan protozoonlar.
CHELİCERATA
Vücutları gnathostoma ve idiosoma olmak üzere iki kısımdan meydana gelmiş, kapitulumda üç eklemli bir çift keliser ve birkaç eklemden oluşmuş pedipalpleri bulunan, anten ve alt çeneleri bulunmayan, karada yaşayan türleri trake solunumu yapan, solunum sistemi olmayan türlerde deri solunumu görülen, erkek ve dişi genital organları ayrı bireylerde bulunan Artropoda alt filumu.
EUFLAGELLATA
Mastigophora'ların eski adı.
ANAPİYESMATA
Antik Yunan tiyatrosunda ruhları yeryüzüne getiren, elle hareket ettirilen ilkel bir iner-çıkar.
THECPOSOMATA
Kanatlı salyangozlar.
PROTOCİLİATA
Eski sınıflandırma sistemlerinde üyeleri Opalinata alt şubesinde bulunan silyumlu protozoa alt takımı.
PSÖDOSÖLOMATA
Gerçek söloma sahip olmayan canlılar.
AVERTEBRATA
Omurgasızlar.
DİNOFLAGELLATA
Dinoflagellida.
AMANDİBULATA
Antenleri ve alt çeneleri bulunmayan örümcek, akrep, kene ve uyuz etkenleri gibi eklem bacaklılar. Bu canlılarda ağzın arkasındaki birinci ek yapı keliser adı verilen beslenme organına dönüştüğünden bu alt bölümdeki canlılar Chelicerata olarak da adlandırılmaktadır.
ECHİNODERMATA
Derisi dikenliler.
Bu bölümde tanımı içerisinde ATA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKARSU
Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.
ACAYİP
Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.
ACABA
Şüphe, kuşku. (a'caba:) Merak, kararsızlık veya kuşku anlatan bir söz, acep.
AĞAÇÇIK
Taflan gibi dalları dibinden başlayarak çatallanan küçük ağaç.
ABACI
Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.
AĞABABA
Dede, ata. Bir yerde, bir topluluk içinde etkili olan, sözü geçen, ileri gelen (kimse). Sanı "ağa" olan babaya çocuğunun sesleniş sözü.
AKAK
Yatak. Eğimi, inişi fazla olan yer. Suyun ivinti yeri. Irmak, dere, çay, küçük akarsu.
AĞIZLIKÇI
Ağızlık yapan veya satan kimse.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
AÇMACI
Açma yapan veya satan kimse.
AĞIT
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.
AF
Bir suçu, bir kusuru veya bir hatayı bağışlama. Görevden çıkarılma.
ABAKÜS
Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.
AH
İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
ABAJURCU
Abajur yapan veya satan kimse.
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AKAÇLAMAK
Bir yerde birikmiş suları akıtmak. Bataklıkları akaç yoluyla kurutmak.
AÇIKTAN
Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.