ARAT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "arat" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. arat ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu arat ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde arat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

ARATABİLMEK

10 harfli kelimeler

ARATABİLME, ARATTIRMAK

9 harfli kelimeler

ARATILMAK, ARATTIRMA

8 harfli kelimeler

ARATILMA

7 harfli kelimeler

ARATLİK, ARATMAK

6 harfli kelimeler

ARATIŞ, ARATİM, ARATMA, ARATOL, ARATON

5 harfli kelimeler

ARATİ

4 harfli kelimeler

ARAT

Bazı kelimelerin anlamları

ARAT

Cesaret, yüreklilik. Halk.

ARATOL

Aksaray şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

ARATMAK

Arama işini bir başkasına yaptırmak. Özletmek.

ARATABİLMEK

Aratma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ARATON

(Resim) Aynı tonda olmayan iki renk arası renk tonu.

ARATILMA

Aratılmak işi.

ARATABİLME

Aratabilmek işi.

ARATTIRMA

Arattırmak işi.

ARATİ

Ödünç, eğreti, emanet.

ARATLİK

Dost, arkadaş, ahretlik.

ARATILMAK

Aratma işine konu olmak.

ARATTIRMAK

Aratma işini yaptırmak.

ARATIŞ

Aratma işi.

ARATMA

Aratmak işi.

ARATİM

Kardeşliğim, ahretliğim (kadınlar arasında).

  -   -   -  

Anlamında ARAT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ARAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

BOĞMAK

Boğum yeri. Bir durumu başka bir durum yaratarak örtmeye çalışmak. Tamamıyla kaplamak, sarmak. Peş peşe yapmak, bir kimseyi bir şeyin fazlasına eriştirmek veya uğratmak. Silik bir duruma getirmek, bastırmak. Motorlu taşıtlarda fazla yakıt, motoru çalışmaz duruma getirmek. Gelişmesine engel olmak. Bunaltmak. Renkler uygun düşmemek. El, ip vb. ile bir şeyi çepeçevre sıkmak. Bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek.

BAHARATÇILIK

Baharatçının yaptığı iş, baharcılık.

BAROK

MS 1600-1750 yılları arasındaki klasik sanatı izleyen resim ve mimarlık üslubu. Batı edebiyatlarında dengeden çok harekete, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen edebiyat akımı.

AKTAR

Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân. İğne, iplik, baharat, zarf, kâğıt, tütün vb. satılan dükkân.

BOZGUNCU

Bozgunluk yaratan (kimse, güç vb.).

BOZBAKKAL

Karatavukgillerden, boz renkli ardıç kuşu (Turdus pilaris).

BAHARATSIZ

Baharatı olmayan.

BAHARATLANDIRMAK

Baharat ile süslemek, lezzetlendirmek, baharat ekmek.

BAHAR

İlkbahar. Bu mevsimde ağaçlarda açan çiçekler ve yapraklar. Baharat. Gençlik dönemi.

AERODİNAMİK

Hareket hâlinde olan bir cisim üzerinde havanın yarattığı etkiyi inceleyen bilim. Gazların hareketini inceleyen bilim dalı. Bu bilim alanlarıyla ilgili olan.

BAŞÜLKE

Sömürge imparatorluklarında sömürgelere egemen olan ülke.

BAHARATÇI

Baharat alım satımıyla uğraşan kimse, baharcı.

BAHARLI

Baharatlı.

BİBER

Patlıcangillerden, yurdumuzda çok yetişen ve çeşitli türleri bulunan bir bitki (Capsicum annuum). Bu bitkinin tazeyken sebze olarak yenilen ürünü. Bu bitkinin kurutulup baharat olarak yararlanılan ürünü.

AJİTASYON

Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.

BAHARCI

Baharatçı.

AŞILAMAK

Vücutta bağışıklık yaratmak veya yerleşmiş bir hastalığa karşı koyabilmek için hazırlanmış bir aşıyı vücuda vermek, aşı yapmak. Birtakım düşünce veya duyguları başkasına benimsetmek, telkin etmek, etkilemek. Soğuğa sıcak, sıcağa soğuk su katmak. Elde edilmesi istenilen herhangi bir ağacın bir parçasını anaç üzerine kaynaştırarak üretmek. Başkasına hastalık geçirmek.

ARŞİDÜK

Avusturya'da imparator ailesi prenslerine verilen unvan.

BULMACA

Çeşitli biçimlerde düzenlenen ve düşündürerek, aratarak buldurmayı amaç edinen oyun.