ARAV ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "arav" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. arav ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu arav ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde arav olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ARAV

Yan kirli, sabunlu çamaşır suyu: Bu aravı tenekeye dök. Çökertilen ayrandan geriye kalan su. Yemek artığı. Sebep, yol, uğur: Ben de senin aravına yandım.

ARAVUN

Ekmek sacı.

  -   -   -  

Anlamında ARAV bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ARAV geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HASEKİ

Osmanlı Devleti'nde bir görevde eskimiş olanlara verilen unvan. Osmanlı sarayında karavaşlar arasından seçilen padişah gözdesi. Bostancı ocağının küçük dereceli subayları.

DIGAN

Meyve toplamaya yarayan üç ayaklı ya da tek ayaklı uzun merdiven. Leğen. Harmanda taneleri savurmaya yarayan ucu çatallı tahta alet, dirgen. Yağ tavası. Ufak kulplu, süt pişirilen bakraç. Bakır kazan, karavana. Tencere. Kenarlı derin tepsi. Suyun hafif toplandığı yer, çukur. Boşboğaz, geveze.

PARAVANA

Paravan.

ODALIK

Bir erkeğin nikâhsız olarak aldığı kadın. Padişah, şehzade ve paşaların saraya alınan karavaşlar arasından seçtikleri kadın, ikbal.

PARAVAN

Menteşelerle birbirine bağlı birkaç parçadan oluşan ve yapılarda bazı bölümleri ayırmakta kullanılan, katlanır, taşınır çerçeveli perde, paravana. Adından, yetkisinden, gücünden kendisine belli etmeden yararlanılan, paravana.

KERES

Büyük ve derin karavana.

GARAVELLİ

Boş sözler: Başında garavelli ohuma. Güldürücü küçük fıkra.

GARAVA

Arpacık soğanı. İvecenlik: Ne garava ediyon?.

DANÜZÜ

Şafak söktüğü zaman: Danüzü araveyi goşsam öğlüye Garsa giderem.

ÇIĞ

Dağın bir noktasından kopup yuvarlanan ve yuvarlandıkça büyüyen kar kümesi. Bölme veya paravana.

KÖLEMEN

Kölelerden kurulan bir asker sınıfı. Birinin sahip olduğu köle veya karavaş.

GARAVİRLEMEK

Karar vermek, kararlaştırmak: Ben bu işi garavirledim.

KARAVAŞLIK

Karavaş olma durumu.

KÖRPELİK

Körpe olma durumu, tazelik, taravet.

KEREVİT

Kabuklular sınıfından, çamurlu tatlı sularda yaşayan bir eklem bacaklı, tatlısu ıstakozu, karavide (Potamobius fluviatilis).

KARAVANACI

Karavanayı taşıyan asker. Hedef tahtasını vuramayan kimse.

GİRELİK

Paravana, siperlik. Fazla eşya, öteberi konulan oda, kiler.

KUL

Tanrı'ya göre insan. Karavaş. Köle.

TAZELİK

Taze olma durumu, körpelik, taravet. Dinç, diri, canlı olma durumu.

GERGEME

Paravana.