Kelimeler arşivi içinde; başında "ata" olan, toplam 132 adet kelime bulunmaktadır. ata ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ata ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ata olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ATATÜRKÇELENGİ
ATADİRİMCİLİK
ATARAKTİKLER, ATARDAMARCIK, ATATÜRKÇÜLÜK
ATALANTEKKE, ATANABİLMEK, ATASOYCULUK
ATAKLAŞMAK, ATALARSÖZÜ, ATANABİLME, ATANLAŞMAK, ATANMIŞLIK, ATANNAŞMAK, ATARAKSİYA, ATAŞLANMAK
ATABİLMEK, ATAÇINARI, ATALAŞMAK, ATALLAMAK, ATAPULGİT, ATARDAMAR, ATARKANAL, ATASARISI, ATAŞLAMAK, ATATÜRKÇÜ, ATAZLAMAK
ATABAKAN, ATABEYLİ, ATABİLME, ATABİNDİ, ATACILIK, ATADOĞDU, ATAERGİN, ATAERKİL, ATAEYMİR, ATAKBAŞI, ATALAMAK, ATAMTÜRK, ATANOĞLU, ATASAGUN, ATASAĞAN, ATASEVEN, ATASEVİN, ATAŞELİK, ATATURKH, ATAULLAH, ATAYURDU
ATABAĞI, ATABÖRÜ, ATACORU, ATADAMI, ATAERKİ, ATAKENT, ATAKLIK, ATAKURT, ATALANI, ATALMIŞ, ATAMBAY, ATANMAK, ATANMIŞ, ATASÖZÜ, ATAŞLIĞ, ATAŞLIH, ATAŞLIK, ATATÖRE, ATATÜRK, ATAVİZM, ATAYCAK, ATAYOLU, ATAYURT
ATABAY, ATABEĞ, ATABEK, ATABEY, ATACAK, ATACAN, ATADAN, ATAGCI, ATAGÜL, ATAGÜN, ATAĞAN, ATAHAN, ATAKAN, ATAKÇI, ATAKER, ATAKLI, ATAKÖY, ATAKSİ, ATAKUL, ATAKUM, ATAKUT, ATALAN, ATALAR, ATALAY, ATALET, ATALIK, ATAMAK, ATAMAN, ATAMBA, ATAMER, Devamını Oku »»
ATAAN, ATAĞA, ATAMA, ATAOL, ATAÖV, ATARİ, ATASÜ, ATAŞE, ATAÜN
ATAÇ, ATAK, ATAN, ATAR, ATAŞ, ATAV, ATAY
ATA
ATA
Baba. Kişinin geçmişte yaşamış olan büyükleri. Dedelerden ve büyükbabalardan her biri.
ATARDAMARCIK
Küçük atardamarlar.
ATARAKTİKLER
Trankilizanlar veya nöroleptiklere verilen genel ad.
ATALARSÖZÜ
Ataların uzun denemelerine dayanan yargılarını öğüt olarak kurallaştıran özsöz.
ATATÜRKÇÜLÜK
Atatürk'ün düşünce ve uygulamalarından kaynaklanan, Türk Devleti'nin bağımsızlık ve bütünlüğünü, millî egemenliğini, kişi özgürlüğünü, çağdaş olmayı amaçlayan, akla, bilime ve gerçeğe dayanan, evrensel ağırlıklı, geleceğe yönelik, birbiri ile uyumlu amaçlar, uygulamalar ve ilkeler bütünü, Kemalistlik, Kemalizm. Bu ilkeye bağlılık.
ATAKLAŞMAK
Çekişmek. Karşılıklı ağız kavgası yapmak, atışmak.
ATANLAŞMAK
Ağız kavgası yapmak.
ATATÜRKÇELENGİ
Yastık oyası. (Yalvaç Isparta).
ATANABİLME
Atanabilmek işi.
ATANABİLMEK
Atanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ATANNAŞMAK
Ağız kavgası yapmak. Ağız kavgası etmek, atışmak.
ATARAKSİYA
Hiçbir heyecan veya zihin etkisiyle uyarılmayan ruh dinginliği, acıya olduğu kadar kıvanca karşı da ilgisizlik.
ATALANTEKKE
Eskişehir ili, Hekimdağ nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ATASOYCULUK
Bir boyun, bir insan topluluğunun, iki ya da tek bir kişinin aynı atadan geldiğine inandığı bir hayvana, bitkiye, nesneye ya da seyrek olarak bir doğa olayına gizemsel, büyüsel ve akrabasal duygularla bağlanışı; bu bağlanıştan doğan görevler, yasaklar ve kut töreler, bk. cancılık. karşılığı doğalcılık, kutgüç.
ATADİRİMCİLİK
Dinin; ölü ruhlarının, özellikle ata ruhlarının dirilerek yaşantılarını sürdürdüklerine dayanan evrensel inancın sonunda doğduğunu ileri süren görüş. bk. din.
ATANMIŞLIK
Atanmış olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ATA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AF
Bir suçu, bir kusuru veya bir hatayı bağışlama. Görevden çıkarılma.
AĞIT
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.
AĞABABA
Dede, ata. Bir yerde, bir topluluk içinde etkili olan, sözü geçen, ileri gelen (kimse). Sanı "ağa" olan babaya çocuğunun sesleniş sözü.
AÇIKTAN
Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AĞAÇÇIK
Taflan gibi dalları dibinden başlayarak çatallanan küçük ağaç.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
AKAK
Yatak. Eğimi, inişi fazla olan yer. Suyun ivinti yeri. Irmak, dere, çay, küçük akarsu.
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
ABAKÜS
Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.
AH
İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
AĞIZLIKÇI
Ağızlık yapan veya satan kimse.
AKARSU
Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.
ACABA
Şüphe, kuşku. (a'caba:) Merak, kararsızlık veya kuşku anlatan bir söz, acep.
AÇMACI
Açma yapan veya satan kimse.
ABACI
Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.
AKAÇLAMAK
Bir yerde birikmiş suları akıtmak. Bataklıkları akaç yoluyla kurutmak.
ACAYİP
Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.
ABAJURCU
Abajur yapan veya satan kimse.