Kelimeler arşivi içinde; başında "atı" olan, toplam 61 adet kelime bulunmaktadır. atı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu atı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde atı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ATIŞTIRABİLMEK, ATIŞTIRIVERMEK
ATIŞTIRIVERME, ATIŞTIRABİLME, ATILGANLAŞMAK
ATILGANLAŞMA, ATIŞTIRMALIK
ATILIVERMEK, ATILIMCILIK, ATIŞABİLMEK, ATILABİLMEK
ATILIVERME, ATIŞTIRMAK, ATILGANLIK, ATILABİLME, ATIŞABİLME, ATIŞDIRMAK
ATIRLAYAM, ATILGANCA, ATIĞETMEK, ATIVERMEK, ATIVORMEK, ATIMCILIK, ATIŞTIRMA, ATIŞTIRIŞ, ATICIDIĞI
ATINAKLI, ATIYORUM, ATICILIK, ATILIMCI, ATICIOBA, ATIVERME
ATILMAK, ATIŞMAK, ATILGAN, ATINMAK, ATIHMAK, ATIRGAÇ, ATIKMAK
ATILMA, ATIFET, ATIŞMA, ATIGET, ATILAN, ATINTI, ATINIM, ATINCI, ATINAK, ATILIM, ATIMCI, ATILIŞ
ATICI, ATILI, ATIFE
ATIŞ, ATIM, ATIL, ATIK, ATIF, ATIZ
ATI
ATI
Düğün bahşişi.
ATILGANLAŞMAK
Atılgan duruma gelmek.
ATIŞTIRABİLMEK
Atıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ATIŞTIRABİLME
Atıştırabilmek işi.
ATIŞTIRIVERME
Atıştırıvermek işi.
ATILIMCILIK
Atılımcı olma durumu, hamlecilik.
ATILABİLMEK
Atılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ATIŞABİLMEK
Atışma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ATIŞTIRIVERMEK
Çabucak atıştırmak.
ATIŞTIRMALIK
Çerez. Atıştırmaya yarayan.
ATILABİLME
Atılabilmek işi.
ATILGANLAŞMA
Atılganlaşmak durumu.
ATILGANLIK
Atılgan olma durumu, cesaret.
ATIŞTIRMAK
Acele olarak yemek ya da içmek. Yağmur veya kar serpiştirmek.
ATILIVERMEK
Ansızın, çabucak atılmak.
ATILIVERME
Atılıvermek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ATI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
ACAR
Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.
AGREGA
Katışmaç.
AĞDA
Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.
AKICI
Akma özelliği olan. Kesintisiz. Kolay anlaşılabilen, okunabilen, anlamca açık (anlatım), selis.
AÇMAZ
Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.
ACIMASIZ
Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ABUS
Somurtkan (kimse). Çatık, asık (yüz). Garip, acayip.
AĞNAMAK
Hayvan, yere yatıp yuvarlanmak.
ACILI
Acı katılmış olan. Acısı olan, kederli.
AĞIRLAMAK
Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
AKICILIK
Akıcı olma durumu. Söz, yazı ve anlatımın akıcı olma özelliği, selaset.
AĞINMAK
Hayvan yere yatıp yuvarlanmak.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
AĞARTILMAK
Temizlenmek, beyazlatılmak.
AKAMBER
Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş. Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine.
AGANTA
Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.