ATİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ati" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. ati ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ati ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ati olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

ATİMİZOL

7 harfli kelimeler

ATİKKÖY, ATİKLİK, ATİTFEL

6 harfli kelimeler

ATİPİK

5 harfli kelimeler

ATİÇİ, ATİKE, ATİME, ATİYE

4 harfli kelimeler

ATİK, ATİŞ

3 harfli kelimeler

ATİ

Bazı kelimelerin anlamları

ATİ

Gelecek.

ATİÇİ

Küçük hıyar.

ATİKLİK

Çabukluk, çeviklik.

ATİKKÖY

Elâzığ şehrinde, Gökdere nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ATİŞ

Ateş.

ATİMİZOL

Yapısında ksantin çekirdeği bulunan ve uyarıcı olarak kullanılan bir ilaç.

ATİME

Akşamın ilk karanlığı, karanlığın başlangıcı.

ATİK

Çabuk davranan, çevik. Eski, eski zamanla ilgili. Yuvasına alışmış, insancıl güvercin. Açıkgöz. Eski. Özgür, hür. Asil, soylu. Berrak, saf, değerli.

ATİYE

İhsan, lütuf, bağışlama. Armağan. Veren, bağışlayan.

ATİKE

Eski. Özgür. Soylu. Güzel, genç kız.

ATİPİK

Düzensiz, değişik, değişken, tipik olmayan, herhangi bir grup içerisinde değerlendirilemeyen.

ATİTFEL

Yaprakları fare kulağına benziyen bir çeşit bitki.

  -   -   -  

Anlamında ATİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ATİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKREP

Akreplerden, sıcak ve nemli yerlerde yaşayan, kıvrık ve kalkık kuyruğunda zehirli iğnesi olan bir tür böcek, kuyruklu (Scorpio). Zodyak üzerinde Terazi ile Yay arasında yer alan takımyıldızın adı. Saatin iki ibresinden küçüğü.

AKSAK

Aksayan, hafifçe topallayan. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen. Türk müziğinde kıvrak bir usul. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.

ALMAŞIK

İki veya daha çok şeyin sıralanmasında karşılıklı değil, aralıklı olarak sağda ve solda yerleşmiş olan. Almaşlı olarak işleyen, mütenavip, alternatif.

AGARAGAR

Deniz yosunlarından çıkarılan, beslenme endüstrisinde, hekimlikte ve bakteriyolojide kullanılan bir jelatin türü, jeloz.

AKTÜER

İstatistiklere dayanarak sigorta primlerini, risklerini hesaplayan kimse.

ALKAN

Doymuş alifatik hidrokarbonların genel adı, parafin.

ANANAS

Ananasgillerden, sıcak ülkelerde yetişen bir ağaç (Ananas sativus). Bu ağacın çam kozalağına benzeyen, iri, güzel kokulu, lezzetli meyvesi.

AMALİERBAA

Matematikte dört işlem.

AKŞAMLEYİN

Akşam. Akşam saatlerinde, akşam olduğunda, akşam saati, akşam vakti.

AMA

Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.

AKLANMAK

Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.

ARİTMETİK

Matematiğin, konusu sayılar, bunların özellikleri ve işlemler olan kolu, hesap. Matematikle ilgili.

AKROMATİN

Hücre çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

ARAP

Fotoğrafın negatifi. Koyu esmer. Fellah. Orta Doğu ile Kuzey Afrika'nın büyük bir bölümünde yaşayan halk ve bu halkın soyundan olan kimse.

ANYON

Negatif elektrikle yüklü iyon, eksin.

ALGI

Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak. Kazanç, alacak. Rüşvet. Vergi. Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık.

AKILSAL

Düşünceyi ve gerçeği somut değerlerle birbirine bağlayan, hakikati içine alan.

AKTÜERYAL

Sigorta risklerine ve istatistiklere dayanan.

AKASMA

Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen, sarmaşık özelliği gösteren bir bitki, yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba).