Sonu ARAV ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "arav" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu arav ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında arav olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde arav olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ARAV

Yan kirli, sabunlu çamaşır suyu: Bu aravı tenekeye dök. Çökertilen ayrandan geriye kalan su. Yemek artığı. Sebep, yol, uğur: Ben de senin aravına yandım.

BARAV

Kocakarı.

TARAV

Taraf. Taraf, yön.

  -   -   -  

Anlamında ARAV bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ARAV geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KÖLEMEN

Kölelerden kurulan bir asker sınıfı. Birinin sahip olduğu köle veya karavaş.

DIGAN

Meyve toplamaya yarayan üç ayaklı ya da tek ayaklı uzun merdiven. Leğen. Harmanda taneleri savurmaya yarayan ucu çatallı tahta alet, dirgen. Yağ tavası. Ufak kulplu, süt pişirilen bakraç. Bakır kazan, karavana. Tencere. Kenarlı derin tepsi. Suyun hafif toplandığı yer, çukur. Boşboğaz, geveze.

PARAVAN

Menteşelerle birbirine bağlı birkaç parçadan oluşan ve yapılarda bazı bölümleri ayırmakta kullanılan, katlanır, taşınır çerçeveli perde, paravana. Adından, yetkisinden, gücünden kendisine belli etmeden yararlanılan, paravana.

HASEKİ

Osmanlı Devleti'nde bir görevde eskimiş olanlara verilen unvan. Osmanlı sarayında karavaşlar arasından seçilen padişah gözdesi. Bostancı ocağının küçük dereceli subayları.

ÇIĞ

Dağın bir noktasından kopup yuvarlanan ve yuvarlandıkça büyüyen kar kümesi. Bölme veya paravana.

KERES

Büyük ve derin karavana.

KARAVANACI

Karavanayı taşıyan asker. Hedef tahtasını vuramayan kimse.

GERGEME

Paravana.

KEREVİT

Kabuklular sınıfından, çamurlu tatlı sularda yaşayan bir eklem bacaklı, tatlısu ıstakozu, karavide (Potamobius fluviatilis).

GİRELİK

Paravana, siperlik. Fazla eşya, öteberi konulan oda, kiler.

KARAVAŞLIK

Karavaş olma durumu.

DANÜZÜ

Şafak söktüğü zaman: Danüzü araveyi goşsam öğlüye Garsa giderem.

GARAVELLİ

Boş sözler: Başında garavelli ohuma. Güldürücü küçük fıkra.

ODALIK

Bir erkeğin nikâhsız olarak aldığı kadın. Padişah, şehzade ve paşaların saraya alınan karavaşlar arasından seçtikleri kadın, ikbal.

TAZELİK

Taze olma durumu, körpelik, taravet. Dinç, diri, canlı olma durumu.

KUL

Tanrı'ya göre insan. Karavaş. Köle.

GARAVA

Arpacık soğanı. İvecenlik: Ne garava ediyon?.

PARAVANA

Paravan.

GARAVİRLEMEK

Karar vermek, kararlaştırmak: Ben bu işi garavirledim.

KÖRPELİK

Körpe olma durumu, tazelik, taravet.